Ordu
DOLAR9.5456
EURO11.1121
ALTIN550.21

BUHARALI HACI ŞAKİR’İN ORDU’YA GELİŞ SIRRI ÇÖZÜLDÜ

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
BUHARALI HACI ŞAKİR’İN ORDU’YA GELİŞ SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Abone ol

Altınordu Selimiye Mahallesinde bulunan ve kısa zaman önce Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek çevre düzenlemesi yapılan Buharalı Hacı Şakir’le ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Ordu’yla ilgili “Osmanlı Belgelerinde Ordu” ve “Ordu Tarihi Yazıları” adlı kitapları da bulunan ve daha önce Eskipazar Bayram Bey Cami vakıf belgesine ulaşıp tescillenmesine katkı sunan yine Altınordu Kaymakamlığı ve yanındaki binaların tarihçesini hazırlayan Osmanlı Arşivleri Uzmanı Adnan Yıldız tarafından bu defa araştırmacı-yazar Muzaffer Günay’ın kendisinden talebi üzerine yaptığı araştırmalarda Buharalı Hacı Şakir’le ilgili yeni belge ve bilgilere ulaşılmıştır.

Adnan Yıldız’ın bu konuda verdiği bilgiler şu şekildedir.

Buharalı Hacı Şakir bir Nakşibendi tarikatı şeyhidir. Buhara ise 1300’lü yıllarda Bahaeddin Nakşibend kaynaklı Nakşibendiye tarikatının doğduğu yerdir.  Bahaeddin Nakşibend’in halifelerinden olan Muhammed Parsa 1420 yılında gittiği hacda peygamberin kabrini ziyaret ettiği günün ertesinde vefat edip Medine’de defnedilmiştir.  Bu yüzden o yıllarda Hicaz vilayetine bağlı Medine sancağına gidip inzivaya çekilip ibadet etmek (mücaveret) Buhara kökenli Nakşibendiler için ayrıca bir önem taşımaktadır. Nitekim 1800’lü yıllarda Buharalı Şeyh Hacı Şerif, Buharalı Şeyh Mehmed, Buharalı Şeyh Necmeddin gibi birçok şeyhin bu amaçlarla Medine’ye gittiği görülmektedir.

Nitekim Buharalı Şeyh Hacı Şakir’in de mücavereten bir müddet Medine’de kaldığı ancak bir müddet sonra 1853-1856 Kırım Savaşı dolayısıyla cihat etmek amacıyla [manevi olarak] döndüğü ve tekrar dönüp orada şeyhlerinin yanında gömülmek için kendisine bir mezar yapılmasını istediği, devlet tarafından bu talebi kabul olunmayınca da Trabzon ve Erzurum tarafına geçtiği ve sonra Ordu’ya geldiği anlaşılmaktadır.

 14 Safer 1278  [21 Ağustos 1861] tarihli belgede Buharalı Hacı Şakir bizzat kendi adıyla yaptığı talebinde özet olarak şunları söylemektedir.

“Mücavereten bulunduğum Hicaz’dan geçmiş mesele [1853-1856 Kırım Harbi] dolayısıyla cihat için bu tarafa gelmiştim. Şimdi yine o tarafa gitmek arzusundayım. Medine’de bulunan kutsal topraklarda gömülü bulunan Nakşibendi tarikatının değerli hocalarından Hoca Muhammed Parsa hazretlerinin harap olmuş olan türbesinin onarılması ve artık yaşlandığımdan yanında benim için de bir mezar yapılması dileğimdir. Emir ve ferman padişahımız efendimizindir. El-Hac Şakir kulunuz.”

Belgenin günümüz harflerine çevirisi.

Dâʻî-i kemîneleri bi’l-mücâvire Hicaz cânib-i âlîsinde olup mesele-i zâile esnasında li-ecli’l-cihâd bu tarafa gelerek şimdi yine cânib-i âlî-i mezkûra azîmet etmek üzere olduğumdan Medine-i Münevvere’de kâin bukʻa-i şerîfede defin-i hâk-i ıtırnâk olan eʻizze-i hâcegân-ı Nakşibendiye’den Hâce Mehmed Parsa kuddise sırruhü’l-aʻlâ hazretlerinin türbe-i muʻattaralarının müşrif-i harâb olduğu mütebâdir-i hâtır-ı kemterî olmasına mebnî keyfiyet makâm-ı celîl-i Vekâlet-i Mutlaka’ya arz ve ifâde ile mahall-i âlî-i mezkûrda bulunan meʼmûrîn bendelerine emr ve işʻâr birle türbe-i mübâreke-i mezkûrenin taraf-ı bâhirü’ş-şeref-i cenâbı Hilâfet-penâhîden himmet ve inâyet buyurulduğu halde hâce-i müşârün-ileyh hazretlerinin ve belki bi’l-cümle hâcegân-ı Nakşibediye-i aliyyenin himem-i ulyâ-yı rûhâniyelerine mazhar olunacağında iştibâh olmadığının hasbeten lillâh arz ve ifâdesine ve dâʻîleri ise dahi sinn-i şeyhûhate resîde olduğumdan türbe-i mezkûre yanında dâʻîleri için dahi bir aded lahd inşâsı rica ve niyâzına ictisâr kılındı, ol bâbda emr u fermân hazret-i men lehü'l-emrindir.

Bende

El-Hâc Şakir dâʻîleri” [BOA, MVL 845/3]

Buharalı Hacı Şakir’in bu talebi üzerine yapılan diğer yazışmalar sonucunda yaklaşık bir yıl sonra 02 Muharrem 1279 [30 Haziran 1862] tarihinde  “Muhammed Parsa’nın türbesinin daha önce Medine’de bulunan hayır sahiplerince onarıldığı ayrıca Buharalı Şakir için orada bir mezar yapılmasının uygun olmadığı” bildirilmiştir. [BOA, A.MKT.UM 576/27]

Bu cevap üzerine çok kısa süre sonra Buharalı Hacı Şakir’in Trabzon ve Erzurum’a gitmek üzere yola çıkması üzerine Dahiliye Nezaretinden Trabzon Valisi Emin Paşa’ya 29 Muharrem 1279 [27 Temmuz 1862] tarihinde bir yazı yazılarak “işlerinde kendisine yardımcı olunması ve hürmette kusur edilmemesi” bildirilmiştir. [BOA, A.MKT.UM 586/32]

Belgelere göre Trabzon ve Erzurum’a giden Buharalı Hacı Şakir’in hangi tarihte Ordu’ya geldiği net değildir. Ancak oralarda fazla kalmadan Ordu’ya gelip Osmanpaşa Medresesinde ait olduğu Nakşibendi tarikatının yayılmasında öncülük edip talebeler yetiştirdiği muhtemeldir ki bu durum yerel kaynaklarca da desteklenmektedir.

1293 [1877] yılında vefat ettiği mezar taşında yer almaktadır.

Buharalı Şeyh Şakir’in türbesinin 1893 yılında dönemin Ordu kazası kaymakamı Mehmet Ali Bey tarafından onarıldığı ve ayrıca bir oda ilave edilerek tekke ve türbeye kadar şose bir yol yapıldığı yine belgelerde yer almaktadır. [BOA, DH.MKT 2062/29]

Bu durumda Buharalı Şeyh Hacı Şakir’in bu bilgiler ışığında özgeçmişinin şu şekilde özetlenmesi mümkündür.

“Aslen Buharalı olan Şeyh Hacı Şakir bir süre Medine’de inzivaya çekilip ibadet ettikten sonra 1853-1856 Kırım Savaşı dolayısıyla cihat etmek amacıyla geri dönmüştür. 1861 yılında devletten Medine’de bulunan Nakşibendi tarikatının önde gelenlerinden Muhammed Parsa’nın türbesinin tamir edilmesini ve yaşı ilerlediğinden dolayı kendisine de orada bir mezar yaptırılmasını talep etmiş ancak bu talebi kabul edilmemiştir. Bunun üzerine 1862 yılında Trabzon ve Erzurum’a gitmek üzere yola çıkmıştır. Dahiliye Nezaretinden dönemin Trabzon Valisi Emin Paşa’ya kendisine yardımcı olunması ve saygıda kusur edilmemesi yönünde yazı yazılmıştır. Bir müddet sonra Ordu’ya gelerek Osmanpaşa Medresesinde ikamet ederek tasavvuf ve ibadetle meşgul olup müritlerini yetiştirmiştir. Hicri 1293 [1877] yılında vefat etmiştir. Türbesi 1893 yılında Ordu Kaymakamı Mehmet Ali Bey tarafından onarılmış ve ek bir oda eklenerek ayrıca yolu yapılmıştır. Türbe 2020 yılında Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler tarafından yeniden onartılarak çevre düzenlenmesi yapılmıştır.”

Sonuç olarak Buharalı Şeyh Şakir’in yukarıda belgeler ışığında verilen özgeçmişinin ve 1861 yılında devlete verdiği altında adı da olan talep yazısının ve çevirisinin türbeye konulmasının buraya daha değer katacaktır.

 

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
GÜVEN İSLAMOĞLU’NUN ORDU İZLENİMLERİÖnceki Haber

GÜVEN İSLAMOĞLU’NUN ORDU İZLENİMLERİ

YARAMAZI OBB KURTARDISonraki Haber

YARAMAZI OBB KURTARDI

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar