OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Zati  ÜRER

Zati ÜRER

DEVLET ADAMLIĞI

Devlet adamlarına Atatürk’ün pek de dikkate alınmayan 10.Yıl Nutkundaki şu sözlerini hatırlatmak isterim:

“ Büyük Türk Milleti! Kurtuluş Savaşına başladığımız 15 yıldan beri muvafakkiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki sözlerimin hiçbirinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.”

Yazık ki bu sözleri rehber eden bir devlet adamına rastlamadık henüz, bu yüzden millet olarak huzur göremedik, görmüyoruz. İhtilaller, sağ sol çatışmaları, ekonomik krizler… Birbirini izledi. Sayın Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın önderlik ettiği Erdemliler Hareketi, benim VEBAL romanımda özellikle vurguladığım büyük milletimizin Adalet ve Kalkınma Davasını hayata geçirme vaadiyle aynı adla parti kurdular. Ak Parti 2011 yılına kadar sürekli kalkınma yolunda ilerletti milletimizi, yine de kalkınma hareketleri sürüyor.  Ancak bu belediye ve bayındırlık hizmetleri başarılarının yanına isabetli hareket eden devlet adamlığını koyamadık. 

Kitle partisi olmamakla birlikte kitlelerin temayülünü sürekli ölçmeyi ilke edinen Ak Partiden sırf bu nedenle aday adayı olmuştum. Sayın Cumhurbaşkanının da eğitim-kültürle ilgili sözlerini yazılarımla destekledim ve muhalefetin de bu doğrulara sahip çıkmasını istedim somut bilgi ve belgelerle. Bu bütün medyada da yer aldı. Ancak bugün görüyorum ki kurmayları eliyle sürekli yıpratılıyor parti maalesef.  Sorumluluk duygusuyla özeleştiri yapmak istiyorum artık.

Yetki sahipleri birliktelik ruhunu kaybediyorlar aşama aşama. Yoğunluk bahanesiyle yararlanılması gerekenlerden yeterince yararlanılmıyor, yetki sahipleri randevu vermek şöyle dursun telefonlara bile çıkmıyorlar. Parti sivil toplumdan elini çekti, belli kişilerin tekeliyle yönetiliyor, kafalar formatlı, eleştiri getirdiğinde hemen dışlanıyorsun. Tepede de birlik ruhu kayboldu. Kurucu önderler Sayın Arınç ve Gül’ün bile eleştirilerine tahammül kalmadı. Eleştiri varsa makul cevabı da vardır. Hemen dışlamak, düşman ilan etmek dava arkadaşlığına sığar mı? Büyük Hun İmparatoru Atilla “Bütün yetkileri kendinde toplama, barısızı görevde tutma, başarılı olanın da bir gün yerime gelebilir diye önünü tıkama!” demiş, millî ve yerli bir yönetim davası ortaya koymuş ama buna uyuluyor mu?   Millî ve Yerli düşüncenin adı, edebiyatı hatta derneği var ama mensupları yoğunlar;  görüşmek, doğruları anlatmak ne mümkün?

Böyle olmaz arkadaşlar, bu parti birilerini vekil veya makam sahibi yapmak için kurulmadı; adalet ve kalkınma davasına hizmet edebileceklerin lütfen önünü tıkamayın artık!

Bir acı durum da şu: Vebal romanında devlet, millete zarar vermek isteyen örgütsel yapılarla ele geçirildiği için sağ sol çatışmaları oluyor demiştim.  Önce onları “Ne istediler de vermedik!” diyecek kadar baş tacı ettikten sonra, aldatıldık-pardon demek Atatürk’ün söz ettiği isabetsizlik değil mi?

Manas Destanı’nda içten çıkan düşman, otlak yerdeki yangın deniyor. Bu anonim halk kültürünün ürününü sözü göz ardı ederek çözüm süreciyle şehirlerin tüneller, hendeklerle iç savaşa hazır hale getirilmesine göz yumup sonra da bizi aldattılar demek, isabetsizlik değil mi? Huylu huyundan geçmez halk atasözünü niye düşünmedik? 90 bin askeri kırdıran Enver Paşa mantığı değil mi bu?

İsrail ve Rusya’ya ile gerilim siyasetinden dostlarımızı çoğaltacağız gerekçesiyle bugün geri adım atmak yine isabetsizlik değil mi? Bu bir ileri, iki geri mantığı devlet adamlığıyla bağdaşmıyor. Yanlışları savunmak mümkün değildir, artık savunamıyorum.

Devlet adamlığı isabetsizliğe uğramadım diyebilme gücü gerektirir ki bu güç de sivil toplumu baş tacı eden dava arkadaşlarının istişarelerinin bulduğu doğrularla yürümeye bağlıdır. Yeter artık, kenedinize dönün, 2002 ruhuna dönün!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.