Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Zati  ÜRER

Zati ÜRER

DEVLETİ KORUMAK

Devlet örgütünün uyumlu bir millet gücü olabilmesi için iktidarların doğru atama yapabilmeleri çok önemli! Milletin kalkınmasını istemeyen şer güçlerin görünmez ellerinin örgütleri, kendini bukalemun kimliğiyle kamufle ederek devlete sızdı, yine de sızabilir çünkü. Tarih boyunca bunu gördük, acı olaylar içinde yaşadık hep. Cumhuriyetin kurucusu bu acı gerçeği bizzat cephelerde savaşarak öğrendiği için devleti koruyucu temel ilkeler ortaya koydu. O ilkeleri rahat koruyabilmek için de çok istediği halde sağlığında çok partililiğe geçemedi. Kendisine suikasta kadar varan örgütlenmeler, bizzat destekleyerek kurdurduğu partiler içine sızdılar çünkü. Terakkiperver ve Serbest Fıkra tarihini dikkatli inceleyenler bu gerçeği görmekte zorlanmazlar.

Çok partili hayata başlandıktan on yıl sonra niye darbe oldu? Çünkü Atatürk’ün kurdurduğu partilere sızanlar, yine partilere sızarak karşıtlıklar yarattılar. Ardından da Menderes iktidarına karşı maalesef İnönü’nün de sahiplenme durumuna düştüğü darbeyi organize ettiler ve milletin oyuyla seçilen iktidarın liderini ve bazı bakanlarını göz göre göre astırarak demokratik hayatımıza leke sürdüler.

61 anayasasıyla demokrasiye geçilince bu sefer şer güçler ülkede sol hareketleri başlattı. Milletin hiç anlayamadığı bu hareketlere karşı Ordu komutanları bu sefer 1971  muhtırasını verdi. Hükümetler geldi, gitti… Derken komünizme karşı devleti koruyoruz diyen gençler sürüldü sahaya; sağ sol çatışmaları başlatıldı. Bunun vebali kimindi? Elbette ki devlet örgütü içine sızan ellerindi. Örneğin Çorum’da 30 kişi sokağa çıkıyor, güvenlik güçleri bir anda harekete geçip onları etkisiz hale getirmiyordu. Niye(?) Yakalanan teröristlerin ifadeleri tepki ve feryatlar içeriyordu. Millet şer güçlerin üst akıllarının yazdığı senaryolarla  birbirine düşme noktasına getirilince de Ordu emir komuta zinciri içinde yine müdahale etti. Sağ sol ayırımı yapmadan yüzlerce genç harcandı gitti. Aileler perişan oldu. Yazdığım Vebal romanı bunu belgesel niteliğinde anlatıyor.

Özal iktidarıyla yeniden demokrasiye geçtik ama darbe anayasasıyla(!)Milletin istediği sivil toplum anayasasını hâlâ yapamadık, yapamıyoruz. Yazık! Bu yüzden devlet örgütüne sızmalar sürdü geliyor. Son darbe girişimi de yine bu sızmaların ürünü değil mi? Kim kesti önünü bu girişimin? Sivil toplum değil mi? Öyleyse sivil toplumun gücünden yararlanmak şart! Kitlelerin katkısıyla oluşan anayasa ve sivil topluma verilecek denetim gücü, açık faaliyet halindeki terör örgütlerini gizlice destekleyenleri de faili meçhuller organize edenleri de hayır, din ve eğitim işleriyle Özal’dan itibaren bütün iktidarları içten içe ele geçiren örgütleri de yok edecektir. Bugün hâlâ bir Bakanlıkta A cemaati, diğerlerinde C, D, E…vs.(ismini anmak istemem hiçbirinin) hakimiyetinden söz ediliyor? Hepsinin yüzünde rengârenk maskeler… Çok yazık! Devleti onların şerrinden koruyamadık, koruyamıyoruz. Niye? Dindarlarmış(!) Bu maskeyi indirmeliyiz artık. Sivil toplumun oy ve denetimini esas almayan hiçbir icraat yapılmamalı. Örneğin Sayın Cumhurbaşkanım beni bağışlasın, bilemediğim haklı bir gerekçesi yoksa Gazi Üniversitesi Rektörlüğüne 4.sıradaki adayın atanmasını doğru bulmadım.  10 yıl boyunca emek verdiğim Gaziye yeni atanan rektörü tanımıyorum. Referansım 1 veya 2. Sıradaki adaylaraydı. Niye? Demokrasinin gereği bu. Böyle atamalara yönetileceklerin vicdanlarını rahat tutmak, huzur sağlamak için dur denmeli.

 İktidarları cumhuriyetin ve demokrasinin ilkelerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Yenikapı mitingi milat olsun. Bütün siyasetçileri bu mitingde bir araya gelecekleri için kutlayacaktım ama Sayın Kılıçdaroğlu kendisi katılmayacakmış, heyet gönderecekmiş. Yanlış efendim, yanlış! Katılıp halka cumhuriyetin ilkelerini anlatması gerekir.

Dersimizi alalım artık. Devleti korumak için sivil toplumun oy zemininde  sağlam  adımlarla  yürüyelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.