Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Umut ÇAKMAK

Umut ÇAKMAK

Milli Gelir, Kişi Başına Düşen Milli Gelir ve Gelir Dağılımı

Kısaca “Milli Gelir” olarak telaffuz edilen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH), bir ülkede bir yıl boyunca ülke sınırları içinde üretilen nihai mal ve hizmetin parasal değeridir. GSYİH, bir yıl içinde üretilen bütün mal ve hizmetlerin fiyatları ile miktarlarının çarpılıp, toplanması ile bulunur. GSYİH, bir anlamda ülkenin boyu, kilosu gibidir; ülkenin üretim gücünü, ekonominin kapasitesini ve büyüklüğünü gösterir.

Türkiye, 2018 yılında 770 milyar Dolar gerçekleşen GSYİH ile 186 ülke arasından dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olmuştur. Listenin ilk sırasında 20,5 trilyon Dolar’lık üretim değeri ile ABD bulunmaktadır. Belirtmek gerekir ki, 186 ülke arasından 19’uncu sırada olmak, bizler için gurur verici olduğu kadar, Türkiye’nin büyük bir ekonomi olduğunun da göstergesidir. 

Peki, bir ülkede insanların refahı için sadece milli gelirinin (GSYİH) büyüklüğüne bakmak yeterli midir?  Bu sorunun cevabı için size başka bir soru sorayım: İki adet pasta var; biri küçük, diğeri de onun iki katı büyük bir pasta. Küçük pastayı 2 kişi paylaşacak; büyük pastayı da 10 kişi. Hangi pastanın bir dilimini tercih edersiniz? Şeker ile ilgili sağlık açısından bir sıkıntınız yoksa, muhtemelen cevabınız küçük pastanın bir dilimi olacak. Dolayısıyla pastanın büyüklüğü değil de, size düşen bir dilim pastanın büyüklüğü bu anlamda daha önemlidir. İşte, ülkelerde de insanların refahını ölçmek için toplam milli gelire değil de, kişi başına düşen gelirine bakmak daha anlamlıdır.

Hesaplama basittir; toplam milli gelirimizi (770 milyar $), nüfusumuza (83 milyon) bölerek kişi başına düşen milli gelirimizi bulabiliriz. Türkiye’nin 2018 yılı itibariyle kişi başına düşen milli geliri yaklaşık 9370 Dolar’dır. Bu değer, yurtiçindeki bir vatandaşın yıllık ortalama gelir/kazanç miktarını ifade eder. 2018 yılı itibariyle milli gelirin toplam değeri bakımından dünyanın 19’uncu büyük ekonomisi olan Türkiye, kişi başına düşen gelir açısından aynı yıl dünyada 72’nci sırada yer almıştır (Verilerin kaynağı: https://www.theglobaleconomy.com/).

Benzetme yapmak gerekirse, kişi başına düşen gelirimiz olan 9370 Dolar sınıfın ortalama notu gibidir. Örneğin, sınıfın ortalama notunun 60 olduğunu varsayarsak, sınıfta 100 alan öğrenci de vardır, 20 alan öğrenci de… Dolayısıyla, Türkiye’de herkesin yıllık kazancı da 9370 Dolar değildir; bu rakamdan daha çok kazanan da, daha az kazanan da mevcuttur. Bu bağlamda, insanların refahı açısından toplam milli gelir düzeyinden daha çok kişi başına düşen milli gelir düzeyi önemli ise, ondan da daha önemlisi bu gelirin adaletli dağılıp dağılmadığıdır...   

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “2018 Yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” verilerine göre, 2018 yılında Türkiye’de en zengin %20’lik nüfus, milli gelirimizin (770 milyar $) %47,6’sını almaktadır/kazanmaktadır. Kısaca, nüfusun en zengin %20’si, milli gelirin neredeyse yarısını elde etmektedir. En yoksul %20’lik kesim ise, milli gelirin sadece %6’sını almaktadır. Dünya Bankası verilerine göre ise, Türkiye ekonomisi gelir dağılımı adaleti açısından 159 ülke arasından 101’inci sıradadır (2016 yılı rakamına göre). Bu sırayı Türk halkı hak etmemektedir…

Özetle;  bir ülkenin toplam milli gelirinden ziyade, kişi başına düşen gelir ve bu gelirin nasıl dağıldığı daha önemlidir. Bir ülkede refah düzeyinin temel belirleyici de, zaten bu iki göstergedir...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.