Ordu
DOLAR13.5908
EURO15.4644
ALTIN793.84
reader

BU ‘ONUR’LU BİR EYLEMİN HİKAYESİ

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
BU ‘ONUR’LU BİR EYLEMİN HİKAYESİ
Abone ol
Fatsa’da siyanür kullanılarak altın çıkarılmasına tepki olarak Onur Güngör tarafından başlatılan çıplak ayakla 25 dakika kitap okuma eylemi 365 gün sonunda tamamlandı. Aslında 17 Eylül 2020’de başlayan eylem korona süresindeki sokağa çıkma yasakları dışında her gün uygulandı. Yani eylem başlayalı 1 yıldan fazla zaman oldu. Bu arada sınırları da aştı. Türkiye’deki pek çok ilen yanı sıra Fransa’da Gürcistan’da Ordulular çıplak ayakla kitap okudu. Biz de Onur Güngör’le Ordu tarihinin en uzun eylemi olarak kayıtlara geçen eylemi hakkında bir röportaj gerçekleştirdik. İşte o röportaj:

Soru: Dile kolay tam 365 günlük bir eyleme imza attınız…    

 

 

Eylem 365 gün oldu bitti. Tabi korona salgını sebebiyle sokağa çıkma yasakları uygulandığında eylemi yapamamıştık. Aslında biz bu eyleme başlayalı 1 yıldan daha uzun bir zaman oldu. Tam olarak17 Eylül 2020 tarihinde köpeğim Admin’le başlamıştık.  Biz eylemimizi mahkeme kararlarına istinaden bitirdik. Yani 1 yıl olduğu için bitirmedik. Samsun Bölge İdare Mahkemesi kesin bir karara varana kadar maden ocağının tüm faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdi. Bizim de amacımız buydu. Bu amaca ulaştığımız için siyanür kullanılarak altın çıkarılmasına tepki olarak başlattığımız çıplak ayakla 25 dakika kitap okuma eylemimiz bitirdik.

 

Soru: Soru: Kaç kitap okumuşsunuzdur? 

 

Ben normal zamanlarda da kitap okuyan biriyim. Sadece bu eylem sırasında kitap okuyan biri değilim. O sebeple kaç kitap okuduğumu söylemem biraz zor. Ancak günde 30 sayfa eylem sırasında kitap okudum. Buradan şunu söyleyebilirim ki 10950 sayfa kitap okudum. Ortalama bir kitap 300-350 sayfa olsa ki elbette daha fazla ve daha az olanları da var buradan bir sayıya varılabilir.

 

Soru: Biz yerel tarih araştırmacısı Naim Güney’e sorduk bu Ordu tarihinin en uzun eylemi olmuş… 

Bunu bilmiyorum ama öyleyse de şayet gayet de güzel olmuş. Bu eylem devam da edebilirdi ama mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdiği için eylemi durdurdum. Çünkü mahkeme kararına rağmen devam ettirmemiz mahkeme kararına karşı bir saygısızlık olurdu. Bunu böyle algıladığım için eylemi bitirme kararı aldım.

 

Soru: Ama o mahkeme kararı uygulanmadı… 

Bu da Ordu Valisinden başlayarak devlet görevlilerinin inisiyatifinde olan bir şey. Bu ayrı bir eylem konusu. Bu eylemi maden sahasında yapmamız gerekiyor. Bu bana göre ayıp bir durumdur. Yani mahkeme kararının uygulanmaması…

 

Soru: Bu duruma bir tepkiniz olacak mı? 

Bir eylem düşüncemiz var. Çünkü biz maden sahasına çıktığımız zaman çalışma yapmıyorlar. Biz olduğumuz zaman kaçıyorlar. Yaptıkları çalışmaların fotoğraflanmasından çekiniyorlar. O yüzden orada bir çadır kurarak onları sürekli gözlemleyebileceğimiz bir eylem yapmak istiyoruz.                      

              

Soru: Yine tek seferlik bir eylem olmayacak galiba… 

 

Evet bu da eğer mahkeme kararlarını uygulamazlarsa tek seferlik değil seri halinde bir eylem olacak. Biz şu an 29 Kasım’da yapılan mahkemenin kararını bekliyoruz. Bu Ordu’da yapıldı. Henüz o karar elimize gelmedi. Buna göre bir eylem kararımızı şekillendireceğiz. Bu eylem meydan da olmayacak sahada olacak.    

 

 

YENİ BİR EYLEM KARARIMIZ VAR

Soru: Ordu Valisine ve diğer yetkilere söylemek istediğiniz bir şey var mı?       

Hukuk kararlarını uygulamayan bir otorite zaten otoritesizliktir. O yüzden onların bir otoritesi olmadığı kanaatindeyiz. Hepsi bizi aşıyor diyorlar. Bizi aşıyorsa mahkeme kararlarını da uygulayamıyorlarsa hepsi bu konuda acizler demektir. Aciz olanlardan çok şey bekleyemezsiniz ki… Bunu da böyle yazabilirsiniz.

Otorite acz içinde. Maden neye istinaden çalışıyor bize açıklama yapmıyorlar. Biz ya da jandarma sahaya gittiği zaman çalışma kesiliyor, biz ya da jandarma geldiği zaman çalışmaya devam ediyorlar. Kaymakama gidiyoruz beni aşıyor diyor oraya gidiyoruz bizi aşıyor diyor buraya gidiyoruz bizi aşıyor diyor. Nasıl bir aşama ise anlayamadık.               

 

Soru: Peki mahkeme kararının uygulanmamasına şaşırdınız mı?    

Şaşırmadık çünkü resmi otoritenin yaptığı her işe yapacağı maddi bağışla aşacağına inanan bir kitle var karşımızda. Yani milyar dolarlarla oynayan bir kitle var. O yüzden para ile birçok şeyi çözebileceğini zannediyor. Ama halk direniyor. Para ile her şeyi çözemeyeceklerini görecekler… En azından Fatsa’da bu bilinç oluştu. Muhtarlar artık bu amaçla gelen insanları sahalarına sokmuyorlar. Gelen insanlara halk müdahale ediyor. Bu bilinç oluştu artık. En azından bundan sonraki sahalarda hiçbir şey bu kadar kolay olmayacak.

 

 

Soru: Bu maddi bağış kısmını açabilir miyiz?

 

Yani okul yaptırıyor, Ramazan kolisi dağıtıyor farklı farklı vakıflara bağış yaptırıyor. Bu gibi durumlar oluyor.       

  

Soru: Peki size ahlaksız bir teklif oldu mu?

Yok olmadı. Sadece görüşme isteği oldu. Ben bunu kabul etmedim. ‘Görüşmek istiyorsanız meydana gelin konuşalım’ dedim. Benim kapalı kapılar ardında konuşacak bir şeyim yok.

 

Soru: Yakın çevrenizden olumlu olumsuz ne gibi tepkiler geldi?           

İnsanlar korkuyor tabi. ‘Bu insanlar trilyonluk adamlar uğraşılmaz’ ya da ‘içerisi soğuktur’ gibi korkularını gösteren tepkiler aldım tabi. Ancak biz çevre ile ilgili eylem yaptığımız için geri adım atmadık.      

 

İNSANLIK GÖREVİMİN BİR PARÇASIYDI

Soru: Bu 365 gün içinde en unutamadığınız anı bizimle paylaşabilir misiniz?  

Şu var diyebileceğim tek bir konu yok ama 200. günde muhteşem bir kalabalık vardı. Benim için en özel günlerden birisiydi. Çünkü Ordu’dan da ciddi anlamda bir kalabalık vardı. İnsanların bu işe sahip çıktığını gördüm. Benim için en unutulmazı 200. gündü.

Soru: Peki arkaya baktığınızda ne diyorsunuz değdi ya da değmedi gibi…  

Kesinlikle değdi. Çünkü şu an yaptığımız bu röportaj bile siyanür ve suyun ağır metaller ile zehirlenmesi olayını gündeme taşıyor. Zaten amacımız bunu gündeme taşıyabilmekti.

Soru: Peki eylemden önceki Onur Güngör ile sonraki Onur Güngör arasında nasıl bir fark var?  

Ben daha önce de birçok olaya çeşitli tepkiler koydum. Tepkisiz bir kişi değildim. Ancak madenle ilgili pandemiyle (salgın) birlikte çaresiz kalmıştık. O çaresizliğe bir çareydi aslında bu. Çünkü pandemi (salgın) yasaklarından dolayı hiç bir şekilde tepki koyamıyorduk. İnsanlar bir araya gelemiyordu. Madenin de çok rahat çalışma imkanı oluyordu.  Bu eylemle birlikte bu konuda bir şeyler yaptığımız kanısındayım. O rahatlık içerisindeyim.

Kendi iç dünyamda bunu insanlık görevimim bir parçası olarak görüyorum. Benim için eylemden önce ya da sonra diye bir tatmin yok. Ben yarın da başka konularda başka eylemlerde bulunabilirim. Çünkü bu insanlık görevimin bir parçası.

Soru: Eylem başlarken 1 yıl sürer gibi bir düşünce var mıydı?  

Başlarken ÇED raporu reddedilene kadar devam edeceğiz demiştim. Bu 1 yılda sürebilirdi 1 günde sürebilirdi 1 ayda daha fazla da sürebilirdi. Kafamda gün olarak ya da yıl olarak bir rakam yoktu.

Soru: Biliyorsunuz yakın zamanda Şebinkarahisar’daki maden ocağında havuz patladı. Bize size ne düşündürdü, neler çağrıştırdı?    

Aynı risk Fatsa’da da var. Aslında bu sizin için ayrı bir haber konusu da olabilir. AFAD Fatsa’nın Yukarıtepe Mahallesinde 20’den fazla evi heyelan riskine karşı mühürledi. Bu, bu ay içinde olan gelişme. İçerisinde ikametin olduğu 20 ev mühürlendi, şu an yaşama müsaade edilmiyor. Bundan yüzyıllar ya da binyıllar önce toprak kayması diye bir şey rapor edilmeyen yerde artık AFAD tarafından toprak kayması rapor ediliyor. Demek ki bu bölgede böyle bir risk oluşturmuş.  Bu risk madendeki patlamalardan olabilir. Sudere merkezli depremden olmuş olabilir.

 

Soru: İlginç ve sarsıcı bilgiler…  

Ama artık orası heyelan bölgesi. Yani madenin 1 kilometre çapı içeresindeki alanda heyelan dolayısıyla evler mühürlenebiliyorsa  o havuzlar da her an Şebinkarahisar’da olduğu gibi patlayabilir, kayabilir diye düşünüyorum. Bu olursa durum Şebinkarahisar’daki gibi olmaz çünkü o havzadaki su kaynakları şu an Fatsa’nın önemli bir bölümünün su havzası. O yüzden çok daha felaketlere yol açabileceği kanısındayım.

BİZ MADENCİLİĞE DEĞİL TALANA KARŞIYIZ

 

Soru: Peki Türkiye ne yapmalı tam olarak talebiniz nedir, tepkiniz neyedir?

Biz yer altı kaynaklarının kullanılmasına karşı değiliz. Burada topraktaki minerallerin ayrıştırması yapılıyor. Burada bir yer altı kaynağı söz konusu değil. Amerika’da ya da "dünyanın değişik yerlerinde su ile ayrıştırılabilen altın tanecikleri var. Bunlar yer altı kaynaklarıdır. Bu gramla ya da başta ölçüm sistemleriyle ayrıştırabiliyor. Fatsa’da topraktaki minerallerin ayrıştırılması kimyasallarla yapılıyor. Bu madencilik değil. Burada siyanür kullanılıyor bundan sonra sülfürik asit kullanılacak. Toprak çeşitli asitlerle ayrıştırılıyor. Bu her yerde yapılabilir. Bu miktarda altın Türkiye’nin her yerinde vardır.

 

Soru: Madenciliğe tepkimiz yok diyorsunuz…

Burada toprağın yapısı bozularak toprağın içindeki doğal mineraller alınıyor. Bu bir yer altı zenginliği değil. Burada telafi edilebilir bir durum yok. Örneğin orada 500 yıl daha imar olmayacak, gezemeyeceksiniz, piknik yapamayacaksınız, tarım yapamayacaksınız. 500 yıl boyunca orada o toprak öldü. Bu madencilik değil. Bu madencilik adı altında toprak talanı. Toprağı zehirleme, toprağın yapısını bozma. Başka hiçbir şey değil bu. Biz madenciliğe karşı değiliz. Örneğin Fatsa’da kil madenleri var. Kimse kil madenlerinden şikayetçi değil. Çünkü kil madeni alındıktan sonra toprak 5 yıl sonra 10 yıl sonra tekrar aynı konumuna gelebiliyor. Üstü yeşillenebiliyor, ağaçlar dikiyorsunuz tutuyor. Yani karşı olduğumuz madencilik değil talan…

 

 

Soru: Biraz daha açsak 

İnsanlar taş ocaklarından rahatsız. Zannediliyor ki orada yapılan kazma eylemine tepki var. Hayır değil. Kullanılan kimyasallara onun çevreye verdiği zarara tepki var. Bir de bu olayı madenciliği karşı gibi yansıtıyorlar. Hayır değil. O kadar mineral şu an benimle bu röportajı yaptığınız yerin altındaki toprakta da vardır. Belki de daha fazla vardır. Mesela Fatsa’da Dolunay’da Kerçburnu dediğimiz yerde altının gramı daha fazla. Ordu’nun tamamında var ama bu maden değil bu mineral. Mineralleri ayrıştırıyorsunuz. Böylece toprağı tamamen öldürüyorsunuz. Bunu yaparken de bir takım zehirli kimyasalları çevreye suya salıyorsunuz. Fatsa Doğa ve Çevre Derneğinin yaptırdığı su analizlerinde bu açıkça ortaya çıkıyor. OSKİ’nin raporuna göre bu su insani kullanıma uygun değil.

 

BU SADECE BİR AVUÇ DEVRİMCİNİN EYLEMİ DEĞİLDİ

 

Soru: Bizim sormadığımız sizin söylemek istedikleriniz neler olur?   

Benim bütün derdim bütün çabam ekolojik sistemin korunması üzerine. Yarın beni deniz dolgusuyla da görebilirsiniz, ortalığın tamamen beton yapılmasıyla da beni görebilirsiniz. Çünkü bunlar da ekolojik sisteme zarar veriyor. Yani beni eko-sistemine korunmasıyla ilgili tüm olaylarda görebilirsiniz. Derdimiz sadece maden değil.

Soru: Bunlar da ilginç…

Bir de şu var. Çevre mücadelesini bir kesim diğer mücadeleleri başka bir kesim veriyormuş gibi bir algı var. Aslında Fatsa’da meydanda biz bu algıyı da yıktık. Burada yelpazenin en sağından en soluna kadar insanlar meydandaydı.  Siyasi tercihi çok farklı farklı olan insanlardı. O yüzden bu eylemin bir siyasi tercih değil bir çevre ekoloji eylemi olduğunu belirtmek istiyorum.  Devrimciler bu işi yapıyor gibi bir şey lanse ediliyor ama ülkü ocakları başkanıyım, İYİ Partinin kurucusuyum. Hemen yanımda yeşiller solda olan insanlar vardı. Saadet Partisi’nden insanlar vardı. Derdimiz Fatsa’ydı, çevreydi, ekolojiydi. Bazıları çevrecileri bir avuç devrimcinin mücadelesi olarak görüyorlar bu öyle değil. Biz çevre sevgimizi Fatsa’ya ve gelecek nesillere olan borcumuz olarak görüyoruz.

 

ORDU VALİSİ YA DA ÇEVRE MÜDÜRÜ CEVAP VEREBİLİR Mİ?

 

Soru: Son sözünüzü alabilir miyiz? 

 

Bir pervasızlık var. Şuanda madenin çalışmaları devam ediyor. Ordu Valisi ya da Ordu Çevre ve Şehircilik Müdürü bu konuda bir cevap verebilirlerse biz de biz de bilgilendirilmiş oluruz. Bu maden ocağı mahkeme kararına rağmen nasıl ya da hangi gerekçe ile çalışmalarına devam edebiliyor? Bu sorunun cevabını merak ediyoruz. Mahkeme kararı niçin uygulanmıyor?       

 

Soru: Çok teşekkür ederiz…

Ben bu imkan için teşekkür ederim.  


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
DOLAR HAVUZUN DA TADINI KAÇIRDI  Önceki Haber

DOLAR HAVUZUN DA TADINI KAÇIRDI  

GÖBEĞİNDEKİ SİVİLCEYİ SIKTI ENGELLİ OLDU Sonraki Haber

GÖBEĞİNDEKİ SİVİLCEYİ SIKTI ENGELLİ OLDU...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar