VAKIF KATILIM
Ordu
DOLAR17.9331
EURO18.4099
ALTIN1039.3
reader

1967’DE ORDUSPOR’UN İLK RESMİ BAŞKANI “İBRAHİM KÖKSAL” İLE KULÜBÜN KURULUŞ HİKÂYESİ

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
1967’DE ORDUSPOR’UN İLK RESMİ BAŞKANI “İBRAHİM KÖKSAL” İLE KULÜBÜN KURULUŞ HİKÂYESİ
Abone ol

1966 yılından itibaren Ordusporun kurulması ve ikinci ligde oynayabilmesi için Ali Ataoğlu önderliğinde girişimlere başlanmıştı. Ordu'nun 5 amatör futbol takımı Karadeniz İdman Yurdu, Ordu Gücü, Ocak, 19 Eylül ve Yolaç kulüpleri birleştirilerek Orduspor Futbol kulübünün temelleri atılmıştır.  1967 yılında Ordu halkının ileri gelenleri toplanarak tüm Ordu halkına kentin adını taşıyan profesyonel bir futbol kulübün kurulacağını duyurması Ordu'da büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılanmıştı. Ordusporun kurulması için çalışmalara başlandı. Bu amaçla İl Özel İdaresi 20.000 TL, Belediye 20.000 TL, İhracatçılar Birliği de 25.000 TL vermişti.

21 Şubat 1967 tarihinde Karadeniz İdmanyurdu Kulübü genel kurul yaparak Orduspor adını almış ve renklerini mor-beyaz olarak değiştirmişti. 8 Mart 1967 Çarşamba günü toplanan Orduspor Geçici Yönetim Kurulu, Sicil ve Murakıplar kendi aralarında görev dağılımı yaptı. Devlet memuru olduğu için kulüp başkanlığı yapamayan Ali Ataoğlu yerine Orduspor Kulübü'nün ilk başkanı, İbrahim Köksal oldu. İdare heyeti ise şöyle teşekkül etti: Nedim Aktürk (ikinci başkan), Kemal Ergöknil (umumi kaptan), Nihat Özel (sekreter), Faik İbrişim (muhasip), Hasan Akınoğlu (veznedar), Rıza Şimşek, Halit Gürsoy, Muzaffer Altınel, Abbas Furtun ve Hamdi Özel (üye) Orduspor'un büyük futbol serüvenini başlattılar.

8 Nisan 1967 Cumartesi. Ordu halkının sevinci yere göğe sığmaz olmuştu. Bu sevince ortak olan dönemin bakanları, senatörleri, milletvekilleri 100'e yakın araçlık bir konvoyla Ünye, Fatsa ve Perşembe ilçelerinde halkın yoğun coşkusu, atılan çiçekler ve tezahüratlar altında kente geldiler. Şehrin tüm caddeleri mor-beyaz renklere bürünmüştü. Devlet Bakanı Kamil Ocak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Rafet Sezgin, Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak omuzlarda 19 Eylül meydanına kadar gelindi. Kapalı Spor Salonu'nda Ordu Valisi Mustafa Karaer'in ve bakanların konuşmalarından sonra Orduspor'un Türkiye İkinci Futbol Ligi'ne alındığı resmen ilan edildi.

 Birkaç ay sonra 1967-68 futbol sezonu başlayacaktı. Kadroda genelde kentin altyapısında oynayan oyunculardan oluşan bir futbolcu topluluğu vardı. Büyük transferler yapılmadı. Çeşitli görüşmelerden sonra Teknik Direktör olarak Galatasaray'ın ve Türk futbolunun unutulmazları arasında yer alan İsfendiyar Açıkgöz ile anlaşmaya varıldı. 38 yaşında olmasına rağmen Orduspor'un ilk profesyonel sezonunda zaman zaman mor-beyazlı formayı giyerek ter döktü. İlk hazırlık maçında kadroda şu isimler vardı. Hüsnü, Nevzat, Ahmet, Teoman, İhsan, Erol, İsmail, Üstün, B.Orhan, Yener, Aydın.

Orduspor'un kuruluşunda iskeletini oluşturan ilk kadrosunu unutmak mümkün değildir.  Onlar amatör ruhla top koşturdular. Çok yetenekli sporculardı. Orduspor'u zirveye taşıdılar. Onlara gelen yüksek rakamlı transfer tekliflerini asla kabul etmediler. Hep Ordupor'un başarısı için imkansızlıklar içinde top oynadılar. Toprak sahada sudan ağırlaşmış beton gibi topla rakiplerini alt ettiler. Giymeye doğru dürüst krampon eşorfman bile zor bulunurdu. Maçtan sonra terli ve çamurlu halde taraftarın alkışları arasında Saray hamamına yıkanmaya gittiler.

Çünkü stadın doğru dürüst tesisinin olmadığı yıllardı. Onlar halkın gönüllerinde birer kahramandılar. Kötü de oynadıkları, bazen yenildikleri de olurdu. Ama yürekleri ile oynadılar. Her şeylerini Orduspor için ortaya koydular. Nerede öyle fedakâr futbolcular şimdi? Hepsi birer masal kahramanı gibi hayallerimizi süslüyor artık... İşte 1968 yılında Ordu'lu gençlerin şehre verdiği Orduspor ruhu böyleydi

5 Ağustos 1967'de Orduspor beş bin seyirci önünde, profesyonel lig öncesinde Giresunpor ile sahasında hazırlık maçı yaparak oynadı. Bu maçı 4-0 kazanan mor-beyazlı ekip, bir gün sonra Giresun'da yaptığı maçta rakibiyle 1-1 berabere kaldı.  İlk resmi lig maçında ise İzmir Ülküspor ile 2-2 berabere kalarak resmen profesyonel futbol ligine ilk adımını atmıştı. Ardından 1967-1968 sezonunda Türkiye İkinci Futbol Ligi Kırmızı Grup'ta mücadele eden Orduspor, 20 takımlı ligde ilk sezonunu 15. sırada tamamladı. 1968 yılında Mustafa Furtun Orduspor başkanlığına getirilmişti. İbrahim Köksal yeniden Orduspor başkanı olmuş ancak kısa süre sonra istifa etmiş, yerine Niyazi Yener seçilecekti.         8 yıl boyunca Kırmızı Grup'ta dişe diş bir futbol mücadelesini sürdüren Orduspor, 1974-1975 sezonunda teknik direktör Kadir Aytaç'ın çalıştırdığı takımla Birinci Lig'e kadar yükselecekti.

1967 yılında Orduspor’un kurulmasında öncülük yapan ve kulübün ilk resmi başkanı olan başarılı iş adamı rahmetli İbrahim Köksal, Orduspor’da iki kez başkanlık yapmıştı. İbrahim Köksal’ın Orduspor ile ilgili yaşadıkları süreci Araştırmacı yazar Reşat Güngör “40 yıldır Mor Beyaz “ adlı kitabında çok güzel kaleme almış.  “40 yıldır Mor Beyaz “ adlı kitapta Reşat Güngör  1967 senesindeki Orduspor’un ilk kuruluş günlerini ve İbrahim Köksal’ı okuyucularına özetle şu şekilde aktarıyor:

“…1922 yılında Ordu'da dünyaya gelen İbrahim Köksal tam bir futbol sevdalısı ve cemiyet insanıydı. Babasından gizlice oynadığı 1940'lı yıllarda Ordu'da futbol yine çok seviliyor, izleyici buluyordu. Genç İbrahim Koksal da o günlerde Ali Ataoğlu ve Kadir Türközer gibi isimlerle birlikte seçildikleri Karadeniz Karması'yla Trabzon'da, Kayseri'de maçlara çıkıyordu. Ataktı... Heyecanlıydı... Hırslıydı... Ancak gönlünce oynayamamıştı top oyununu. Babası engel olduğu için futbola doyamamıştı belki ama 45 yaşında Orduspor'un ilk resmi başkanı olmuştu. Bu defa babasına ve eşi Şükriye hanıma rağmen sevdasını taşıdığı kulübe ilk resmi başkan olmuştu..

 

Sosyal yönü de oldukça kuvvetli olan İbrahim Köksal, Orduspor'un başına geçmeden çok önceleri kentte Kızılay ve AP Kadınlar Kolu'nun kuruluşu gibi cemiyet çalışmalarına katkıda bulunmuştu. Bir beklenti karşılığı değildi bu aktiviteleri. Yaşamının her alanında duyduğu heyecanın yansımasıydı yaptıkları. O günlerde 11-12 yaşlarında bir çocuk olan günümüzün eğitimcisi Cavit Köksal babasını, Orduspor'un kuruluş günlerini şöyle anlatıyor:

" En yakın arkadaşı olan Ali Ataoğlu'nun altyapısını kurduğu ve babamın ilk başkanı olduğu Orduspor'un kuruluşuna ilişkin çalışmalar kentte büyük bir heyecana yol açmıştı. Kuruluş aşamasında Ankara'dan gelenlerin ağırlanması konusundaki etkinliği tartışılmazdı. Konuklar burada ağırlanır, sonrasında adeta bir lobi faaliyeti yaparcasına Ankara'ya gidilir ve bu trafik günlerce devam ederdi. Artık son aşamaya gelinmişti, son işlemler yapılıyordu. Büyük bir heyecanla kendi arabasıyla gittiği Ankara'dan saat 16-17 gibi döneceği beklenir babamın. İletişim olanaklarının oldukça kısıtlı olduğu o dönemde herkes Orduspor ile ilgili haberlerin gerçekliğini bir an önce duymak için sabırsızlanır. Gece saat 21 'de gelir babam ve arkadaşları... Büyük bir coşkuyla kent onları bağrına basar... Orduspor gerçek olmuştur."

Orduspor kurulmuş ve İbrahim Köksal kulübün ilk başkanı olmuştur. Ancak ölümünden kısa süre önce Ordu'da yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada kader arkadaşı Ali Ataoğlu'nun hakkını teslim edecek kadar da mütevazıdır. "Orduspor'un gerçek kurucusu "Kara Ali"dir. Bana 200 bin lira bulun, Orduspor'u kurayım dedi. Ben de daha fazla para gerekebilir. Neden para bulamamaktan korkuluyor? deyince ihale bende kaldı."

Aynı programda kuruluş günlerinde yaşadığı sıkıntıları da şu sözlerle dile getirir. " Kulüp başkanı seçilince Adalet Partisi İlçe Teşkilatındaki görevimden de istifa ettim. Çünkü spor ile siyaset birbirinden çok farklıydı ve Orduspor kentin en büyük sosyal yapısıydı ve Yönetim Kurulu'nda Adalet Partisi mensuplarından daha çok Cumhuriyet Halk Parti’liler , Rıza Şimşek, Alaeddin Benal, Muzaffer Altınel gibi isimler vardı... Ben siyasi kimliğimle Orduspor Kulübü başkanlığı yapamayacağım için siyasi görevlerimden ayrıldım ve yönetim kurulundaki diğer arkadaşlarımdan da aynı tavrı sergilemelerini istedim. Onlar da beni kırmadılar. Yine de Orduspor çok zor şartlarda kuruldu. Biz, Orduspor'un kuruluş aşamasında o zaman Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olan Kamil Ocak'ı kentimize davet etmişiz. Kırmamış bizi gelmiş. Kürsüye çıkmış... Tabi ki bizim iktidarımız Orduspor'u İkinci Lig'e aldı diyecek. Bakanımız kürsüden konuşurken yuhalandığını gördüm. Düştüğüm durumu düşünebiliyor musunuz?

Sadece bu mu? Tribünlere biletsiz seyirci girmesin diye çok uğraştık. Ama elini taşın altına koymasını istediğimiz insanlar bile tribünlerde beş lira verip maçı seyretmek yerine evlerin çatısına çıkmayı tercih ettiler. Hatta zaman zaman bana buralardan ağır sözler söylediler, öyle zor günler geçirdik ki anlatamam. Gün geldi hakemlerin parasını bile veremez olduk. Transfer harcamalarımızda da çok dikkatli davrandık. En pahalı oyuncumuz 20 bin liraya aldığımız İhsan’dı. Zaten takımın ideal onbirinde yer alan futbolculardan dokuzu Ordu'nun çocuğuydu. Üstün, Pele Erol ve Yener'i 7 bin ila 10 bin lira arasında paralarla oynattık."

Herşeye rağmen yaptıklarından büyük keyif almaktadır. Ancak, eşi Şükriye Hanım bu işten oldukça muzdariptir. "Bu işleri bıraktığında kurban keseceğim" der hep. Şifonyer gözlerinden çıkan ve üzerinde 5 bin-10 bin TL gibi rakamlar yazan makbuzlardan pek hoşlanmaz Şükriye Hanım. Ama Karadeniz erkeğine söz geçirmek o kadar da kolay değildir. Hatta stadyumun yanı başındaki evini mor-beyaza boyatması -yerli yersiz- dedikodulara yol açmıştır. Şükriye Hanım bu dedikodulardan daha da rahatsızdır. 8 Mart 1967'de başladığı Orduspor başkanlığı görevini 15 ay sonrasında Mustafa Furtun'a devreden İbrahim Koksal, bir yıl sonra yani 14 Haziran 1969 tarihinde yeniden kulübün başına geçer. Bu serüveni, ilk başkanlık dönemine nazaran daha kısa sürer.

27 Aralık 1969 tarihinde bayrağı Niyazi Yener'e devrederken, belki de "kurbanı kestirir" Şükriye hanım. Ama Orduspor'dan kopmaz yine de İbrahim Köksal. Son günlerine kadar tüm kongrelere katılan ve birleştirici kimliği ile hep öne çıkan Koksal, ilerleyen dönemlerde kuzenleri Coşkun Köksal ve Sabahattin Köksal'dan da ellerini taşın altına koymasını ister ve onların başkanlık yapmasını destekler, önderlik yaptığı kadar bir çok yönetim kurulunda da yer alan İbrahim Köksal, Niyazi Yener ve Halit Gürsoy gibi başkanlarla çalışmıştır. Onun zamanında her gittiği yerde tribünlere fındık atar Orduspor'lu oyuncular.

Bugünlerde reklamı yapılan fındığın kalbe faydası o günlerde keşfedilmişti kimbilir. O tarihlerde, bir başka yönüyle de dikkat çeker Orduspor. Tribünlerde hanımların varlığıyla. Bugün olduğu gibi dün de Türk futbolunda içinden çıkılamayan kaos ortamları yaşanmıştır. Futbolun aktörleri bazen sert demeçlerle krize yol açar. Kimi zaman da kaos ortamının getirdiği gerginlikle ortaya acı tablolar çıkar. İşte bunlardan en önemlisi, 17 Eylül 1967 tarihinde Kayseri'de oynanan Kayserispor - Sivasspor maçında yaşananlardı. Bir futbol sahasında yaşanmaması gereken olayların önüne geçilememiş ve çok sayıda insan ne yazık ki hayatını kaybetmişti.

Bu olumsuzluklardan kurtulmak için çare arayan dönemin Futbol Federasyonu, tüm takımların katılımıyla bir toplantı düzenler. Toplantıya, Orduspor'u temsilen federasyon temsilcisi Ali Ataoğlu ve kulüp başkanı İbrahim Köksal katılır. Her kulüp temsilcisi kendince görüşlerini dile getirir toplantıda. Kimi yöneticiler güvenlik önlemlerinden bahseder, kimileri de ceza sistemine eleştiri getirir. Sıra, Orduspor temsilcilerinin görüşlerinin alınmasına gelmektedir ancak, İbrahim Köksal’ın bir sıkıntısı vardır. Hemen yanı başında oturan Ali Ataoğlu'nun kulağına fısıldar.                                                                                                                                                                                            "Bizim anlatmayı düşündüğümüz her şeyi diğer kulüp yöneticileri zaten anlattılar. Biz ne anlatacağız ki ? " Ali Ataoğlu'nun da durumu İbrahim Köksal'dan pek farklı değildir. “Haklısın" der. "Cebimde tribünlerdeki seyircileri gösteren iki fotoğraftan başka bir şey kalmadı ki anlatacağımız" diye ekler. Fotoğrafları eline alan Köksal, kıvrak zekâsıyla ve heyecanla başlar konuşmaya. “Bakın! Bu işi hiç bir şekilde çözemezsiniz. Bizim yaptığımız gibi bu hanımları tribünlere getirebiliyorsanız ne âlâ. Sahamızda olay çıkmamasının gerekçesi bu fotoğraflarda rahatlıkla görülmektedir.

Çünkü Ordu'da futbol erkeklerin olduğu kadar kadınların da yoğun ilgisini çekmektedir ve hanımların olduğu ortamlar kavgadan-anarşiden uzak ortamlardır" diyerek fotoğrafları federasyon yetkililerine verir. İbrahim Köksal'ın ortaya attığı görüş ise toplantıda genel kabul görür ve diğer kulüplerden de -tıpkı Orduspor'un yaptığı gibi- kadınların tribünlere çekmesi için zemin oluşturması istenir…” Bu vesileyle İbrahim Köksal, Ali Ataoğlu, Mustafa Furtun, Niyazi Yener, Halit Gürsoy gibi Orduspor’a hizmet etmiş tüm büyüklerimize, sporcularımıza ve emekçilere  bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun…

KAYNAK: Reşat Güngör “40 yıldır Mor Beyaz “  kitabı, Köroğlu yayınevi, 2007-Ankara


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
52 ORDUSPOR’DA HEDEF ŞAMPİYONLUKÖnceki Haber

52 ORDUSPOR’DA HEDEF ŞAMPİYONLUK

EMEĞİ TÜCCARA HEDİYE ETMEM İSTENİYOR!Sonraki Haber

EMEĞİ TÜCCARA HEDİYE ETMEM İSTENİYOR!

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar