Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Zati  ÜRER

Zati ÜRER

ÇOK YÖNLÜ DÜŞÜNME       

                                                                                                                                                      06/07/2020

Epeydir Allah vergisi şairlikleri de olan halk filozoflarını dinliyorum. Konuşmalarından ilhamla nefs-i hain tabirini ortaya atmak geldi içimden. Orhan Gencebay’ın müziğindeki “Hatasız kul olmaz” sözü, olan bitenleri göre göre halk muhayyilesinde meşrulaştırılan bu  nefs-i hain değil mi? Çok yönlü düşünme gücünü zayıflatır, çoğu zaman da yok eder. Semavî dinlerin, en çok da İslam’ın tarihî mücadelesi de hep bu nefs-i hainle olmadı mı? Yazık ki bu şeytan silahı, en çok da Müslümanları vurdu, vuruyor. O yüzden Müslüman halk aksakallarının (duayen- görmüş geçirmiş) dillerinden hiç mi hiç düşürmedikleri, çok yönlü düşünme kaynağı da sayılabilecek önemsenesi bir söz vardır: İnsanı değerlendirirken onun günahını bir kefeye, sevabını da diğer kefeye koyup tartacaksın. Sevap ağır geliyorsa sorun yok, günah bozuyorsa dengeyi ondan hayır gelmez demektir, çiz-karala gitsin!

Halkın ortak iradesi kimleri tartıp da sevabıyla bağışlamadı; kimleri kara kömüre çevirmedi? Sevabı çok olanların halk içre yeri eksilmezken günahıyla kararanlar, makam-ihtişam sonrası da aynı itibarını koruyabildi mi? Adlandırma kılavuzluğuna gerek yok. Herkes tarihte göz önünde olup gözden düşenleri de hep gözde kalanları da biliyor. Esas üzerinde durulması gereken, iyi niyete rağmen çok yönlü düşünememe sonuçlarını görüp aydınlanabilmek. Kim sağlığında mazi kalbimde yaradır nedameti getirip çok yönlü düşünmekle yoluna devam edebildi? Dikkatlice bakalım maziye:

Merhum İnönü’nün “Bir memlekette namuslular da siyasete atılmadıkça vatan felah bulamayacaktır.” ve iktidar icraatlarına tepki “Sizi ben de kurtaramam.” sözlerinden hangisi günah sevap terazisinde ağır gelmiştir tarihî süreçte? Demokrasi kurbanı Merhum Menderes’in kendisine karşı tepkileri, uzlaşmaya değil de cepheleşmeye götürmesi ancak darbeye karşı direnmemesi yine çok yönlü düşünememe örneği değil miydi? Tayyip Bey gibi onurluca direnebilseydi sonuç aynı olsa da kurban değil kahraman olmaz mıydı? Belki de kendisine destek büyük baskı gücü oluşturabilir, tarihin seyrini bile değiştirebilirdi. 

Demirel de asker vesayetine direnmedi, çok yönlü düşünemedi ve cumhurbaşkanlığında da taraf olup 28 Şubat sürecine hizmet etti, halk vicdanında kara damga yedi. Merhum Ecevit’in 4 yıl içinde bizi iç savaş noktasına getiren 74 affı ve son hükümetine sızıntıları fark edemeyip 2001 krizini yaşatması da çok yönlü düşünememe örneği değil mi? Merhum Türkeş ülkücü gençliğiyle solun karşısına tepki ve şiddetle çıkarken darbeye hazırlık hizmeti verdiğini düşünebildi mi? Darbeci Kenan Evren’in meydanlarda tarih gösterir doğruyu da yanlışı da diyen kibr-i şahlığını hiç unutamam. Şakşaklarla yükselen o gurur neydi Allah’ım! Ne oldu, ne yazdı tarih? Suikast atlatan Merhum Özal da derine gidiyor diye çekinmese de şer güçlerin üstüne gidebilseydi değişmez miydi tarihin seyri?

Günah-sevap terazisinde Merhum Erbakan’ın yeri müstesna! Sevabı çok. İnatla uzun yıllar sürdürdüğü millî  görüş mücadelesini birinci parti olarak sonuçlandırdı ve Başbakan oldu. Üç kâğıt ekonomisinden üretim ekonomisine geçme projesinin sahibi Prof. Dr. Osman Altuğ gibi büyük bir değeri ekonominin rehberi yaptı. Havuz sistemi kuruldu. Çalışanlar çok yüksek zamlar aldı. Ne büyük sevaptı! Ancak bu büyük tarihî olay, gündem olacağına 28 Şubat süreci başlatıldı. Milletin yüksek gücüne doğru kaldırıp direnmedi Erbakan. Uzlaşma adına ikna yolu tercihiyle kan ter içinde kaldı. Oysa millete açık bir saldırı vardı, çok yönlü düşünemedi. Sonuç?

Ocağında yetişen ağır toplar kendisiyle helalleşip Erdemliler hareketi ardından Ak Partiyi kurdular. Onları emri hak vaki oluncaya kadar onaylamadı inantla. Millî görüş gömleğini çıkardık dediklerinde gömleksiz oluyorsunuz  demişti, hiç unutmam. ABD-İsrail uşağı gördüğü Fetö’yü hep dışlamış tek liderdi. Lakin öğrencileri, bu radikal yolda iktidar yok gerekçesiyle onu terk edip ılımlı islam geçinen bukalemunun etkisinde kaldılar. İçlerinden hiçbiri çok yönlü düşünememişti. Aldatıldıklarını geç anladılar. illet devletini sokaktan toplamak zorunda kaldı 15 Temmuz 2016’da. Binlerce gazi, 250 şehit verdik.

Nazım Hikmet, at gözlüğü takmış komünizm ideolojisine kapılmıştı. Halkın dilini ustaca şiirleyerek kurşun eritmeye çağırıyordu insanları. Ne gariptir ki Hitler-musolini gibi faşist liderlerin propagandacısı fütürist edebiyatçı İtalyan Marinetti’nin etkisinde şiddete yelken açmıştı. Başta Zülfü Livaneli olmak üzere epey bir sanatçıyı da etkilemişti. Hepsi sözde adım adım Tek Yol Devrim’e gitme seferberliğine katılmışlardı. ABD’nin bizim çocuklar dediği darbecilere hizmet ettiler böylece. Darbecilere de at gözlüğü takmıştı ABD Bukalemun haini fark edemediler, ayrılıkçı terörle paralel yürüyen faili meçhullere akıl sır erdiremiyorduk milletçe. Başta Uğur Dündar olmak üzere ünlü medya mensupları, şeriat geliyor yaygaralarını  ekran ekran, gazete gazete servis ederken kime-neye hizmet ettiklerini biliyorlar mıydı? 28 Şubat sürecine hizmet amaçlı kullanıldıkları, mahkeme tutanaklarına geçince çok yönlü düşünemedikleri için nedamet getirdiler mi? Hayır, kafa aynı kafa hâlâ!

Erdemliler Ak Partiyi kurduktan sonra liderlerine bağlı siyasî kenetlenme içine girdiler. İstişare ve çok yönlü düşünme içinde yatırım ve hizmetlerle hiç seçim kaybetmediler ama alnı secdeye gelenlere sahip çıkma fikir sızıntısını fark edemediler. Ancak MİT kriziyle şafaklayan Tayyip Bey, 15 Temmuz sürecine kadar  gösterdiği dirayet ve cesaretle çok yönlü saldırıları püskürtünce milletin adamı oldu. Bütün sinsi faaliyetler çıktı ortaya. Uzun iktidarının temel sırrı bu işte! Anlayın artık! Lakin yazık ki liderliğinden kopan kenetler art arda. Başbakanlık verdiği, ekonominin başına getirdiği insanların dahi salgının da maalesef körüklediği halkın ağır geçim derdine rağmen israf, yakın kayırmacılığı uğruna liyakatı çiğneme, malî disiplinden kayma… gibi ağır eleştirileri var. Bunlara karşı halkı ikna edici zihinsavar üretebilmesi lazım. Emri hak vaki olunca herkese er kişi niyetine denecek sözünü sarfetmiş, dirayetli ve cesur liderin terazideki sevabı günahından çok ağır ama tarihte örnek çok, nefs-i hain tuzağına düşmesinden korkmaya başladım doğrusu!    İktidar, aniden huysuzlanarak şaha kalkıp sırtındakini düşürmek için debelenen çıplak at. Allah’ım çok yönlü düşünme gücü versin!

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.