Ordu'nun Unutulmaz Mekanları

Kaldığı Yerden Devam....

Emrullah Çelik
Emrullah Çelik Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

AKYAZI HALK PLAJ TESİSLERİ

Gazeteci Tuncer Engin’in çocukluk yıllarından itibaren müziğe oldukça çok merakı vardı. Gençlik yıllarında Ordu’nun ilk Show orkestrası olan “Karıncalar” gurubunda ilk önce bateri çalarak müziğe başlayan ve daha sonra Frekanslarda solo gitarla yoluna devam eden Tuncer Engin anılarında o günleri şöyle yazmıştı:

“1965 yılında Zaferi Milli Mahallesindeki İsmet paşa Ortaokulu'nda okurken Ankara'da Üniversitede okuyan ablamdan bir İspanyol gitar istedim. O yıllarda okulun Trampet takımının başkanıydım. Hamdi Ataoğlu da Boru takımının başındaydı. Okulumuzu bayramda tören alanına götürürken alışılmışın dışında tempolu ritimIi parçalar çalardık.

Yaz tatilinin başında okullar tatile girdiğinde ve Ankara'dan Eko marka İspanyol gitarım geldiğinde havalara uçtum sanki. O yıllarda gitarımdan kendi kendime mandolin tarzında sesler çıkararak bir şeyler çalmaya çalışıyordum. Liseli yıllarda Ordu'ya ilk tek manyetik kasalı elektrogitarı getiren ise İstanbul'dan Ordu Lisesi’ne dolayısıyla amcası rahmetli Diş Doktoru Muzaffer Altınel’in yayına okumaya gelen İrfan Altınel'dir.

Ordu'nun Unutulmaz Mekanları

Yıllar sonra 1979 yılında Erovizyon şarkı yarışması Türkiye elemelerinde ikinci gelen şarkının söz yazarı olmuştur. Kuzenleri Korkut Erbuğ-Haluk Hilmi Altınel, İrfan Altınel'in söz yazarlığını yaptığı "Bir Gün" parçası Onno Tunç'un bestesiyle ile Güney Kore Seul'de Türkiye adına yarışmıştır.

İrfan Altınel'le arkadaşlığımız ve birlikte müzik çalışmalarımız sonrası Ordu'da kurduğumuz İlk Show orkestrası Karıncalar'da solist ve Ritim Gitarda İrfan Altınel, Solo gitarda Şevki Ustaoğlu, Basgitarda Sedat Erdoğan, Bateri'de Tuncer Engin'in yaptığı gurubumuzun Bayan Solisti ise dört lisanla yabancı şarkı söyleyen Ayşegül Felek oldu.

Şevki'nin Samsun’a tayin olması sonrası Gurubun adını Frekans'lar olarak değiştirdik. Grupta davulu Ahmet Yeşiltepe'ye bıraktım. Bu kez Elektrogitarla ve diğer arkadaşlarımla Ordu Musiki Derneği ile birlikte Frekanslar olarak halen bizim yaş gurubunun unutamadığı parçalarla Hafif Batı Müziği Show konserlerimize devam ettik. Günün Hit Parçaları ile yaptığımız Müziği özellikle gençler o yıllarda çok beğeniyorlardı. Müzik yaptığımız salonlarda her yaşla insana hitap ediyor ve alkış alıyorduk.

Uzun yıllar süren Frekanslar Show Grubu'ndaki son değişikliğimizi Davulda Doğan Akdeniz, Bas Gitarda Atilla Şimşek, Solo gitarda Tuncer Engin, ritim Gitarda Tuncay Yılmaz, Klavye Org'da Suavi Usluca ile birlikte yaparak Ordulu gençliğimiz ile en güzel müzikli yıllarımızı yaşadık.”

Ordu eski  Belediye Başkanı Veysel Akgün’ün zamanında Akyazı mahallesi Plaj mevkiinde Moteller soyunma kabinleri açık plaj lokantası bulunan  güzel bir halk plajı tesis etmişlerdi. Kadınların ve erkeklerin  gençlerin ayırım yapmadan mayo ve bikinileri ile  denize girdikleri bu plaj tesislerinden bütün Ordu halkı  yaz boyunca  birlikte istifade edip, eğleniyordu. Belediye Halk Plajında 15 gün aralıklarla kiraya verilen motellere özellikle aileler yerleşip, yaz boyunca motellerinden ve denizden istifade ederlerdi. O yıllarda Ordu’da eğlence dünyasında müzik yapan Frekanslar  adlı Hafif batı müziği orkestrası  müzik yapıyor insanlar da eğleniyorlardı.

1970 li senelerde  Ordu Belediye başkanı rahmetli Veysel Akgün bu gurubun elemanlarından Tuncer Engin ve Atilla Şimşek’le makamında görüşüp Akyazı’da ki bu plaj tesisinin lokanta ve diskosunda insanların eğlenmeleri için müzikli sosyal aktiviteler, geceler yapılmasını istemiş, plaj tesisinin disko ve lokantasını ücretsiz olarak Frekanslar orkestrasına vermişti. Orkestrada müzik yapan Tuncer Engin yaşadıkları o günleri gazetedeki anılarında özetle şöyle kaleme almıştı:

“…Çarşamba geceleri gençlere Disko Cumartesi geceleri Ordu’lulara Canlı müzik ile aile geceleri yapar dans eden insanları  gecenin geç saatlerine kadar eğlendirirdik. Bu müzikli aile yaz  gecelerine çoğu zaman  Ordu Valisi Ali Rıza Aydos, Ordu Belediye Başkanı Veysel Akgün Ordu’nun ileri gelen aileleri eşleri ile katılırlardı. Ayrıca Ordu’lular  eşleri ve misafirleri ile gelir müzikli ve  yemekli gecelerin ilerleyen saatlerine kadar  eğlenirlerdi. Ordu Belediye Halk Plajı tesisleri yaz gecelerinin özel saygın  eğlence yerlerinden birisiydi. Çevre ilçelerden de aileler bu müzikli  gecelere katılırlardı.

Gündüzleri ise Belediye Halk Plajına gelen insanlar  discokeyimiz rahmetli Nizamettin Çelebi’nin günün Hit plaklarından seçtiği Müzik yayını eşliğinde güneş altında insanlar  kumda ve  denizde eğlenmenin, denize girmenin zevkini çıkartırlardı... Yaklaşık yarım asır önceleri Belediye Halk plajında  Bay Bayan insanlar yazları  denizin ve güneşin zevkini ve birlikte eğlenmenin denizden istifade etmenin mutluluğunu yaşarlardı. Ordu Belediye halk Plajında rahatsızlık veren hiçbir kırıcı  olay olmamış insanlar birbirlerine daima saygılı olmuşlardı…”

 AYIŞIĞI RESTORAN

Ordu Belediye Başkanı Rahmetli Kazım Türkmen’in görev yaptığı 90’lı yıllarda  Ordu’nun yerli ve yabancı Turizm alanındaki  hizmetlerine katkı sağlayacak alt yapı projeleri ve turistik tesisler tek tek devreye alınıyordu. Bu projelerden birisi de Ordu sahilindeki  kumsal  kıyıları üzerine turizm amaçlı iki adet turistik  tesis  yaptırma kararı alınmıştı… 

Mimar Öner Tokcan tarafından titizlikle hazırlanmış olan bu tesislerin projesi çevreyle uyumlu, ana yol kotu altında kalan, gözü tırmalamayan derinlikteydi.  Sahile yapılan bu turistik hizmet binalarının  üst kısımları da halka açık  çay bahçeleri alt kısımların da sosyal tesis işletmeleri olacaktı. Batı tarafındaki bina yapılınca  “Kumsal Restoran “ olarak uzun yıllar turizme hizmet verecekti.

Doğu yöndeki bina ise  İstanbul’da başarılı işletmecilik  deneyimleri olan  bir kişiye  verilmişti… Bu kişi Enis Ayar’dı. Peki, bu Enis Ayar kimdi… Enis Ayar, çevresinde aydın,entel,babacan sıra dışı bir insan olarak tanınırdı. Karadeniz Sahil Yolu'na karşı çıkılan on bin kişilik protesto yürüyüşünden Boztepe’ye merdivenle çıkmaya kadar, Ordu'yla bütünleşmiş pek çok ilginç 'projenin' sahibi olan Enis Ayar, Ordu yaylalarını dünyaya tanıtmak için Vos-vos şenliklerinin de organizatörlüğünü yapmıştı.

Ordu'nun Unutulmaz Mekanları

Tam bir Ordu sevdalısı olan Enis Ayar, 68’li yıllarda bir dönem polislik macerası da vardı. 1976'da Türkiye’nin ilk lisanslı manken ve fotomodellerinden olan Enis ayar, televizyonların yeni yaptığı  yıllarda birçok reklam filmlerinde rol almıştı...1999 yerel seçimlerinde Ordu belediye başkan adayı da olan Enis Ayar’ın adına “Ordu’da bir Argonot” adlı bir belgesel çekilmişti.  2000 yıllarında  denizin doldurulmasıyla geçecek olan sahil yolu projesini protesto etmek amacıyla İstanbul Şile’den Ordu’ya kadar tam 34 gün durmadan yürümüştü ve sonuçta dediğini de yaptırtmıştı…

Enis Ayar, kişisel girişimleriyle Yason Kilisesini Vali Kemal Yazıcıoğlu’na restore ettirmiş ve yörenin turizme açılmasını sağlamıştı. Herkesin gülüp geçtiği bir dönemde Enis Ayar’ın Kurul Kayalıklarında arkeolojik bir kazı yapılması ve yörenin turizme kazandırması için verdiği sınırsız mücadele sonunda bugün her şey ortadaydı. Kurul kalesi kazılarından çıkan onlarca paha biçilmez antik tarihi eser, Enis Ayar’ın bu girişiminde ve mücadelesinde ne kadar uzak görüşlü ve ne kadar haklı olduğunun adeta ispatıdır… Yaşayan bir efsane olarak adlandırabileceğimiz Enis Ayar’ı biraz tanıdıktan sonra Ayışığı restoranın dramla biten hikayesine devam edelim…

Ayışığı restoran yapacağı  binayı boş bir şekilde devralan Enis Ayar tesisi ilginç bir biçimde dekore etmiş  ve sonunda düşündüğü şekilde restoran, kafe, bar tarzındaki örnek ve profesyonel bir işyeri açmıştı. Enis Ayar'ın organizesinde yapılan bu tesisin nostaljik bir köy evi havasındaki iç dekoruna herkes hayran olmuştu. Ordu  turizminde hemen bir farkındalık getiren "Ayışığı" zamanla Türkiye çapında da marka olmuştu. O yıllarda  gelen geçen turistlerin ve ünlülerin uğrak yeri olmuştu.

Zaman zaman insanların şaşkın bakışları arasında  Ayışığının yanındaki  kumsallardan turistler  ve gençler denize girmişler, kumlar üzerinde güneşlenmeye bile başlamışlardı…Her akşam Ayışığı'nda bir Piyanist konuklara müzik ziyafeti veriyordu. Nostaljik eski görüntülü Ordu Ayışığı'nda ayrıca  ilginç bir cep sineması bile vardı. Bu cep sinemasının bir özelliği de vardı…

Eğer canınız Ayışığı cep sinemasına gitmek isterse gişe görevlisinin “Kimin koltuğunu istersiniz, Ayhan Işık’ın mı, Belgin Doruk’un mu yoksa Yılmaz Güney’in mi?” sorusu ile karşı karşıya kalıyordunuz. Ordu’lu turizmci Enis Ayar’ın Ordu’da açtığı ilk cep sinemasında bulunan 38 koltuğun arkasına numara yerine hayatını kaybetmiş eski sanatçıların isimlerini verilmişti.

Sinema severler tarafından da büyük beğeni kazanan ve sanatçılara vefa ve saygı  göstergesi olarak değerlendirilen bu orijinal fikrin babası Enis Ayar bir ara sanatçıların adlarını taşıyan biletler bile bastırmıştı…

Ordu’lular Ayışığında bir yandan cep sineması keyfi yaşarken bir yandan da  Karadeniz’in köpüklü dalgalarının sesini dinlerlerdi. İsteyende öbür yanda kuzinenin odun ateşinde ısınırdı.  Restoran bölümünde Ordu usulü yöresel yemekleri tatmaktan ve otantik ortamda bulunmaktan konuklar daima mutlu olurlardı. 
Geleceği  turizmde gören Ordulular  için Ayışığı tesisleri önemli bir kazanç olmuştu. Yazın yerli yabancı turistlere ve Ordu’lulara unutulmaz güzel günler, güzel geceler geçirten bu tesis, kışın zaman zaman azgın Karadeniz dalgalara daha fazla dayanamamıştı. Enis Ayar tesisin  dış camlarına “ Dalgalar Giremez” diye levha  yazdıysa  da iki üç sefer dev dalgaların hışmına uğramıştı.
Enis ayar, karayolu ve deniz seviyesinin altında olan tesisini  dalgalarla  gelen kumlardan kurtaramadığı Cep sinemasını kapatmak, sonrasında tesiste önemli tadilatlar yapmak zorunda kalmıştı.

2007 senesinde Ordu Belediyesi tarafından anlamsız bir şekilde Ayışığı restoranının yıkım kararı çıkması sonucunda  Ordu’lular, turizmciler bu işe şaşmışlardı.  Uzun tartışmalar sonunda Belediyenin dediği olmuş, yılların marka tesisi bir gecede yerle bir edilmişti.  Enis Ayar, bu yıkıma tepki olarak dostlarına verdiği özel kartvizitinde  “  Meyhanesiz meyhaneci” diye yazmıştı.  Ama asıl kaybeden  Ordu turizmi olmuştu.

Enis Ayar’ın bir zamanlar  Ordu’ya inanılmaz dostluklar kazandırdığı Ayışığı turistik tesislerinin bir de unutulmaz anı defteri vardı. Şimdi Ayışığı Turistik tesislerine uğrayıp konuk olan ünlü misafirlerin anı defterine yazdıkları bazı çarpıcı cümleleri özetle paylaşalım…

Rahmetli Sanayici Ünal Sağra “ Sevgili ve İnatçı Enis, burada senin  ne işin var. Tabiî ki Ordu için büyük bir kazançsın. Ancak ben sana buraya gelme dedim ve geldin bunu bir şeyle açıklamak mümkün, Filler yaşlanınca doğduğu yere dönermiş. Ünal Sağra…”                                                                                    “ İnancı olan kuş, Yeraltında uçarmış, Ayışığı bana göre yansıyan bir Karadeniz sevgisi Ordu Sevdası… Yaşasın Onurlu, tutarlı, insanca yaşamayı sevenler. Sunduklarına özellikle teşekkür ederek dostça selamlıyoruz. 20 Eylül 1993   Suavi” 

“Ordu Sevdiğim bir vatan köşesi… Sevgili Enis’in Ayışığı ile güzel Ordu’muzun  daha bir güzelleştiğini gördüm. En iyi dileklerimle ve eskimeyen dostlukla 21.7.1994 Halit Kıvanç “Ayışığını yakalayan ve onun aydınlığında Ordu’ya özel bir ışık tutan Enis Ayar’ın Ordu’nun bugünlerindeki güzelliğinde önemli bir payı var.29.1.1995  Mete Akyol” “Deniz dalgalarının sesi, şarkılar,türküler ve Ayışığı Ordu’ya her gelişimde bu hoş mekana uğramadan edemiyorum. Ayışığı hayatımda hoş anılarla dolu bir sayfa oldu. Tarkan” “Ayışığı, Ordu’da karşılaştığım çok güzel bir sürpriz oldu. Ortam, yemekler, müzik… Her şey çok güzel çok değişik ve etkileyiciydi. Alışılmış çevreye alışılmamış güzellikler katan, sıra dışı, çizgi dışı düşünce yeteneğine sahip Enis Ayar’ı candan kutluyorum. 7.7.1996 Taner Kışlalı Güzel bir Ordu akşamındayız. Dostların, güzel insanların arasındayız. Kıyıda kayalar, denizde dalgalar...” Ayışığı”ında insanlardan oluşmuş halkalar… Kurduğumuz dostluklar tarifsiz özel mi özel… Şu sorunun yanıtını arıyoruz. Yaşam niye bu kadar güzel… Güzel bir türküdür “Ordu’nun dereleri… Aksa yukarı aksa… İkinci bölümünü bu gün uyarladım; “ değişmem bu günü hiçbir şeyle... Cennet ayağa kalksa...” Kurul kayaları inat edip, bize kendisinden başka bir şey göstermemek için, sis bağladı… Bu satırları yazan Mustafa Balbay öteki güzellikleri  kendisine bırakıp sözü bağladı… 7.12.1996  Mustafa Balbay  “Güzel Dost Enis Ayar, Ordu’daki güzel insanları ve doğayı bize tanıttın. Çok mutluyuz, çok teşekkür ederiz. Geçte olsa bir dostluğun başlangıcı… Seni seviyoruz… Moğollar, Cahit Berkay… Engin Yörükoğlu…Taner Öngür…” 

 “Gönlünün zenginliğini yaşadığı çevreye yansıtması becerisine sahip özel- kıymetli- sevgili kardeşimiz Enis Ayar’ın meclisinde geçirilen güzel bir gecenin anısına.19.9.1999, Ertuğrul Günay... A. Hamdi Ataoğlu... Tuncer Engin…”                                                                                                                                 

 “Yıllardan buyana ilk kez, kıyı kuşağındaki topluma açık tutulması için yapı yasağı bulunması gereken bir yerdeki binaya içimde en ufak bir kızgınlık geçmedi… Tam tersine Ayışığı’nı öylesine sevdik ki adeta dünyanın en doğru, en yasal, en meşru binası gibi… Aşk olsun Enis Ayar, bizi ilkelerimizden de uzaklaştıracak kadar kendine bağladın… Oktay Ekinci “Bugünü ve özellikle bu geceyi anlatacak söz var mı bilmiyorum. Asla unutamayacağım lezzette bir gece geçirdik. Dostlar, yemekler ve müzik ve atmosfer. Sevgili Enis Beye ve geceyi onunla birlikte yaşatan tüm dostlara çok teşekkürler. 12.4.2002 Nesrin Naz… Erkan Mumcu  “                                 

Ve sonrası… Kocaman bir tesisi yıkıp kumlara gömdük, egolarımıza ve kaprislerimize rehin verdik… Bir zamanlar Ordu’dan gelip geçen herkesin hayranlıkla sevgi ve saygı duyduğu bu amiral gemisini hep birlikte batırdık… Şimdi gelip geçenleri ağırlayacağımız yerli bir turistik tesisi arayıp bulamıyoruz… Sonuçta kaybeden Enis Ayar değil, Ordu turizmi oldu…

Devam Edecek

Hazırlayan H.Naim Güney

Ekli Dosyalar

15 Nis 2024 - 20:30 - Tarih & Araştırma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.