Söz Ulubeylinin-31

Söz Ulubeylinin bu hafta 31.sayısını yayınlıyoruz. Bu vesile dünyanın bir ucunda da olsa kimliğinde Ulubey yazan 186 hatırlı kişileri sayfamıza konuk etmişiz. Söz Ulubeylinin yazı dizisiyle bundan sonra da siz okurlarımızla birlikte olmaya devam edeceğiz. 

Büyütmek için resme tıklayın

Söz Ulubeylinin-31

YALÇIN POYRAZ (KIBRIS GAZİSİ)

1953 Ulubey-Yolbaşı mahallesi kütüğüne kayıtlı olsam da o dönemler babamın görev yaptığı Tokat ilinde doğdum. Babamın Ordu’ya tayin olmasıyla birlikte 3.5 yaşında Ordu’ya döndük.

Her ne kadar Ankara’da ikamet etsek de fırsat buldukça Yolbaşı köyüne gelir atalarımızın mezarlarını ziyaret ederiz. Fırsat buldukça ülkemizin çeşitli bölgelerini gezmeye çalışırım. Ulubey’in eski günlerinden çok geride kaldığını görüyorum. Ulubey’in gelişmemesinde en büyük etken olarak kuruluş yerinin yanlışlığını söyleyebilirim. İlçe benzinlik ile heyelan bölgesi arasında sıkışmış kalmış. İlçenin gelişmesi adına ilçe merkezin sınırlarını açmak gerekir. Heyelan demişken, ilçenin gelişmemesinin en büyük nedenlerinden bir tanesi heyelanla birlikte ilçenin en güzel yerleşim yerlerinin toprak altında kalması oldu. İlçenin gelişmesi, büyümesi adına yatırımlar yapılması gerekir. İlçeye ufak tefek yatırımların geldiğini görüyor ve duyuyoruz. O insanları orada tutabilmek adına konutların yapılması gerekir. O insanları orada tutabilmek adına ilçeye sosyal tesislerin yapılması gerekir. 1970-80 li yıllarda Ulubey’de sinema vardı, çok sayıda bankalar, restoranlar vardı. İlçeye yatırımların gelmemesi sonrasında genç nüfusun ilçeyi terk ettiklerini duyuyoruz. İlçede inşaat sektörü adına gelişme olmadığını görürken, mevcut binaların dış cephe giydirilmesiyle ilçenin güzelleştiğini görmek bizi fazlasıyla mutlu ediyor. Ulubey’in gelişmesi adına ilçenin Fındıklı, Akpınar mevkiine açılması gerekir. Bu vesile ile ilçe Altınordu’ya daha da yakınlaşmış olur. Dedem Süleyman Ağa eski bir askerdi. Yaz tatillerinde soluğu onun yanında Yolbaşı köyünde alırdık. O dönemlerde bile Ulubey çok hareketliydi. Köy okullarının kapanması, Ulubey gibi şehirlere uzak ilçeleri olumsuz yönde etkiledi. Çocuklarına güzel bir eğitim aldırabilmek adına ilçeleri besleyen nüfus büyük ilçelere veya illere göçtü. Ulubey’in 1970-80’li yıllardaki canlığına döneceğini sanmıyorum. Ulubey’in bir nebze de olsa gelişmesi adına toplu konu ve doğalgaz işinin çözülmesi gerekir. Ulubey gibi bir ilçede adliye neden kapatılır onu da anlamış değilim. Bu da Ulubey’in siyasi anlamında sahibinin olmadığını gösteriyor. Kimliğine Ulubey yazan herkesin ilçesine sahip çıkması gerekir. Bu vesile ile şahsıma yer verdiğiniz için Ordu Olay Gazetesi sahip ve çalışanlarına yayın hayatlarında başarılar diliyorum.

Söz Ulubeylinin-31

FİLİZ ÇUHADAR GÜZELORDU  (EMEKLİ)

1968 Yılında Çatallı mahallesinde doğdum. Gençlik yıllarımızdaki Ulubey ile bugünkü Ulubey’i kıyaslamam mümkün değil. 1980’li yıllarda Ulubey cıvıl cıvıldı. Salı günleri insanlar bir birlerine sürtünmeden geçemezlerdi. Sebze pazarı ve hayvan pazarında kalabalıktan izdiham yaşanırdı. O dönemlerde saygı vardı, sevgi vardı. O dönemlerde Ulubey her anlamda muhteşemdi. Çok sayıda işletmeci Ulubey’i terk etti. Bu süreçlerde Ulubeyli siyasiler ilçeye sahip çıkmadı. İlçede kalıcı olarak bir tane fındık fabrikasının dışında yatırım göremiyorum. Hele ki köy okullarının kapanması sonrasında ilçeyi besleyen nüfus şehirlere göçtü. Bugün Ulubey’in gelişememesinin en büyük nedenlerinden bir tanesi 2000 li yılların başında yaşanılan heyelanın olduğunu düşünüyorum. Heyelan ilçenin en güzel yerleşim yerlerini yerle bir etti. Heyelandan mağdur olan insanlar için yapılan heyelan evleri istenilen biçimde olmadı, hatta bu evleri hak edip paralarını ödeyemediği için afet evlerine taşınamayanların olduğunu biliyorum. Son dönemlerde yatırımlardan nasibini alamayan Ulubey ilçe olmaktan çıktı, köy oldu. Her seçim öncesi doğalgazın sözü verilmesine rağmen ilçede doğalgaz yok. Ulubey ile Ordunun arası 20 kilometre. Bu dezavantaj gibi gösterilse de bu dezavantaja çevrile bilinir. İnsanlar alışveriş yapmak için Ordu’ya gidiyor. Bu insanların ilçede kalabilmesi için yatırımlar yapılması şart. Akşam 5-6’dan sonra ilçede hayat bitiyor. Geçmiş yıllarda Ulubey’de sinema vardı, Ulubey’de sinemalar, kooperatifler vardı. Ulubey’de restoranlar vardı, 8-10 kasap dükkanı vardı. İlçe gelişeceği yerde geriye gitti. İlçeden seçilen siyasiler Ulubey’e sahip çıkmadı. Gençler ilçeyi terk ettiği için geriye yaşlı nüfus kaldı. Dış cephe giydirilmesiyle bir ilçe yenilenmez. Ulubey’e sahip çıkılmazsa birkaç yıla ilçe köy olur.

Söz Ulubeylinin-31

FATİH ÖZDEMİR (TV 52 GENEL MÜDÜR YARDIMCISI)

1976 Yılında Fındıklı mahallesinde doğdum. Çocukluğumun Ulubey’ini istiyorum. 1980-90lı yıllarda Ulubey cıvıl cıvıldı. Ulubey meydanında top oynardık. Ulubey’deki okullardaki eğitim öğretim üst seviyelerdeydi. Ulubey lisesi her anlamda üst düzey öğrenciler mezun ederdi. Bugün 40 yıl önceki yıllara damgalarını vuran öğretmenlerimizi hala anıyoruz. Gençler bir araya gelir saatlerce sohbetler edilirdi. Sebze pazarı, hayvan pazarı tıklım tıklım olurdu. Babam pazarcı esnafı olduğu için ona yardıma giderdim. Salı günleri sebze ve meyveler kamyonlarla gelir, akşama satılırdı. Şimdi Ulubey’de sebze pazarı var mı yok mu onu da bilmiyorum. Ulubey’de 4 banka 4 kooperatif olduğunu bilirim. İlkokulun sahasında köyler arası futbol maçları oynanırdı ki, o günleri unutmak istesen de unutamazsın. Heyelan ilçenin en güzel yerleşim yerlerini yok etti. O süreçte hatırı sayılır bir nüfus ilçeden göç etti. Ulubey’in kuruluş yeri yanlıştı. İlçenin altında su olduğunu herkes bilmesine rağmen ilçenin o alana kurulması başlı başına yanlıştı. İlçenin kenarından geçmesi planlanan çevre yolunun bir an önce hizmete girmesi şart, çünkü ilçe belirli bir noktaya sıkıştı kaldı. Ulubey’in Ordu’ya yakınlığı dez avantaj gibi gözükse de bu avantaja çevrilmeli. Ben toplu konuta karşıyım. Daha az katlı binalar ile ilçe daha da cazip bir hale getiriline bilinir, bundan da ödün verilmemeli. Ordu Ulubey arası 15 dakika, insanlar Ulubey’de yaşayıp Ordu’da iş yapabilir. Bugün nasıl ki insanlar köy evlerinde yaşamayı özlüyorsa bu tip evler ilçeye yapılabilir. Yüksekokulun ilçeye gelmesi harika oldu. Yeni organize sanayinin bir bölümü Ulubey toprakları içerisinde yer alıyor. İlçe adına bunu da güzel bir gelişme olarak görüyorum. Ulubey’den bu kadar siyasetçi çıkmasına rağmen ilçenin hak ettiği yatırımları alamadığını düşünüyorum. Vizyon projelerle ilçe her anlamda gelişir ve de büyük. Bugün Ohtamış şelalesi, Küpkaya kanyonu, Sayacabaşı gibi tesislerin artırılması ilçeye ayrı bir renk kara diye düşünüyorum.

Söz Ulubeylinin-31

MEHMET AKSU (MOBİLYACI)

1970 Yılında Akpınar mahallesinde doğdum. Çocukluk yıllarımdaki Ulubey ile bugünkü Ulubey’i nasıl kıyaslayabilirim. Ben çocukluk yıllarımdaki Ulubey’i çok özlüyorum. Her şey çok doğaldı. Özellikle Salı günleri kalabalıktan Ulubey’in cadde ve sokaklarında gezilmezdi. O yıllarda ticaretteki canlılık, hayvan ve sebze pazarı kalabalıktan geçilmezdi. Salı günleri Ulubey’e gidebilmek için babama dil dökerdim. İzin çıkması halinde babamla yaya Ulubey’e gider, Mustafa Kaymaz’ın bakkalında Gofret, tahin helvasını gazozla birlikte götürmenin keyfini yaşadığım günleri nasıl unuturum. Oldu da Salı günü Ulubey’e gidememişsek, akşam babamın dönmesini dört gözle beklerdik. Bilirdik ki, babam Ulubey’den eli boş dönmezdi. Baba tarafım Akpınar, anne tarafım Kadıncık’lı olduğu için Ulubey ortada kalıyordu. Bu nedenle Ulubey’e gidiş gelişim sorun olmazdı. İnsanlarla tıklım tıklım olan Ulubey meydanında bankların üzerinde yatan köpekleri görüyorum. Salı günlerinin hiçbir özelliği kalmadı. Çocukluk yıllarımızda Ulubey’de 4 banka bir o kadar da kooperatifler vardı. Ulubey’in özen sineması vardı. Çocukluk yıllarımızda dahi Akpınar’dan yaya Ulubey’e gelir, sinemaya giderdik. Hayvan pazarını, sebze pazarını gezerdik. Buradan hemşerilerime sormak isterim” Ulubey’de sebze pazarı var mı, varsa bana yerini gösterebilirler mi? Yakın mahallelerden 3-5 kadın eski belediye binasının kenarındaki betonun üzerine oturmuşlar, getirdikleri ürünlerini satmaya çalışıyorlar. O annelerin, o bacıların soğukta beton üzerinde oturmaları karşısında ilçenin yöneticileri nasıl rahat edebiliyor? Çocukluk yıllarımızda Ulubey cıvıl cıvıldı, şimdi ise o günlerden eser kalmamış. Ulubey adına en büyük şanssızlık 2000 li yılların başında yaşadığımız heyelan ve ardından adliyenin kapanması oldu. Heyelan sonrası ilçenin en güzel yerleşim yeri toprak altında kaldı, evi yıkılan insanlar konut bulamadıkları için Altınordu’ya göçtü, göçen de bir daha geri dönmedi. İlçede ikamet eden hakimler, savcılar, avukatlar, adliye çalışanları vardı, haliyle onlar da ilçeden ayrılmak zorunda kaldılar. Özellikle ramazan aylarında çorak düzünde organize edilen köyler arası futbol turnuvasını, Durmuş Yılmazer’in köftesini ve türkülerini özlüyorum. Mehmet Aksu olarak ben eski Ulubey’i geri is-ti-yo-rum

Söz Ulubeylinin-31

ÖNER TOPÇUOĞLU (EMEKLİ)

1958 Yılında Fındıklı mahallesinde doğdum. Fındık ticareti için 1976 Yılında Ulubey’e geldik. O dönemlerde Ulubey çok farklıydı. Özellikle Salı günleri Ulubey’de bir yere gidebilmek sorundu. Cadde ve sokaklar insanlarla doluydu. Ulubey inşaat sektöründe birinci sıradaydı, her taraf inşaattı. Şimdi Ulubey’e çivi çakılmıyor. Mevcut eski binalar dış cephe kaplamasıyla yenileniyor. Görsel olarak çok güzel oluyor ama ülkemizin deprem bölgesi olduğu göz önünde bulundurulursa bunu doğru bulmuyorum. Geçmişte fındık bu bölgenin tek geçim kaynağıydı. Nüfus köylerdeydi. İnsanlar fındıklarını kendileri toplar, satar emeklerinin karşılığını fazlasıyla alırlardı. Köylerde tarım vardı, hayvancılık vardı. İnsanlar sütlerini, yoğurtlarını, peynirlerini, yumurtalarını yetiştirdikleri hayvanlardan sağlarlardı. Şimdi ise bu ürünler köylere marketlerden alınıp götürülüyor. Fındık üreticisi son dönemlerde emeğinin karşılığını alamadığı için bahçeleri terk etti. Fındık geçim kaynağı olmaktan çıktı. Ulubey’in en büyük şanssızlığı 2000 li yılların başlarında yaşadığımız heyelan oldu. O heyelanda ilçenin en güzel yerleşim yerleri gitti. Evlerinden olan insanlar Altınordu’ya göçmek zorunda kaldı. Altınordu’ya göçen Ulubeyli bir daha geri dönmedi. İlçede konut sorunu olduğunu düşünüyorum. İlçemizde yüksekokul olmasına rağmen öğrencilerin tamamına yakını Ordu’ya gidip geliyor. İlçemize ufak çaplıda olsa yatırımlar geliyor. İnsanımızı burada barındıracak konutların acilen yapılması şart. İlçemizde turizm yatırımlarında ufakta olsa kıpırdanmaların olduğunu görmek bizleri mutlu ediyor. İlçemiz şelaleleriyle, yaylalarıyla, ırmaklarıyla harika bir ilçe. İlçemizin eski günlerine dönmesi adına kimliğinde Ulubey yazan herkesin Ulubey’e sahip çıkması gerekir.

Söz Ulubeylinin-31

FATMA ÇOKGARA (Ulubey Esnaf Sanatkarlar Odası Genel Sekreteri)

1976 Gündüzlü mahallesinde doğdum. Ulubey meydanında doğdum, Ulubey meydanında büyüdüm. Bizim çocukluk yıllarımızdaki Ulubey ile bugünkü Ulubey arasında dağlar kadar fark var. Çocukluk, gençlik yıllarımızın Özen sineması vardı. Sinemanın sahibinin kızları arkadaşımız olduğu için günümüzün büyük bir bölümü sinemada geçerdi. Salı günleri bizim ev gelen gidenle taşar 3-4 sofra kurulurdu. Misafir geldiğinde annem beni babamı çağırmam için gönderdiğinde kalabalıktan babamı çok defa bulamadan eve döndüğümü bilirim. Anlayacağınız Salı günleri Ulubey’de kalabalıktan sokağa çıkılmazdı. Sebze pazarına gelen kamyonlardaki sebze ve meyveler akşama kalmazdı. Rahmetli babamda şofördü, bir kamyon dolusu saman bir günde satılırdı. İlçemizde yaşanılan heyelan ve ardından adliyenin gitmesi ilçemiz adına büyük bir talihsizlikti. İlçedeki mevcut binalar çok eski. Yeni yapılaşma yok. Doğalgaz başlı başına sorun. Mevcut belediye başkanı 2024 yılı içerisinde doğalgazın getirileceğinin müjdesini vermişti, umarım ilçemiz doğalgaza kavuşur. Trafik ve otopark derseniz başlı başına sorun. İşyerimize aracımızla gitmeye kalksak aracımızı park etmeye yer bulamıyoruz. Köy okullarının kapatılması Ulubey gibi küçük ilçeleri çok etkiledi. İnsanlar çocuklarını okutmak veya daha düzgün bir eğitim için büyük ilçelere veya illere göç etti. Ulubey son dönemlerde sanayi anlamında gelişmesine rağmen ilçede konut sorunu olduğu için insanlar günübirlik Ulubey’e gelip gidiyorlar. Ulubey eski günlerine döner mi? Ulubeyli birisi olarak sadece umut ediyorum. Haber Merkezi

Ekli Dosyalar

19 Ara 2023 - 20:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.