Erken Cumhuriyet Yıllarında Ordu’da Amatör Sahne Hareketleri…

Dünden Devam...

Hakan Seylan
Hakan Seylan Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

1923’de Cumhuriyet’in ilanından sonra ismi bazı büyükler tarafından ismi pek iddialı görülen “Milli İnkilab-ı İçtimai Kulübü” adı değiştirilerek “Gençlik Yükselme Birliği” olarak faaliyetine devam etmeğe başlamıştı. Ordu Gençlik Yükselme Birliğinde de bir gurup spor şubesinin açılmasını ısrarla istiyorlardı. Bu tezi savunanlarından başında Alirıza Gürsoy ve Hamdi Uzman bulunuyordu. Diğer bir gurupta kulüpte kütüphane açılması tezinde ayak diriyorlardı.

Bunların başında ise Gençlik Yükselme kulüp başkanı olan Edebiyat Hocası İsmail Hakkı Bey bulunuyordu. Çok şiddetli münakaşalarla geçen bir genel kurul toplantısında azınlıkta kalan futbol meraklısı gençler, Ali Kurtuluş’un binasında açılmış bir faaliyet göstermeyen “Musiki” kulübünü eşyalarıyla birlikte 12,5 liraya devralıp 1924 yılında “Ordu İdman Yurdu”nu kurmuşlardı.

Erken Cumhuriyet Yıllarında Ordu’da Amatör Sahne Hareketleri…

Foto: 1924 Yılında İdmanyurdu Takımı Düz Mahalledeki Kilisenin Sahnesinde Formalarıyla Gösteri Yapıyorlar

"İdmanyurdu" kulübünde sportif çalışmaların yanında, kültürel faaliyetlere de önem verilmiş, gelir getirmek için piyesler sahneye konmuştur. Düz mahalledeki kilisede henüz elektrik fabrikası kurulmamıştı. Burayı İdman Yurdu’nun müsamere salonu haline getirmişlerdi. Yeni tiyatro intizamla Vefik Paşanın Moliere’den tercümelerini, İbrahim Refik’in eserlerini Ali Rıza Gürsoy'un "Çığ", Reşat Nuri Güntekin'in "Ekşi Rüya" isimli piyeslerini sahneye koyuyorlardı.  Her temsili o günün parası ile 300-500 lira hasılat getiriyordu. 1927 Mart ayında binası elinden alınan İdmanyurdu, bir daha açılamadı ve faaliyet gösteremedi. Bir yıl sonra çoğu İdman yurtlu gençler olmak üzere bir müteşebbis heyet 1932 yılında “Spor Yıldızı” kulübünü açtılar. Bunlara Hamdi Uzman ve Kamil Gülen de katılmış İdmanyurdu’nun bir devamı olarak, kentte faaliyet göstermeye başladı.

Erken Cumhuriyet Yıllarında Ordu’da Amatör Sahne Hareketleri…

Foto: 1930 Ordu Gençleri İhsan Bey Sinemasında

1931 yılında kurulan "Gençleryurdu" , kurulan "Sporyıldızı" kulüpleri Ordu'nun sosyal ve kültürel yaşantısına renk katan kuruluşlar olmuşlardır. Gençlerin toplandıkları bu kulüplerde de sporun yanında, kültür çalışmalarının ön plâna alındığını görürüz… Bu iki spor kulübünün yanında Türkocağı ile Halk Evi'nin de kültürel çalışmaların hızlanmasında, tiyatronun Ordu'da yerleşmesinde büyük payları olmuştur. Namık Semih Mayda gibi sanatı ruhunda duyan bir sanatçı ile Kâmil Gülen gibi doğuştan sanatçı olan iki büyük değer, arkadaşlarıyla birlikte Ordu tiyatrosunu her yönüyle toplumun eseri kılmanın gayretini göstermişlerdir.   

1930’DA ORDU’DA ALİ RIZA GÜRSOY TARAFINDAN YAZILAN “ÇIĞ” PİYESİ…

1929 yılı, bütün dünya için ekonomik yönden şiddetli krizlerle geçen bir yıl olmuş, Amerika’da irili ufaklı 160’a yakın banka iflas etmiş, sarsıntı derhal Avrupa’ya da geçmişti. Ekonomik bünyesi esasında zayıf olan Türkiye bu tehlikeli krizin dışında kalamazdı. İstanbul’dan başlayarak belli başlı şehirlerimizde iflaslar birbirini takip ediyordu. Hükümet ilk tedbir olarak “Genel tasarruf ve kendi yağımızla kavrulmak” politikasına sarılmış ve 12 Aralık 1929’da “ Milli tasarruf ve İktisat Cemiyeti “kurulmuştu. Ordu Valisi Ali Kemal Beyin başkanlığında teşekkül eden Ordu Şubesi yönetim kurulunda umumi kâtip olarak Alirıza Gürsoy katılmış ve ondan Hamdi Uzman “   Cemiyet yararına bir müsamere tertip etmeği düşündük. Fakat Cemiyetin gayesine uygun bir piyes bulamadık. Bir piyes yazınız da oynayalım”

Ordu Gürses Gazetesi Başyazarı Ali Rıza Gürsoy, ülkeyi kasıp kavuran Murabahacılığa (tefeciliğe) karşı tüm imkânlarıyla ve samimiyetiyle yazılar yazmış, konferanslar vermiş, piyesler oynamış, unutulmaz bir edip, hatip ve mücadele insanıdır. Bir süre bu piyes yazmayı düşünen ve araştıran Ali Rıza Gürsoy sonunda  “Çığ” adlı  4 perdelik bir piyes yazmağa muvaffak olmuştu. Çığ piyesi Ordu’da yerel bir yazar tarafından yazılan ve sahnelenen ilk oyundur. 1931 yılında “Çığ” piyesi ilk temsili İhsan Bey sinemasında sahneye konulduğunda Melek Bacınoğlu 12 yaşındaki “Dilber” rolünü kabul etmek sureti ile sahneye çıkmak şerefini kazanan ilk kızımız olmuştu.

Erken Cumhuriyet Yıllarında Ordu’da Amatör Sahne Hareketleri…

Foto: Ordu'da Yazılan İlk Tiyatro Oyunu "Çığ" Piyesi

Ali Rıza Gürsoy Çığ piyesinin hikayesini anlatabilmek için kaleme aldığı bir yazısında o günleri özetle şöyle ifade etmişti: “O zamanlar Anadolu sahnelerinin en büyük derdi kadın eleman bulmaktı. Cesaretimi en çok kıran nokta bu idi. Hemen provalara başladık. Melek Bacınoğlu 12 yaşındaki “Dilber” rolünü kabul etmek sureti ile sahneye çıkmak şerefini kazanan ilk kızımız olmuştur. İlk temsilde piyesin kuvvetini muhafaza için Anne (Zehra) rolünü bizzat üzerime aldım. Hamdi Uzman baba (Hurşit), Kamil Gülen Murbahacı (Rıza), Öğretmen Mustafa Ergen Amca (Mazhar) ve ortaokullu genç de Doğan rolünü oynadılar. Diğer rolleri de istidatlı öğretmen ve öğrencilerimiz arasında taksim etmiştik. İlk temsilden sonra Nazım Ataoğlu (Zehra), öğretmen Mustafa Ergen de (Muhtar) rollerini devamlı olarak oynamıştır.

Piyesin mevzusu, Ordu Merkezinin yakın bir köyünde, olduğu gibi yaşanmış bir Bey-Ağa ailesinin hayatından alınmıştır. Piyeste maneviyat ve itikata fazla yer verilmiş olması, felakete düşen ailenin seviye ve telakkilerine uymak (Öyle kabul etmek) aynen uymak mecburiyetinden ileri gelmiştir. Çığ piyesini yazarken, vilayetlerdeki temsil kadrolarının teşkilinde çekilen güçlükleri göz önüne alarak, bir çok noktada mevzudan fedakarlık yaptım. Mesela: Murabahacının(Tefecinin) toy bir zengini nasıl tuzağa düşürdüğünü menfaat beklemediği zavallılara karşı nasıl bir ruhla müteharrik (Hareketli) olduğunu tebarüz ettirmek (Görünür olmak) lazım gelirken, bile bile sarfınazar (Vazgeçtim) ettim. Piyeste, yerli mallara, kooperatife, yeni Türkçe harflerine önem vererek inkılabın, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetinin ülkülerini yaymaya çalıştım.

Murabahanın (tefeciliğin) her devirde aynı şiddetle hüküm sürmesine imkân yoktur. Murabaha (tefecilik) hangi cemiyette salgına başlamışsa; fecaati daima kendini imha eden bir silah çalışması olmuştur. Murabaha (tefecilik) tıpkı refaha sahip iken sefalet ve lakaydıyla aşınan ve zayıflayan vücutlarda faaliyet gösteren hastalık mikroplarına benzer, cemiyette daima refah ve saadeti kovalar. İnsanlara hesapsız, kaygısız zamanlarda musallat olur. Her ne kadar yeni icra ve iflas ve tefeci kanunları murabahayı Cumhuriyet ülkesinde kamçı altına almışsa da; asırlarca, zaman zaman insanlığı inletmiş ve bir ihtiras sarası halinde yaşamış olan murabahanın (tefeciliğin) yine bir gün Türk vatandaşlarını şiddetle taciz etmesinden korkulur. Bu sebeple, 1930 senesinde yazdığım “Çığ” adlı eseri,1934 senesinde neşrediyorum. (yayınlıyorum) Cumhuriyet gençliğinin ruhunda, saadetleri kemiren Murabahaya (tefeciliğe) karşı kuvvetli bir kin yaşatabilirsem, ne mutlu… Ali Rıza Gürsoy…”

1931’de Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyetinin menfaatine İhsan Bey sinemasında sahneye konan “Çığ piyesi”, bütün noksanlarına rağmen temsil edildiği tüm muhitlerde kendinden beklenen tesiri yapmaktan geri kalmamıştır.  Ordu ve çevre ilçelerde geniş ölçüde sükse yapan Çığ piyesi, umumi arzu üzerine 3 defa daha oynanmıştır. Kitap halinde neşredildikten sonra bir perde daha ilavesi ile 5 perdelik olan Çığ piyesi, 1932 yılında Trabzon ve Giresun’da daha sonra Erzurum ve Kastamonu ile bazı şehirlerimizde birçok kez oynanmıştır.

Hazırlayan: Hüseyin Naim Güney 

Devam Edecek...

Ekli Dosyalar

31 Oca 2024 - 20:30 - Tarih & Araştırma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.