sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Yurttaşın Cebi Yanıyor

Beklendiği gibi ağustos ayı enflasyonu bir hayli yüksek çıktı.  Kurdaki aşırı yükselmeden ötürü   enflasyon yüzde 2.30 artarak yıllık bazda yüzde 17.90 olarak gerçekleşti.

Son bir ayda dövizdeki önlenemeyen yükselişin iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacağı zaten tahmin ediliyordu. Korkulan oldu milyonlarca dar gelirliyi doğrudan ilgilendiren elektrik, doğalgaz, akaryakıt, kömür ve temel gıda ürünlerine yüksek miktarda zam geldi. Zamlar daha da sürecek, arkası gelecek. Çünkü, dövizdeki artış zincirleme olarak tüm ürünlere yansıyor. Dolar ve avro fren yapmazsa olası zamlar kaçınılmaz.  

Zam, vatandaşın cebindeki paranın erimesi, dolayısıyla alım gücünün azalması, kısaca yoksullaşması demektir. İşçi, memur, emekli, esnaf ve çiftçi aylıklarına temmuzda yapılan artış son günlerdeki zamdan dolayı çoktan gitti, ceplerinden yemeye başladı. Zam yağmuru her zaman olduğu gibi dar gelirli milyonlarca kitleyi vurdu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aylık ve yıllık enflasyon oranı, yurttaşın bütçesi,  çarşı pazar ve market fiyatları ile hiç örtüşmüyor. TÜİK ağustos enflasyonunu yüzde 2.30 olarak açıklasa bile halkın alış veriş yaptığı pazarda fiyat artışı yüzde 30’u çoktan aştı. Yani TÜİK’in aylık rakamının vatandaşın gündelik yaşamındaki enflasyonla uzaktan yakından ilgisi yok.

Şöyle bir pazara gidin, gezinin, alış veriş yapın. O zaman daha net görebileceksiniz hayat pahalılığını, cep yakan fiyatları.  

Tabii enflasyonun bu denli fazla çıkmasında dolar ve avrodaki aşırı yükselme doğrudan etkili oluyor. Vatandaş umutla kurdaki artışın durmasını, durdurulmasını bekliyor. Ama boşuna. Açıklanan bir dizi ekonomik önlemlere karşın, dolar ve avro fiyatı bir noktada sabitlenemiyor, fırladıkça fırlıyor. İşte önlenemeyen yükseliş enflasyonu azdırıyor, yurttaşı giderek yoksullaştırıyor. Eğer böyle sürerse önümüzdeki aylarda enflasyon daha artacak, halk iyice sıkıntıya düşecek. Bazı ekonomistler kara  tablo ortaya koyarak, enflasyonun artışını sürdüreceğini, önümüzdeki aylarda yüzde 20’ye ulaşacağını savunuyor.

Rahmetli Güngör Uras’ın ekonomimize kazandırdığı “Ayşe Teyze, Ahmet Amca”ların, yani sokaktaki yurttaşın zorlanmadan rahat nefes alabilmesi için mutlaka gerekli ekonomik önlemler, politikalar, uygulamalar hayata geçirilmeli. Yoksa milyonlarca Ayşe Teyze, Ahmet Amca aldığı düşük maaşla bu hayat pahalılığında oldukça zorlanır.

Yüksek enflasyon karşısında Merkez Bankası’nın (MB) faiz artırımına gideceği belirtiliyor. Malum Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu tetiklediği gerekçesiyle banka mevduat faizlerinin artırılmasına karşı çıkıyor. Yani, yüksek faizi enflasyonun nedeni olarak görüyor. Sanırım başta damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak olmak üzere ekonomi yönetimi kendisini ikna etmiş olacak ki, MB enflasyona karşı mevduat faizlerini artırmaya hazırlanıyor.

MB’nin küçük bir faiz artırımı ile mi yetineceği yoksa piyasanın beklediği gibi 4-5 puanlık artırım mı yapacağı belirsiz. Kuşkusuz, burada  ekonomi yönetimi kadar bu konuda ikna edildiğine inandığım Erdoğan belirleyici olacak.

Hangi karar alınacak, uygulanmaya başlanacaksa hemen hayata geçirilsin. Ki, son 15 yılın en yükseği olan, vatandaşı sık boğaz eden enflasyon durdurulsun, düşürülsün. Elbette, kurdaki artışa da bir çözüm üretilsin.

Ekonominin içinde bulunduğu zor durumdan çıkması için devlet, kurumlar ve vatandaş işbirliği yapar, gerekli özveriyi gösterir. Ancak, krizden yararlanarak kurdaki artıştan parasına para katan aç gözlü, tuzu kuru fırsatçılara göz yumulmamalı, yaptırımlar uygulanmalı. Vatandaş hayat pahalılığında inim inim inlerken, fırsatçıların yumağını büyütmesi hoş görülecek tutum değil.

Devlet yetkililerinin dile getirdiği gibi, bugünkü ortamda tasarruf çok önemli. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı, zorunlu harcamaların dışında bütçesini, boyunu aşmamalı.  Tasarrufa devletin kendisi öncülük ederek, yurttaşa örnek olmalı. Kamuda aşırı israfa mutlaka son verilmeli.

Vatandaş bu zor günde devletinin yanında olmayacak da ne zaman olacak. Dediğim gibi tasarrufa önce kamudan başlanılmalı. Gönlü zengin halkımız, yüksek enflasyon altında ezilse bile ülkesi ve devleti için her türlü özveriyi gösterir. Yeter ki gönlü ve güveni kazanılsın.

 Umarım bu zor günler tez geçer, yurttaş rahata kavuşur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.