sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Yine mi IMF kapısı?

Dövizlerin tırmanması, cari açığın artması, dış borçların fazlalığı,  enflasyonun öngörülenden yüksek seyretmesi, faiz tartışmalarının sürmesi, işsizliğin azalma eğilimine girse bile hala yaygın olması ekonominin ivedilikle çözüm bekleyen ciddi sorunları olarak öne çıkıyor.

Tüm bu sıkıntılar vatandaşın cebini yakarken, giderek de yoksullaşmasına yol açıyor. Kuşkusuz alınan önlemlere karşın giderilemeyen, yaşamı doğrudan ilgilendiren temel sorunlar ekonomiyi oldukça etkiliyor. Bir ara büyüme rakamlarıyla övünülen ekonomi son üç ayda küçülmeye doğru evrildi.

Seçim vaatlerinden ötürü ağzı bir hayli açılan ve boşalan hazine kesesinin yeniden doldurulması için, zamlar özellikle vergi artışları ardı ardına geldi. Yani çalışana, emekliye kaşıkla verilen bir miktar bal kepçeyle geri alınmaya başlandı. Enflasyonun ateşi düşürülemediğinden günlük yaşamda oldukça zorluklar yaşıyor iktisaden dar gelirli milyonlarca insan.

Ekonomideki kötü tablonun ortadan kaldırılabilmesi için üretimin artması, ithalatın kısıtlanması herkesin bildiği basit bir yöntem. Yani daha çok üreteceksin, daha az dışarıdan alım yapacaksın. Sözün özü dışarıya bağımlı olmayacak, dövizle mal almayacaksın.

 Üretim çarkının dönmesi için yeni yatırımlara, yatırımcılara ihtiyaç var. Yerli olduğu kadar yabancı yatırımcıların ülkeye gelerek üretim çarkının dönmesini sağlayacak fabrikalar, işletmeler kurması şart. Yabancı yatırımcının gelebilmesinin yolu kendisine her türlü güvencenin verilmesinden geçiyor. Ekonomi alanında olduğu kadar, demokratik, hukuksal güvencelere çok önem verir yabancı yatırımcı. Ona göre kararını verir. Eğer yabancı yatırımcı gelmezse sadece yerli yatırımlar üretimin tamamını karşılayamaz.

Demem o ki, ekonomideki sıkıntıların aşılması, özellikle vatandaşın üzerindeki ağır enflasyon baskısının azaltılabilmesi için üretimin, dolayısıyla yeni yatırımların varlığı bir ülke için olmazsa olmazdır. Yoksa palyatif önlemlerle ne dövizdeki yükseliş durdurulur, ne işsizlik ve enflasyon aşağıya çekilir, ne de sürekli artan dış borç azalır.

Ekonomist Korkut Boratav, ekonominin dışa bağımlılığını arttığını belirterek, uluslararası finans kurumlarının taleplerinin,  çok ağır olacağını, bunun bedelini de özellikle emeği ile geçinenlerin ödeyeceğini belirtiyor. Yüksek dış borçların döndürülmesi ve cari işlem açığının (ithalatın ihracattan fazla olmasından ötürü kaynaklanan döviz açığı) finansmanı için bir IMF programının gündeme gelebileceğini savlayan Korkut Hoca,  bir anlamda  “yeniden borç para alabilmek için Türkiye, yıllar sonra Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kapısını çalabilir” demeye getiriyor.

IMF programlarının talep kısıcı ve emek gelirlerini aşındırıcı özellikleriyle emekçi kesime ağır maliyetler getireceğini vurgulayan Korkut Hoca, bir zamanlar çok moda olan deyimle “Dar gelirlinin yeniden kemer sıkabileceğini” hatırlatıyor.

Umarım, Korkut Boratav’ın gündeme getirdiği IMF’nin kapısını yeniden çalmaz Türkiye. Çünkü geçmişte yaşandığı gibi IMF’nin ileri süreceği şartlar hep vatandaşın kemerin sıkılmasına yol açacak, ücretlerinde, dolayısıyla satın alma güçlerinde gerileme olacak.  Çok çekti bu ülke ve vatandaşlar o bitmek bilmeyen, halkı burnundan solduran IMF programlarından, koşullarından.

Şöyle bir hatırlayın, 10-15 yıl öncesini “Yok IMF Başkanı, uzmanları Türkiye’ye geldi, borç para vermek için şu önlemlerin hayata geçirilmesini talep etti” diye sayfalardan eksik olmayan haberleri.

Ne var ki, alınan önlemler, uygulanan IMF programları hep dar gelirli vatandaşa kemer sıktırdı,  eziyeti onlar çekti.  Korkut Hoca’nın “IMF programları gündeme gelebilir” açıklamasını okuyunca o olumsuz günleri hatırladım.

Daralan ekonominin, artan dövizin, işsizliğin, cep yakan fiyatların ortadan kaldırılması ya da en aza indirilebilmesi için dışarıya muhtaç olmadan Türkiye’nin kendi içinde çözmesi en sağlıklı yol. Hazine ve Ekonomi Bakanı Berat Albayrak, yaşanan sıkıntıların çözüme kavuşturulacağını görevi devralırken iddialı şekilde dile getirmemiş miydi? O halde, damat bey sözünü hemen gerçekleştirmeli, Türkiye’yi yeniden IMF’ye muhtaç duruma sokmamalı. IMF’nin yazdığı reçeteler çok ağır oluyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.