İki Ordulu Hayatını Kaybetmişti! İsias Davası 26 Nisan'a Ertelendi

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Adıyaman’da yıkılan İsias Otel ile ilgili Çarşamba günü görülmeye başlanan davada ara karar açıklandı. 2’si Ordulu 72 kişinin hayatını kaybettiği olayda; tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi, mahkeme 26 Nisan'a ertelendi.

Mertcan Deniz
Mertcan Deniz Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

2 2 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan 5'i tutuklu 11 sanık, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Otelde, aralarında voleybol turnuvası için kentte bulunan Kuzey Kıbrıslı öğrencilerin de yer aldığı 72 kişi hayatını kaybetmişti. Davada, otelin ortaklarından Ahmet Bozkurt ve üç çocuğu ile birlikte, 5'i tutuklu 11 kişi yargılanıyor. Otelde yakınlarını kaybeden 127 kişi mahkemeye müşteki sıfatı ile katıldı. Kuzey Kıbrıs’tan Adıyaman’a mahkeme için gelen ailelere, bakanlar, gazeteciler ve hukukçuların da aralarında olduğu yaklaşık yüz kişilik kalabalık bir grup eşlik etti. Otelde yakınlarını kaybeden aileler, mahkemede sanıklarla yüzleşmeyi beklerken, Siverek Cezaevi’nde tutuklu olan sanıklar, güvenlik gerekçesiyle ilk duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı. Bu duruma aileler sert tepki gösterdi. Yoğun güvenlik önlemleri altında başlayan mahkemede, duruşmanın ilk gününde 11 sanığın ifadesi alınırken, duruşmanın ikinci gününde yakınlarını kaybeden aileler müşteki sıfatı ile söz aldılar.

SANIKLAR MAHKEMEDEKİ İFADELERİNDE NE DEDİ?

İlk duruşmaya Kırşehir’den SEGBİS ile katılan otelin ortaklarından Ahmet Bozkurt, binayı 1992'de belediye izni ile inşa ettiğini, binayı yaparken her türlü özeni gösterdiklerini öne sürdü. Ahmet Bozkurt, daha önce ev olarak kullanıldığı iddialarının da asılsız olduğunu, binaya kaçak kat çıkılmadığını, usulsüz herhangi bir eklenti yapılmadığını, kaliteli malzeme kullandığını savundu ve statik hesaplara göre binanın 14 kata uygun olduğu öne sürdü. Yıkımın büyüklüğünün depremin şiddetinin yüksek olmasına bağlayan Ahmet Bozkurt tüm suçlamaları “iftira” olarak niteledi. Üç gün boyunca otelin yıkıntısından sesler geldiğini söyleyen Ahmet Bozkurt, kurtarma çalışmaları için gerekli teçhizat olmadığını belirterek ölümlerin depremden değil soğuktan dolayı gerçekleştiğini ileri sürdü. Fatih Bozkurt ise otel ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmadığını, tüm yetkinin babası Ahmet Bozkurt’ta olduğunu savundu, kaçak çıkılan katın otelin temeline zarar vermeyeceğini öne sürdü. Ahmet Bozkurt’un iki kızı babalarının itibarlı bir iş insanı olduğunu belirterek tüm suçlamaları reddetti. Duruşmanın üçüncü gününde İsias’ta görev yapan üç tanıkla birlikte, müştekiler adına da tanıklar dinlendi. Tanıkların ardından sanık vekillerinin beyanları alındı. Müşteki vekilleri bir sonraki duruşmada sanıkların mahkeme getirilmesini talep etti. Kayıp yakınları sanıkların mahkemeye getirilmemesine öfkeli Sözü ilk alan, Doruk ve Alp adındaki iki oğlunu kaybeden Osman Akın oldu. Akın, “Bir insanın evladını sağ bulmayı beklerken, büsbütün bulmak için dua etmek ne demektir biliyor musunuz sayın Başkanım!'' diyerek otelde kullanılan malzemenin kalitesiz olduğunu savundu ve şöyle devam etti:

İSİAS'TA AİLELER ELLERİYLE BETONLARI PARÇALADI

Ayşe Akın ise depreme dair çok şey gördüğünü, hiçbirinin İsias’a benzemediğini söyledi: “İsias kum yığınıydı. Çocuklarım için dua edemedim, dilim tutuldu. Dün gördüğümüz çatı denen yeri gördük. Kendi ellerimizle kovalarla enkazın üstünden taşları tek tek indirdik.” Aras Aktuğralı'nın babası Murat Altuğralı ise bulunmak isteyeceği en son yere, sorumluların yüzüne katil olduklarını haykırmak için geldiğini söyledi ve sanıkların salonda hazır edilmemesi nedeniyle bu fırsatın da ellerinden alındığını, bu yüzden öfkeli olduklarını dile getirdi. KİMSE ORADAN SAĞ ÇIKAMAZDI Depreme oğluyla beraber aynı otelde yakalanan Murat Altuğralı, üçüncü kattaki odasının çok şiddetli sarsıldığını, otelin yıkılmaması için dua ettiğini, çocukların odasına doğru koşmak isterken odasının duvarlarının üzerine yıkıldığını anlattı. “Hayatım burada son bulacak” diye beklerken, yıkıntılar arasında hava boşluğu olunca çıkabildiğini, Havin Kılıç’ın babası Recep'i gördüğünü, onu tanıyamadığını aktardı: “Perişandık, Recep’i tanımadım. Çok canı acıyordu. Üstümüzde tüm kıyafetlerimiz vardı ama titiriyorduk. Yardım beklerken hiç durmadan çocuklara çağırıp sokakları inlettik. ‘Aras, Serin, Havin!’ Hiçbir ses yoktu. Karanlıktı, elektrik yoktu. Gün ağarınca neler olduğunu anladık o zaman. Enkazı tam olarak görebildik. O anda hayatım durdu benim! Kimse oradan sağ çıkamazdı, çocuklarımız da başkası da! Oğlumun bavulu benziyor diye enkaza yaklaşmadım. Ben bulmak istemedim... cenazelerimiz çıktı, hepsi uyur pozisyonda, kıpırdayamadan bulundular.'' Aktuğralı, sanıkların yüzlerine baka baka yalan söylediğini savundu ve “Benim ve arkadaşlarımın hayatını bitirdiler. Otel enkazının yanına gelen herkes her şeyin yanlış yapıldığını anlardı. Gelmedi, biliyor” dedi. Mehmet Çetiner ise çocuğunun yüzünü unutmadığını söyledi. “Uyurken ölmüş, yanında telefonu ile. Ağzı yüzü her yeri kum doluydu. Ben çocuğumu o kum yığınından ayıkladım” diyerek sorumluların en ağır cezayı almasını istediğini söyledi.

KARDEŞİM KUM YIĞININDA BOĞULUP ÖLMÜŞ

Turist rehberi İmran Aydoğdu'nun ablası doktor İrem Aydoğdu ise “mesleği gereği herkesi kurtarırken kendi kardeşini kurtaramanın acısıyla her gün yaşamak zorunda kaldığını dile getirdi, kurbanların tamamının kumdan boğulduğunu” söyledi. Aydoğdu, “Kardeşimi kurtaramadım, teşhis etmedim, istemedim. Burnu, kulakları, ağzının içi kum doluydu. Kum yığınında boğulup ölmüş. Biz 6 Şubat'ta öldük, artık yaşamıyoruz” dedi. İsias'ta eşi ve iki kızını kaybeden Ozan Dağlı ise, enkazı gördüğünde kimsenin sağ çıkamayacağını anladığını, olduğu yere yığıldığını ve ağlamaya başladığını anlattı. Eşi ve büyük kızını birbirine sarılmış halde bulduklarını anlatan Dağlı, “Onları öyle görüp nasıl yaşadığımızı biliyor musunuz, her gün boğuluyoruz” diyerek sanıkların en ağır cezanın verilmesini istedi.

Özgür İçme’nin babası Meriç İçme ise oğlunun cansız bedenini buldukları anı anlattı ve “’Özgür’üm buradayım babam!’ diye defalarca bağırdım, duyarsa diye! Bir baba en kötü ne yaşayabilir? Çocuk katilisiniz siz!” dedi. İsias’ta oğlu Atakan Celal Konuklu ve eşi Pamir Konuklu’yu kaybeden Şenay Atakan Konuklu ise beden eğitimi olan eşinin, sivil savunma eğitimi sertifikası olduğunu ve polislik yaptığını belirti, İsias’ın kum yığınına dönen enkazından onun gibi donanımlı bir insanın bile sağ çıkamadığını ağlayarak anlattı: “Ağladığımız için güçsüz olduğumuzu sanmayın, arkanızı bırakmayacağız, siz katilsiniz ve ne gerekirse yapacağız!”

İSİAS OTELİ’NE ORDU’DAN İKİ CAN

6 Şubat günü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 7,7 ve 7,6 meydana gelen iki depremde hayatını kaybeden turist rehberi Tamer Özdoğru 14 Şubat’ta memleketi Ordu’da toprağa verilmişti. Altınordu’nun Şenköy mahallesinden olan Tamer Özdoğru, evli ve iki çocuk babasıydı. Aynı otelde vefat eden turist rehberi Ozan Koç ise Gürgentepe'nin Ağızlar Mahallesinde 8 Şubat’ta toprağa verilmişti.

İki Ordulu Hayatını Kaybetmişti! İsias Davası 26 Nisan'a Ertelendi

08 Oca 2024 - 08:30 - Asayiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.