Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Zati  ÜRER

Zati ÜRER

ADALETLİ OLABİLMEK

Sürekli sivil toplum liderleriyle istişare halideyiz. Niye? Çünkü Köşemiz halkın sesi olabilme gayreti içinde. Bu da siyasî kimliğimizi öne çıkarmadan gelen tepkilerin ışığında  yazmayı zorunlu  kılıyor. Geçen haftaki “İsabetsizlikler” yazımı gelen tepkiler üzerine  yazmıştım. Ancak  adaletli olabilmek adına karşı düşünceleri de yazmam  lazım.  Karşı tepkiler de şöyle:

  1. “Size devletin kriptosundan bilgi akmıyor. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanının hangi icraatı neden yaptığını bilemiyorsunuz. O dünya önünde Türk milletinin dik duruşunun simgesi  ve  küresel güçlere karşı sürekli manevra halinde. Amerika’nın İran ambargosunu haksızlık gördü, Halk Bankası aracılığıyla İran ticaretini yürüttü, ülkemiz ekonomisine hizmet etti.” diyorlar.
  2. “Askerîn itibarının sarsıldığını görünce 26. Genel Kurmay Başkanının tutuklanmasına karşı tavır  aldı, demeçleri ortada.” diyorlar.
  3. “Küresel güçlerin manevralarıyla İsrail ve Rusya ilişkilerinin bozulduğunu fark etti ve Sayın Başbakanın da beyanatlarında ifadesini bulan dostları çoğaltma politikasına yöneldi, böylece şer güçlerin oyunu bozuldu.” diyorlar.
  4. “Terör örgütünün dağlarda hükmünün yok edilmesi zordu. Onları çözüm sürecinde şehirlere çekerek etkisiz hale getirme politikası izlediğini niçin dikkatten kaçırıyorsunuz?” diyorlar.
  5. “Suriye politikası insanlık suçu işleyenlere tepkiydi. Büyük devletler, Türkiye’nin adaletli olma yoluyla masum insanların dikkatini çekerek Ortadoğu’da söz sahibi olmasından rahatsızlık duydular. Gerek terör örgütlerine destekle gerek farklı müdahalelerle şimdiye yıkılması gereken rejimi hâlâ ayakta tutuyorlar . İsanlık suçu mağdurlarını güçlü devletler hiçe sayarken biz Gazi Mustafa Kemal’in mazlum milletler söyleminin gereğini yaptık, onlara sahip çıktık. Vatandaşlık hakkını da açık tutarak mazlum Suriye halkıyla gönül köprüsü kuracağız. Zalimlerin müdahaleleriyle ezdiği  o mazlum halkın gönüllerini fethedecek, böylece Türkiye de bizim, Suriye de bizim diyebileceğiz. Onlar bir zamanlar Osmanlı vatandaşı değil miydi? Bunu niye gözden kaçırıyorsuuz?” diyorlar…

Adaletli olabilmek adına zıt eleştiriliri de yazıyor; Nasrettin Hoca’nın çatışan tarafların hepsini haklı bulması esprisi gereği  yorum da yapmıyorum. Ancak  cumhuriyetimizin kurucusu, devlet yöneticilerinin isabetsizliğe düşmemek için söylemlerine dikkat etmelerini  istiyor, millet de…Bunu  tarihten biliyorum ve burada tekrar vurgulamayı  da sorumluluk kabul ediyorum.

Bir isabetsiz uygulama  da  REKTÖR ATAMALARI: Seçim yapılıyor ama oya saygı  duyulmuyor.          Saygı duyulmayacaksa seçim yapmanın anlamı ne? Değiştirin yönetmeliği, gerekli gördüğünüzü doğrudan atayın o zaman! Acı olan, seçilmiş cumhurbaşkanlarının bunu yapması.  Örneğin bir önceki seçim sonucunda Sayın Gül, Gazi Üniversitesine 5. Sıradaki adayı atayarak  şok yaratmıştı . Oyları yakın olanlar arasından  tercih olabilirdi  ama  ta  5.sıradaki aday da atanmaz ki! Bunu hangi vicdan kabullenebilir. Benim de emek  verdiğim Gazi Üniversitesinde bu atamadan sonra hiç huzur kalmadı. Önceki seçimlerde ikinci  sırada atama beklerken haksızlığa uğrayın Sayın Prof.Dr. Derviş Yılmaz şimdiki seçimde birinci sırada. Oyun anlam ve önemini çok iyi bildiğine inandığım şimdiki Sayın Cumhurbaşkanımızın  geçmişteki bu haksızlığı gözeteceğine ve 4 yıldır kanayan vicdanları rahatlatacağına inanıyorum. Bütün ülke üniversitelerinde de örnek  bir teamül oluşturması bekleniyor kedisinden. Millî irade sözünü sık sık tekrarlayan Adalet ve Kalkınma Davasının kurucu liderine  adaletli olabilmek  yakışır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.