evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Zehir solumaya devam…

Zehir saçan termik santrallerin bırakın yenilerinin yapılmamasını, mevcutlarının ömrü uzatılmaya çalışılıyor.

Havaya saldığı kirli dumanlarla insan sağlığına ve ekolojik yaşama zarar veren kömürle çalışan termik santralleri dünya terk edip, üretimine son verirken, ülkemizde inatla bu santrallerde ısrar etmek akıllara ziyanlıktan başka bir şey değil.

Yurdun her yanını saran, sağlığa, tarıma son derece aykırı santrallere karşı halkın gösterdiği tepkiler dikkate alınmaksızın yenileri gündeme getiriliyor, halen üretimde olanların da ömrünü uzatmaya yönelik adımlar atılıyor.

Zonguldak, Çanakkale ve Afşin- Elbistanlılar, baca filtresi olmadan çalışan ve ömrünün uzatılması gündemde olan 15 kömürlü termik santralin kapatılması talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na başvurdu. Bölge halkı, gerekli çevre yatırımlarını yapmadığı gerekçesiyle santrallerin yıl sonuna dek kapatılmasını istedi. Bu santrallere, çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılı sonuna kadar süre tanınmıştı. Sürenin dolmasına iki aydan az zaman kalmasına karşın, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi yatırımlar hala yapılmadı.

Çevre yatırımlarının yerine getirilmemesi bölge halkı ile çevrecileri isyan ettirdi ve bu santrallerin kapatılması için bakanlığa başvuruldu. Ne ki, ne isyanları ne de başvuruları ciddiye alındı. Yeni yasa önerisi ile santrallere çevre yatırımlarını yapmaları için verilen sürenin 2022 yılına dek uzatılması gündemde. Yani, kömürle çalışan, bacalarından kara dumanlar çıkan 15 termik santral kirlilik saçmaya, insanlar zehir solumaya devam edecek.

Sayıları hızla çoğalan termik santrallerin yanında, çeşitli atık madde ile çalışan enerji santralleri de yapıldığı bölgede tehlike oluşturuyor. Çarşamba-Eğercili’de inşaatı süren Biyokütle Enerji Santrali (BES) gelecekteki tehlikenin yalın örneği. En üretken sayılı ovaların başında gelen Çarşamba Ovası’na inatla santral kondurulacak. Ovadan ürettiği sebze ve meyveyi satarak geçimini sağlayan çiftçiler, yöre halkı kendilerine zarar verecek santrali istemediklerini yaptıkları çok sayıda eylem ve mitinglerle dile getirirdi.  Öncekiler gibi onları da dinleyen olmadı. Halk, zararsız olduğu savlanan santralin ileri ki yıllarda üretimlerini, ekmek paralarını yok edeceğini, sağlıklarına zarar vereceğini çok iyi biliyor. Bu bilinçle biyokütle enerji santrale şiddetle itiraz ediyor.Gerçekten yazık olacak üretim deposu Çarşamba Ovası’na. Niye bu ısrar, niye bu katı tutum, niye halkın itirazlarını görmemek?

AKP’nin çevreden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan,” En büyük çevreci benim diye” açıklama yaptı. Öyle ise, çiftçinin, üreticinin, köylünün tepkilerini hükümete taşıyarak istenmemesine karşın inşaatı süren santralin yapımını durdurmalı.

Sadece enerji santralleri değil, Türkiye’nin dört bir yanında yerin altı üstüne getirilerek siyanürle maden aranıyor. Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı’nın verdiği ruhsatlarla 7 milyon 709 bin 205 hektar alanda yerli ve yabancı şirketler tarafından maden çıkarılma işlemleri sürüyor. Ülke yüzölçümünün 10’da birinin suyu,  doğası siyanürle zehirleniyor. Risk taşıyan santrallerde, maden aramada ısrarı anlamak gerçekten zor. Hem, bu kadar basit mi ruhsat almak?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.