Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Ordu’da ‘Yaratıcı Yıkım’

Son yıllarda iktisatçıların dilinden düşmeyen, “Yaratıcı Yıkım” diye bir kavram vardır. Fikir babası ekonomist Joseph Schumpeter olan bu teori, sürekli olarak eskiyi imha ederken, yeniyi yaratan endüstriyel mutasyon sürecini tarif eder.

Eğer Avusturyalı iktisat profesörü Schumpeter, 1883-1950 yılları arasında yaşamış olmasına rağmen, neden ölümünden yarım asır sonra tekrar gündeme geldi? Ya da Schumpeter’ın, kapitalizmin iç dinamikleri ve tarihsel devinimini anlattığı eserini, 1942 yılında yazmasına rağmen, neden 65 yıl sonra iktisatçıların dilinden düşmez oldu, diye soruyorsanız şöyle diyebilirim:

2007’de ABD’de başlayan finans krizi, 2008’de küreselleşerek tüm dünyayı kapsayınca, eski kitapları karıştıran iktisatçılar, çare olarak Schumpeter’ın teorisine sığınmak zorunda kaldılar.

Ancak geçtiğimiz günlerde Ordu’da başlayan yaratıcı yıkım Schumpeter’ın teorisinden çok farklı. Hatta tam zıddı diyebiliriz. O, eskiyi imha ederek yeniyi yaratmayı önerirken, Ordulu çevreciler, yeniyi yıkarak eskiyi yeniden yaratmaya çalışıyorlar.

Orduluların başka bir çaresi yoktu. Çünkü söz konusu olan, bir kentin tarihine ve doğasına sahip çıkmaktı. Hal böyle olunca yapılacak tek şey, geçmişi tahrip eden yeniyi yok etmektir.

Çünkü birileri için para çok tatlıdır ve uğruna işlemeyecekleri hiçbir cinayet yoktur. İnsanda öldürülür, tarih de doğa da.

Partisi falan da olmaz aç gözlülüğün. Bir bakarsınız, AK Parti ile CHP arasında 17 yıldır Ankara’da bir kez olsun sözü edilmeyen koalisyon, biranda Ordu’da kuruluverir!..

Zaten öyle de olmadı mı? Kirazlimanı’nda karanın, denizle buluştuğu, yeşille mavinin kucaklaşarak dans ettiği o güzelim doğa harikasına, Belde Evler adıyla 17’şer katlı üç bloğun inşa edilmesine karar verilmedi mi?!..

Neyse ki Dr. Hilmi Güler, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı olur olmaz işe el attı ve önce 12 katı çıkılan inşaat durduruldu. Geçtiğimiz günlerde de mahkeme kararıyla yıkım başladı.

Bu sadece Dr. Hilmi Güler’in değil, kentine sahip çıkan 25’i aşkın STK’nın ve yıkım için 110 bin imza toplayan tüm Orduluların başarısıdır.

Bu, 1994 yılında deniz doldurularak yapılacak otoyola karşı çıkan ve şarkılar eşliğinde rıhtımdan kent merkezine yürüyerek bunu engelleyen Orduluların ikinci büyük zaferidir. Bu yüzdendir Ordu’nun sahilinden otoyol geçmeyen Karadeniz kenti olması.

Farklılık insanlığın zenginliğidir. Farklı partilere oy verebilir, farklı giyinip, farklı müzikler dinleyebiliriz, ama bir insanın gerçekliği doğa katliamına karşı aldığı tavırda gizlidir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.