Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

CEREN’İN ARDINDAN (2)

Masum değiliz hiçbirimiz...

Daha 20 yaşındaydı ama sanki doğanın tüm renklerine, sanatın tüm dallarına âşık gibiydi... Hem bir balerin hem bir tiyatro oyuncusu hem bir fotoğrafçı hem de bir kameramandı Ceren... Kim bilebilirdi yaşamla, ölümün yolunun bir akşamüstü Ordu’da sokaklarında kesişeceğini...

Daha yaşamının baharında bir genç kız... İnsanların acılarını dindirmek için hemşirelik mesleğini seçmiş bir anne... “Vatana ve millete faydalı çocuklar yetiştirmek” için 35 yıl boyunca garsonluk yapan bir baba... Ve hiç tanımadığı bir genç kızı kalbinden bıçaklayacak kadar gözü dönmüş bir cani...

Sonuç; milyonlarca yüreğe düşen ateş, sel olup giden gözyaşları, çaresiz ve acı içinde kıvranan bir aile...

Tümü bu toplumun eseri; Ceren Özdemir de annesi Gülfer de babası Yılmaz da. Ne yazık ki psikopat katil Özgür Arduç da...

Neden Gülfer ve Yılmaz Özdemir çifti sımsıkı kucaklayıp sevgiyle büyüterek, Ceren ve Gizem gibi yaşam dolu çocuklar yetiştirirken, Özgür Arduç’tan tam bir katil çıktı?..

Babası evi terk edince 3 yaşında verildiği yetimhaneden 18 yaşında ayrılmış ve hırsızlık yapmaya başlamış Arduç. Ardından ise uyuşturucu ve öldürmek kastıyla insanlara saldırmak geliyor...

Ceren’i yaşam dolu bir insan, Özgür Arduş’u ise bir psikopat katile dönüştüren etken aynı; aileleri ve yetiştikleri ortam. Ne de olsa iyileri de biz yaratıyoruz, kötüleri de. Çünkü hiçbir insan katil olarak doğmuyor anasının karnından. Katil doğmuyor, ama katil olabiliyor.

Ruh bilimciler, psikopatlık insanların geninde mi var, yoksa yetiştikleri ortam mı çocukları katil yapıyor, diye yıllarca araştırdılar, ama böyle bir gen bulamadılar. Hatta annesi ya da babası psikopat olan ikiz çocuklar, iyi bir aile tarafından evlat edinip büyütüldü. Ancak çocuklarda suça eğilimi görülmedi.

Psikopatlığın kişilik özelliği değil, bir kişilik bozukluğu olduğunu vurgulayan ruh bilimciler, şiddetin genetik olmaktan çok, öğrenilen bir davranış olduğu konusunda birleşiyorlar...

Aslında insanı çıldırtan tam bir paradoks yaşadığımız hayat. Sevgi dolu insanlarla, şiddet yüklü insanlar aynı sokakları paylaşıyor ve kötüler iyileri yok ediyor ne yazık ki!..

Kim ne derse desin masum değiliz hiçbirimiz: Kadınları aşağılayıp, erkek egemen bir toplum yaratmadık mı?.. Erkek çocuklarımızı şatafatlı düğünlerle sünnet ettirirken, ilk kez regl olduğunda kızlarımızın yüzüne şamarı patlatmadık mı? Hatta hala patlatmaya devam etmiyor muyuz?.. Sevgi yerine kin ve nefret tohumları eken de biz değil miyiz?..

En son ne zaman kucakladınız çocuklarınızı?.. En son ne zaman gözlerinin içine bakıp seni çok seviyorum, diye haykırdınız yüzüne?.. En son ne zaman karşınıza alıp dertleştiniz?..

Sevgi mi, yoksa şiddet mi ekiyorsunuz o küçük tarlalarınıza?.. Cerenleri mi yetiştiriyorsunuz, yoksa Arduçları mı?..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.