Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Şükrü  Karaman

Şükrü Karaman

Zehirleniyoruz

Türkiye’de 60 milyon yurttaş kirli hava soluyor.

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Baran Bozoğlu, 45 ilde yaşayan nüfusun üçte ikisinin kirli hava soluduğunu açıkladı. Yani bu insanlar resmen zehirleniyor. Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa ve Erzurum havası en kirli illerin başında yer alırken, Artvin, Ardahan, Giresun, Rize ve Tunceli hava kirliliğinin daha az yaşandığı bölgeler.

Hava kirliliği insanlar üzerinde büyük tehdit. Türkiye’nin tümünde partikül madde, yani toz sorunu var ve halk sağlığını oldukça tehdit ediyor.   Bunun yanı sıra niteliksiz kömür kullanımı ile termik santraller insanların resmen zehir solumasına yol açıyor. Son yıllarda artan kanser, akciğer ve solunum yolları hastalıkları toz, kömür kullanımı, sanayi atıkları ile kentsel dönüşümden kaynaklanıyor.

Özellikle büyük kentlerde temiz olan doğalgaz yerine, belediyelerin ücretsiz dağıttığı kömürlerin yakıt olarak kullanılması hava kirliliğini önemli oranda artırıyor.  Oysa, belediyelerin kömür dağıtmak yerine doğalgaz hatlarını artırması gerekiyor insanların zehir solumaması için. Belediyeler, asli görevlerinden biri olan kirli hava ölçümünü de yeterince yerine getirmiyor. Sağlıklı veri alınabilmesi adına yerel yönetimlerin bu görevini savsaklamamaları gerekiyor. Seçilecek Belediye Başkanlarının öncelikli görevi, alacakları önlem, ölçümler ve uygulamalarla halkına zehir solutmamaktır. Umarım 5 yıllık görev sürelerinde en temel ödevini ıskalamazlar.     

Kirli havanın engellenmesi için termik santraller yerine yenilenebilir enerjiye, yani güneş, rüzgar ve jeotermal kaynaklı yatırımlara gereksinim var.  Ne var ki insanları açıktan zehirleyen termik santrallerin azaltılması yerine yenilerinin yapılması gündemde.

Ülkeler, artık başta kömür olmak üzere havayı kirleten, insan sağlığını olumsuz etkileyen, doğayı tahrip ederek iklim değişikliğine yol açan fosil yakıtları değil, daha verimli güneş, rüzgar, jeotermal gibi temiz enerji yatırımlarını öncelemeye başladı. 

Türkiye elektrik üretiminde, ısınmada tercihini yıllardır kömür, petrol ve doğalgaz ağırlıklı fosil yakıtlardan yana kullandı. Elektriğin büyük çoğunluğu termik santrallerden üretiliyor. Doğaya ve insana verdiği zarar kanıtlanmasına karşın, hala yeni kömürlü santrallerin yapımı gündemde.

İmzalanan uluslararası sözleşmelere karşın yeni kömürlü termik santraller proje halinde. Termik santrallerin oluşturduğu kirliliğin ve fosil yakıt kullanımının sona erdirilmesi için dünya çapında “fosil yakıtlardan kurtul” kampanyaları yürütülüyor.  Yenilenebilir enerji ile  daha temiz hava, sağlıklı yaşam amaçlanıyor.

Türkiye enerji politikalarını yıllardır kömürlü santraller üzerine dayandırdı. İçerideki yetmediği gibi, dışarıdan getirilen son derece kirli kömürlerle ucuz enerji üretilmeye çalışılıyor, yayacağı tehlike  dikkate alınmıyor.

Eğer hazırlıkları sürdürülen termik santraller devreye girerse, kaç kişi kansere yakalanır, kaç kişi bu ısrarın bedelini sağlığıyla, canıyla öder? Hiç hesabı yapıldı mı?

ÇMO Başkanının dile getirdiği gibi büyük kentlerde kışın hava kirliliğinden ötürü göz gözü görmüyor, insanlar zehir soluyor.  Kentlerin üzerine kirli hava tabakası çöküyor, nefes almak zorlaşıyor.

İnsan sağlığı için, temiz doğa ve yeşil bir çevre için dünyada olduğu gibi yenilenebilir enerji kullanımını  artırmak kaçınılmaz.  Güneş enerjisi temiz olduğu kadar da ucuz. Türkiye, temiz enerji kaynakları, özellikle güneşte önemli bir potansiyele sahip. Var olan zengin potansiyel  bugüne dek yeterince kullanılamadı,  kirli fosil yakıtlar yeğlendi. Bunun bedeli hava kirliliği, yayılan kanser ve diğer hastalıklar, doğa tahribatı olarak her gün karşımıza çıkıyor.

Türkiye’nin yıllar sonra güneş enerjisinde atağa kalkacağına yönelik haberler medyada yer alıyor. Kuşkusuz temiz enerjiye yönelmek ülkeye, insana ve doğaya yapılacak en büyük hizmet. Aslında çok geç kaldık bu alanda. Yine de güneş enerjisinin hatırlanması umutlandıran bir gelişme. Daha fazla ıskalanmamalı temiz enerjiye ağırlık vermek.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.