Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Filozof olsa bile yanılır insan; yanlış da düşünebilir,  yanlış da yapabilir. Kendi düşüncelerini kutsamamalı demokrasiye inanıyorum, demokratım diyen. Göz ardı ettiğin küçük bir şey yanlış düşünmene, hatalı hareket etmene neden olabilir.  Düşmez kalkmaz, yanılmaz bir Allah’tır. Buna iman ediyorsak kim olursak olalım, hangi makam ve mevkide olursak olalım her durum ve şartta yanılabileceğimizi, yanlış yapabileceğimizi kabul etmeli; bundan korunmak için de kendimizi mümkün olduğu kadar çok kişiye denetletmeliyiz. Böylece doğruya ulaşma gücümüz artar. Esasen demokrasiye yönelişin temelinde de bu vardır.

Milletvekilliği aday adaylığım sırasında görüştüğüm bütün sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin çok çeşitli düşünceleriyle karşılaştım. Ancak konuştuğum bütün temsilcilerin ortak bir sorusu vardı: Bizi bir yerlerde topluyorlar, nutuk atıp gidiyorlar;  kimse halimiz vaktimiz nedir sormuyor bile. Oysa sivil toplum kuruluşları olarak halkla iç içe yaşayan; dertleri dinleyen, sorunlarla didişen bizleriz. Siz de seçilirseniz yalnızca nutuk atıp gidecek misiniz? Bizi hiç dinlemeyecek misiniz?

Hayır dedim, ben demokratım. Hep sizi dinleyeceğim, sivil toplumun ortak iradesi ne diyorsa o! Bu cevabımla ışıl ışıl oldu gözler. Mutluydu gönüller, gülümsüyordu yüzler.

Dedim ki kendi kendime. Bu memlekette kimse kimse adına düşünce falan üretmemeli. Doğrusu halkın ortak iradesi.  Halkın sesi, yani koro. Bir şarkıyı bile korodan dinleyince daha etkili oluyor. Koro, titretiyor yürekleri. Demokrasimizi  güçlendireceksek ağa, bey, paşa, lider, önder, aydın, cahil, çoban, akademisyen, sanatçı,  düşünür, filozof, hacı, hoca demeyeceğiz asla;  koro diyeceğiz, ortak irade diyeceğiz. Demokrasinin handikabı kendini farklı görme hastalığıdır? Dağdaki çobanla benim oyum bir olamaz diyen hastalıklı zihniyettir.

 Demokrasiye geçtik geçeli hep belli kadrolar bir araya geldi; binlerin, milyonların adına karar verdi. Sonuç ne? Hüsran... Çekişme ve çatışma derken daha ilerisi ise dert, sorun; kan,  gözyaşı…

İyi bilinmelidir ki çatışmanın tarih boyunca hiçbir yerde galibi de olmamıştır. Demokrasilerde birileri adına karar verme geleneği kaldırılmalıdır. Millet olarak odaklanmamız gereken, demokrasi anlayışının bu olması için çaba sarf etmektir.  Sivil toplum örgütlenmesini bütün ülkeye yaymak ve onun iradesine göre hareket etmek lazım. Tabandan hareket etmekle geliştirebiliriz demokrasimizi.

Görüyoruz işte göz önünde olanların çekişmelerini: Dün beraber yürüdüğü liderini zora sokacak açıklamalar yapanlar var. Bunlardan biri çıkıp kamuoyunun kafasını allak bullak edercesine           “Daha gölgemde kalmış birçok gerçek var(!)”  bile diyebildi.  Onu milletvekili de olan televizyon yorumcusu Sayın Şamil Tayyar  “Beklentisi karşılanmayınca gerçek yüzünü gösterdi.” diye eleştirdi.  Halk da çok şaşkın.  Vicdanlarda fırtına misali savrulan soru şu: Dün neredeydin kardeşim?  Tabana sorulmadan liste tepesine konan, iki dönem üst üste bakanlık verilen Sayın Ertuğrul Günay da belediye seçimlerinde rakip parti adayının elini havaya kaldırıp “Adayımız bu(!)” dememiş miydi?

Demek ki beraber yürünmemiş. Ortak bir irade falan da yokmuş. Nüfusa, makama, mevkiye iradeler teslim edilmiş. Bu olanları görüp sivil toplumların 81 ilimize bağlı 970 ilçede örgütlenmesini, yani halkın sesinin çıkmasını sağlamalı. Kimse kimseye o görevi bu görevi verememeli; tepelerden nüfus, makam, mevki, liste, çıkar dağıtımı yapılamamalı. “Sivil toplum ne diyorsa o, kimi seçiyorsa o, kime görev veriyorsa o”  deme noktasına gelebilmeliyiz.

Artık iradenin iradeye devredilmesine son vermeli. Kitlesel demokrasiye, yani birlik beraberliğimizin gücüne ulaşmamız buna bağlıdır. Daha önce de açıkladığım gibi kadro particiliğinden kitle particiliğine geçmek lazım! Cumhuriyetin ilanından beri bir türlü kurulamayan kitle partisinin özlemi içinde millet, kendi ortak iradesini görmek istiyor iktidarda. Şahsiyetlere bağımlı olmak istemiyor. Güçlü demokrasi, güçlü siyaset için tabandan hareket şart diyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.