Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
TOLGA TIKIÇOĞLU

TOLGA TIKIÇOĞLU

Sıralı tam liste verin

 

 

       Aslında hiç sevmem böyle konularda konuşmayı ve yazmayı. Çünkü sadece konuşmuş oluyoruz; hiçbir şey değişmiyor ve giderek de can sıkıcı bir hal almaya devam ediyor.

       Ancak bu günlerde görmezden gelemeyeceğimiz ve hepimizi ilgilendiren birkaç konuda bir şeyler söylemezsem içimde ukde kalır.

        İhsan Şenocak adında biri var. İlahiyat mezunu ve doktorasını bitirip Diyanet`te görev almış. Çeşitli programlara katılmış, gazetede yazılar yazmış vs.

Geçtiğimiz hafta bir konuşması düştü gündeme: Genç kayınvalidelerin eli öpülmemeliymiş, eğer öpersen şehvet uyanır ve kötü şeyler olabilirmiş.

        Şimdi benim anlamadığım birkaç husus var: Mesela bu “genç olma”  dediğimiz durumu nasıl izah etmemiz gerekiyor? Yani bana göre kırk beş yaş ve üstü yaşlıdır. Ama benden on ya da on beş yaş büyük birine kırk beş yaş ve üstü yaşlı gelmeyebilir. Çünkü bazen damat ile kayınvalide yaşları birbirine yakın olabiliyor. Ya da kayınvalidenin yaşı var ise ama kendisi bakımlıysa ve yaşını göstermiyorsa bu durumda elini öpmemizde bir sakınca var mı? Caiz mi? Kendisi yaşlıysa ama kişi yine de ona şehvet hissettiyse bu konuda ne yapmamız gerekir?

         Tabii ki bunları ciddi olarak sormuyorum. Yahu arkadaş memlekette mesele mi kalmadı da tuttun kayınvalidenin elini öpme meselesine kafayı taktın? Durup dururken insanların kafasına olmayan şeyleri soktun ve olmayacak şeyler hakkında insanları düşündürmek zorunda bıraktın. Bu kadar taciz ve tecavüzün olduğu ülkemizde kala kala kayınvalide şehveti mi kaldı?

         Samsun`da kırk sekiz yaşındaki kayınvalidesi M.A.`yı, gece yatağında uyurken taciz eden damat, acaba el öptükten sonra mı bu planı yaptı?

         Tekirdağ`da kırk yedi yaşındaki kayınvalidesi M.D`ye tecavüz eden damat, bunu neden yapmış olabilir?

          Bunun sebebi el etek öpmekten ziyade, kafanın içindeki zihniyetten veya sapık ruh bozukluğundan ileri gelebilir mi?

        Geçtik asansör fetvasına: “Halvet” diye bir kavram var. Kapalı ortamda birbirlerine yabancı olan kişilerin bir arada bulunma durumu imiş. Öyle tanımlıyor fetvayı veren Nurettin Yıldız.  

         Eğer bir kadın ile yabancı bir erkek sekizinci kata çıkarsa, o birkaç dakikalık zaman ya da asansörün bozulması kadın için problem olabilirmiş.

          Hocam, mesela sekizinci kat değil de dördüncü kat filan olursa ve süre yirmi saniye olur ise bir problem olur mu? Veyahut bir kadın bir erkek değil de birkaç kadın ve birkaç erkek olursa bu durum yine de halvete girer mi?

          Dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum ama sosyal yaşam giderek bozulmaya başlayacak sanırım böyle giderse. Kadınlara özel asansör, kadınlara özel otobüs, kadınlara özel oturma yerleri… İnsanları nasıl cinsiyetine göre ayırdıklarının, toplumu nasıl haremlik selamlık yaşama sokmak istediklerinin farkında mısınız?

          Hadi onu da geçtim, tek düşündüğünüz ve kafanızı yorduğunuz konu cinsellik mi? Şu kutsal dinimizi bel altından alıp bel üstüne taşısanız daha iyi olmaz mı?  Size şu kadarını söyleyeyim; bu fetvalar insanları daha dindar yapmaz, bilakis ateist ve deist yapar. Farkında değiller.

           Şimdi diyecek ki bazıları, efendim sosyal yapı zaten bozuk, onu düzeltmek için böyle fetva veriyorlar. O zaman şunu sormak gerek: Dört buçuk yaşındaki kız çocuğuna istismarda bulunan insanı şehvete getiren nedir? Ya da yakın akrabalarına musallat olanlar, bunu neden yapıyorlar? Hadi insanları geçtim, peki kedi/köpeğe istismarda bulunan kişiler, hangi şehvetin kurbanı oldu? Köpeklere doğru düzgün bir şeyler mi giydirsek acaba…

           Daha geçen gün haberlere çıktı: Mısır`dan ülkemize  göçen ve gözleri de dahil kapalı olan bir kadın -kara çarşaflı-, göç idaresi müdürü tarafından taciz ediliyor. Bunu nasıl açıklayacaksınız?

           Asıl problemin zihniyette olduğunu ne zaman idrak edeceksiniz?

            Ve Nurettin Yıldız`ın son bombası: Uykuyu beklerken ki her boş dakikada insan şehvete doğru gidiyormuş, o nedenle hemen uykuya geçmemiz gerekir imiş. Yatağımızdaki yorgan/yastık da cinselliğimizi dürten yapıda olmamalıymış. Valla ben yıllardır aynı yorgan/yastıkla uyuyorum, hiçbir zaman onlarla ilgili kötü bir şey geçmedi aklımdan. Bir yastığa bakıyorum, bir hocaya bakıyorum, yastık ile cinsellik arasında bir türlü bağ kuramıyorum. Kişinin yatağa yatınca uyuyamama durumuna gelince: Artan mazot, benzin fiyatlarından ya da aldığı asgari ücret ile iki çocuğuna nasıl bakacağını düşünmekten uyuyamıyor olmasın bu kişi? Yarın acaba şehitlerimiz gelecek mi, ülkede ne zaman huzur olacak diye düşünmekten dolayı uyuyamıyor olmasın?

        Neyse, diyeceğim şudur ki: Hangi kişilerden uzak durmalıyız, asansöre kimlerle binmemeliyiz; kaynana, gelin, baldız filan, bunlardan hangileri ile temas kurmamalıyız. Kim kime haramdır, parça parça vermeyin. Şöyle sıralı tam liste verin de bari biz de rahatlayalım siz de rahatlayın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.