OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Zati  ÜRER

Zati ÜRER

KİTLELERDEN DOĞRU BİLGİYE…  

Bugüne kadar kitle partisi kuramadık. Bunu yapamadığımız için de birlik siyasetini yani iki ana partide çok çeşitli fikirleri kümelendirmeyi başaramadık. Fikir özgürlüğü adına küçük küçük birçok parti kuruluyor belli kadrolarla ve bekliyorlar tabelalarının altında. Fikirleri kenarlarda köşelerde kalakalıyor insanların.Niye? Çünkü iki büyük partinin köşebaşı kadrolarına kendilerini kabul ettirmeleri zor, hatta mümkün değil. Oysa kitlelerin oyuyla karar veren iki büyük partinin temel ilkelerine göre tercih yapsa çeşitli fikir sahipleri; birlik siyasetiyle adalet sağlanır, dedikodu ortadan kalkar, doğru bilgi akışına yol açılır. Kadro partilerinin en büyük handikapı dedikoduyla parti genel merkezlerine hatalı bilgi akışı, bunun sonucu da yanlış tercihlerin yapılmasıdır. Yanlış tercih ve kararları ancak kitlelerin oy çokluğu engeller, böylece ileri demokrasiye ulaşırız. Manas Destanı’nda dedikodunun etkisi bakınız nasıl anlatılıyor? Manas’ın oğlu Semetey babasının gücüne ulaşıp birliği dirliği sağlamaya çalışırken kuzeninin düşmanlığıyla karşılaşır. O kuzenin anası Akerkeç bunu önlemek için oğluna şöyle seslenir:

“Ey oğlum, Semetey senin kardeşindir. Analarınız aynı babanın kızlarıdır. Siz kardeş

çocuklarısınız. Çarpışırsanız âlem ne diyecek? Oğlum, bu yapacağın iş akıl işi değil. Sen

onun üzerine ordu sevk edeceğine, armağanlarla yanına git. “Yuvamız bir kardeşim”,

“bölem”  deyip onu ziyaret et. O zaman sana istediğini verecektir. Semetey’e karşı

düşmanca hareketine hiç razı değilim.” Oğul Ümetey’in cevabı da şöyledir:

“Kulağıma çalındığına göre halk ‘Ümetey, babasının hakkını aramadı.” diye dedikodu

yapıyormuş. Kimse “Babasının dökülen kanının değerini aramadı.” dememeli. Babamın

hakkını aramaya karar verdim anne!”

Dikkat ederseniz ana öğüdünü verirken “Alem ne der?” diyor. Oğul da kendini haklı çıkarmak için dedikodu baskısını diye dile getiriyor. Demek ki dedikoduya yol açacak gizli kalmış ilişkiler varmış. Halk önünde şeffaf olunamamış. Bu nasıl rehber olmalı bize? İki ana partide toplanan kitlelerin oyuyla doğru bilgiye ulaşmalıyız. Tepeden inme kararlar dedikodu zemini oluşturuyor. Kararlar, tercihler şeffaflıkla kitle oyuna sunulursa millî irade tecelli eder. Kimse onlar hakkında dedikodu üretemez.  Gerçeğe dayanmayan kötü niyetli dedikoduların dalga dalga yayılması söz konusu olamaz. Dedikodu süzgecidir çoğunluğun iradesi, yararlanmak gerekir.İki ana partide özgür fikirlerle birlik siyaseti için, gerçek demokrasi için kitlelerden doğru bilgiye ve doğru yönetimlere diyor, halkın nabzını tutan partisiz muhtarlardan bu konuda yararlanabileceğimizi düşünüyorum. Muhtar temelli yönetim modeli oluşturarak kitle partilerine ulaşabiliriz. 19 Ekim onların günü ilan edildi, bundan çok etkilendim ve kendilerinin yakından bildiğim derdini dile getirmek için yazdığım şiiri onlara armağan ediyorum:

Muhtarın derdi

Halkın derdi bende... Gamı,  kederi...

Sorarlar ki işin ne, hangi seferi yaptın bizim için de yaktın feneri?

Ey devletim, milletimin kaderi madem ki senin elinde, dinle sesimi,

Lütfen...  Dinle tasamı, kıvancımı, sevincimi...

Halkın ışığıyım ben, yanmaktayım  bak, dinleye dinleye dertleri.

Sen de dinle beni, ey devletim, sen de dinle...

Dalga dalga... Işık ışık yüreğim

Biliyorsun ki...hırsız önce ışığı söndürür, sonra çalar!

Biliyorsun ki...çalmak istiyorlar  demokrasiyi,

Çalmak istiyorlar cumhuriyetimizi...

Yönetimde söz hakkı ver bana, güç ver  ki...

Halkıma açık kollarım kapanmasın hiç,

Sözüm söz, ben sönmeyeceğim hiç,

Devletim, milletim için susmayacağım hiç...

Verdiğin güçle çözmek isterim  her derdi,

Güç ver bana ey devletim,

Başımın tacı milletim!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.