Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

“Adalet yerini buldu ama...”

Ceren Özdemir davasında dün yapılan ikinci duruşmada karar çıktı ve katil Özgür Arduç, “canavarca hisle adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm oldu.

Olaya hukuk açısından baktığımızda, davanın ardından yapılan “adalet yerini buldu” yorumlarına katılmamak mümkün değil. Çünkü mahkeme, Arduç’a verilebilecek en yüksek cezayı uygun görmüş. Hadi adalet yerini buldu, diyelim peki ya yürek sızısı?..

Acılı baba Yılmaz Özdemir, Ceren’in ölümünün 40’ıncı gününde Ordu Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde yapılan anma toplantısında, “Zamanla unutulur deme şansım yok. Bu acı asla unutulmayacak, biz ölene kadar unutma şansımız yok,” diye anlatmıştı duygularını.

Dünkü duruşmanın ardından düşüncesi sorulduğunda da duygularını tek bir cümleyle açıkladı: “Adalet yerini buldu ama acımız dinmeyecek.” Zaten nasıl dinebilir ki daha baharında hiç uğruna evladını yitiren bir ailenin acısı?..

Altısı erkek, dördü kız on çocuğu olan babam, gençliğine doymadan bir cinayete kurban giden oğlu Yusuf’un acısını yaşama gözlerini yumana dek unutabilmiş miydi?

Ben ve kardeşlerim hala unutabildik mi? Aklımıza geldiğinde sanki dünmüş gibi yanmıyor mu içimiz?..

Ne yazık ki gidenler geride acı ve anılar dışında bir şey bırakmıyor. Anılar ise acıyı dindirmek yerine daha da derinleştiriyor...

Dünkü mahkeme kararının ardından televizyonu izlerken baba Yılmaz Özdemir ile anne Gülfem Özdemir’e odaklandı bakışlarım.

Mahkeme katile en yüksek cezayı kesse de, yüzlerinde tek bir memnuniyet ifadesi yoktu. Nasıl olabilirdi ki? Katil idam edilse bile diner miydi acıları?

Sanmam...

Daha önce de yazdım, Ceren yaşayabilirdi diye. Öldürmeye kastetmek de dahil 12 suçtan sabıkası olan Arduç’u kimlerin, hangi gerekçelerle açık cezaevine naklettiğini henüz bilemiyoruz? Cezaevi psikoloğu Arduç’la kaç kez görüştü? Ruh hali konusunda nasıl bir rapor tuttu, haberimiz bile yok.

Sadece Arduç’a en ağır cezayı verdiğinizde sağlanmıyor adalet. O zaten duygusu olmayan ve öldürmek de dahil suç işlemeye kodlanmış bir makineden ibaret.

Diyelim o hak ettiği cezayı aldı. Peki ya bu ölüm makinesini açık cezaevine nakledenler, ya onun gerçek kişiliğini belirleyip, gerekli tedbirleri almayanlar? Onlar suçsuz mu sizce?

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.