TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
TOLGA TIKIÇOĞLU

TOLGA TIKIÇOĞLU

Neden bu adım?

          ABD, dünyanın çoğunun bütün tepkisine rağmen büyükelçiliğini 14 Mayıs itibari ile Kudüs`e taşıma kararı aldı.

          Neden 14 Mayıs biliyor musunuz, çünkü İsrail`in kuruluş günüdür 14 Mayıs. Kuruluşunun 70. yıl dönümünde güya Müslüman dünyaya gol atacaklar.

           İsrail`in Filistinlileri yok edici ve topraklarını genişletme üzerine bir politikası olduğu herkesçe malum. Bunun kendilerine göre sebebi var: Bakınız İsrail bayrağı beyaz zemin üzerine, altta ve üstte mavi çizgi, ortada da Davut yıldızı damgalı şekli olan bir bayrak. Çizgiler ise vaat edilmiş toprakları simgeliyor; Üstteki mavi çizgi Türkiye topraklarını da içeren Fırat Nehri, alttaki çizgi ise Mısır tarafındaki Nil Nehrini işaret eder.

            Neye göre böyle bir sınır çizildi derseniz, o da şu: Yahudiler, vaat edilmiş toprak meselesine ‘Arz-ı Mevud’ derler. Buralar ‘Kenan Diyarı’ diye de geçer. Tevrat`a göre Tanrı tarafından İsrailoğullarına verilmiştir. Tanrı, İbrahim`e ‘Senin soyundan gelenlere Mısır Nehri`nden Büyük Nehre, Fırat Nehri`ne kadar uzanan toprakları veriyorum.’ diyerek bir anlaşma yaptı, (Tekvin 15/18) şeklinde ifade eder.

              1897 yılında Basel`de toplanan 1. Siyonist Kongresi`nde, 50 yıl içinde Filistin toprakları üzerinde bir İsrail devleti kurulmasını, 100 yıl içinde de Türkiye`nin Güney Doğu`sunu da içine alan ‘Arz-ı Mevud’da ‘Büyük İsrail Devleti’nin kurulması kararlaştırıldı.

               1948`de terörist İsrail devleti kuruldu ancak ‘Büyük İsrail’ hayalleri gerçekleşmedi. Bu nedenle bastırıyorlar ve her ne pahasına olursa olsun, dünya karşı da çıksa emellerini gerçekleştirmek adına zulüm yapmaktan geri durmuyorlar. Çünkü onlara göre, inançlarında kendilerine vaat edilen toprakları elde etmek her şeyin üstünde. İnsan öldürmek, soykırım yapmak, insanlık suçu işlemek vs. gibi yolları mübah olarak görüyorlar.

              Onlar açısından mesele bu kadar ciddi ve mühim olduğu için, vazgeçmeyecekleri ortada.

              Yalnız şu hususu belirtmek gerekir ki, tüm Yahudiler bu şekilde suçlanamaz. İsrail siyasi geçmişinde uzlaşmacı ve ılımlı olan siyasiler de vardı. (Örn: İzak Rabin)

               Netanyahu ise Yahudi ırkçılığının ve gericiliğinin şu anki temsilcisi.

               Kudüs hiçbir ülkeye, hele hele İsrail gibi bir anti-İslam olan bir terör devletine bırakılamayacak kadar önemli.

               Biliyorsunuz ki üç din açısından da kutsal sayılıyor:  Müslümanlar için kutsal sayılan ‘Mescid`i Aksa’ ve ‘Kubbet`üs Sahra’ burada yer alıyor. Hz. Muhammed`in buradan göğe yükseldiğine inanılıyor.

               Hristiyanlar için ise; Kudüs`te bulunan ‘Kutsal Kabir Kilisesi’nde Hz İsa`nın çarmıha gerildiği yer olarak inanılıyor.

               Yahudiler için en önemli mekan olan ‘Ağlama Duvarı’ da burada bulunuyor.

                Meseleye bu açıdan bakıldığı zaman, herhangi bir ülkenin güdümünde olmaması gereken, Orta Doğu`nun en hassas yeri olarak yorumlanıyor.

                Bütün bunların karşısında İslam dünyası ne yapıyor? Hiçbir şey. Evet Türkiye ve İran gibi birkaç ülke sert bir şekilde eleştiriyor, İslam İşbirliği Konferansı düzenliyor vs. ama açık konuşmak gerekirse ortada bir icraat yok.

                 Çoğu Arap ülkesi zaten ABD ve İsrail`in güdümüne girmiş durumda. Demek ki onlara göre para ve siyasi güç dinin önüne geçiyor.

                  Birlik olamıyoruz, sadece protesto etmek ve bağırmak çağırmakla işi geçiştiriyoruz. Halbuki güçlüyüz, bu işin üstesinden gelebilir ve bu duruma dur diyebiliriz. Nasıl mı? Orasını ben de bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki: Protesto etmek ve İsrail bayrağı yakmakla olmuyor, kin kusmakla, küfretmekle de olmuyor. Göz göre göre bir millet ölüyor, İslam dünyası ise kalbinden vuruluyor.

                 Artık yeni yollar denemek, yeni şeyler söylemek lazım ama ne? Bu soruların cevabını Orta Doğu dahi bilmiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.