Ordu
DOLAR15.9117
EURO16.8376
ALTIN944.83
reader

EN BÜYÜK DERDİMİZ ARI GÖRMEYEN BAL(!)LAR!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
EN BÜYÜK DERDİMİZ ARI GÖRMEYEN BAL(!)LAR!
Abone ol
Ordulu Gezgin Arıcı Mustafa Yılmaz, “En büyük derdimiz ve problemimiz piyasada satılan hiç arı görmemiş ve arıcılarımızla hiç ilgisi olmayan tamamen merdiven altı üretimler olan, NBŞ'den yani nişasta bazlı şeker ya da glikoz ya da mısır şurubundan üretilen sıvıların piyasada ‘bal’ adı altında satılmasıdır.” dedi.

Gürgentepeli olan ve 3 kuşaktır arıcılık yağan bir aileden gelen Yılmaz, İyi Parti Grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi; Arıcılarımızın mesleki olarak bağlı olduğu Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığımızda kendine özgü bir daire başkanlığı bile yoktur. Bakanlığımızda arıcılık kanatlı hayvanlarla birlikte aynı daire görev alanında değerlendirilmektedir. Sektörümüzün çok büyük problemleri vardır ve bu problemleri biz arıcılar olarak, devletimizin yeterli desteği ve yardımı olmaksızın aşmamız mümkün değildir.

EN BÜYÜK DERDİMİZ NBŞ


En büyük derdimiz ve problemimiz piyasada satılan hiç arı görmemiş ve arıcılarımızla hiç ilgisi olmayan tamamen merdiven altı üretimler olan, NBŞ'den yani nişasta bazlı şeker ya da glikoz ya da mısır şurubundan üretilen sıvıların piyasada ‘bal’ adı altında satılmasıdır. Bala benzetilerek satılan, tüketilmesine vesile olunan bu maddeler teknik olarak zehir olarak sınıflandırılabilir. Bu ülkemiz için çok ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Ülkemizde denetimler çok çok yetersizdir.
 

 

TÜRK BALINA LEKE SÜRÜLÜYOR

Çağdaş, gelişmiş ülkeler de mısır şurubunun belli bir kotası vardır, hatta bazı ülkelerde satışları dahi yasaktır. Ama bizim ülkemiz bu konuda 3. dünya ülkesi konumunda olup, dünyada satılamayan mısır şuruplarının tamamı neredeyse Türkiye’mizde tatlandırıcı veya bal adıyla raflarda satılmaktadır. Hatta bu aymazlar bu bahse konu maddeleri yurt dışına ‘Türk balı’ adı altında ihraç etmeye çalışmakta, o ülkelerde yapılan analizler sonucu bal olmadığı ortaya çıkınca iade edilmekte ve gerçek Türk Balının ise dünya pazarında lekelenmesine neden olmaktadırlar. Devletimizin bu konuda gerekli tedbirleri ivedilikle alması gerekmektedir.

 

 

MECLİSTE BİLE SAHTE BAL
 

Arıcılarımızın, mısır şurubundan elde edilen bu ucuz zehirli maddeler ile rekabet etmesi imkansızdır. Eğer bu konuda devletimiz gerekli yasal düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmezse arıcılığımız yakın zamanda yok olmakla yüz yüze kalacaktır. Olayın vehametini ortaya koyması bakımından şu örneği tekrar hatırlatmakta fayda vardır. Konya Milletvekilimiz Fahrettin Yokuş’un bu çatı altında yaptığı basın toplantısında belirttiğine göre, Bakanlığın kriterlerine göre dahi sahte olarak nitelendirilen sıvılar bal adı altında TBMM kantininde dahi satılmakta idi.

 

 

TURİSTLERE DE SAHTE BAL


Ülkemiz de turizme hizmet vermekte olan otellerin neredeyse yüzde 95'i bu Bal adıyla satılan zehirle misafirlerimizi ağırlamaktadır. Bu hem ülkemiz turizmi açısından hem de arıcılığımız açısından çok büyük bir kayıptır. Nişasta bazlı şekere hiç beklemeksizin çağdaş ülkelerde uygulanan kotaların aynı oranda koyulması şarttır. Bu, gerek 84 milyonun sağlığı için şarttır, gerekse arıcılık mesleğinin yok olmaması için olmazsa olmazımızdır. Bizler devletimizden çözüm beklerken, sorunlarımıza çözüm üretme konusunda yetkili ve görevli olan Tarım Bakanımızdan yasal düzenlemeler konusunda bir çalışma görememekteyiz.

 

DESTEKLER ANLAMINI YİTİRDİ


Arıcılarımızın diğer sorunlarından biri ise verilen desteklerin piyasa gerçeklerinin yakınından dahi geçememesidir. Şöyle ki; Arılı Kovan Başı Destekleri 15 yıl önce yaklaşık 8 dolar iken bugün ise 1,5 dolar civarındadır.  Söz konusu bu desteklemeler güncel enflasyon oranları da dikkate alınarak tekrar güncellenmeli ve en az 100 TL’nin üzerinde olmalıdır. Ayrıca çiftçilerimize sağlanan mazot desteği ülkemizin bal üretiminin ana lokomotifi olan gezgin arıcılarımıza da sağlanmalıdır. İvedilikle mazot desteği hayata geçirilemezse bu baharda gezgin arıcılarımızın birçoğu nakliyelerini yapıp yaylalara göç edemeyecektir. Dünyada gelişmiş batı ülkelerinde arıcılara sağlanan polenizasyon desteğinin de ülkemiz arıcılığına sağlanmasını talep ediyoruz.

ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI YETKİNLİĞE KAVUŞTURULMALI

 

Kalite bakımında birinci, üretim potansiyelimiz bakımından dünyada ikinci olduğumuz arıcılık sektörü için, Tarım Bakanlığımız bünyesindeki tek enstitümüz olan Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü mutlaka uluslararası yetkinliğe ve etkinliğe kavuşturulmalıdır. Bal başta olmak üzere polen, propolis, arı sütü gibi arı ürünlerimiz mutlaka uluslararası geçerliliği olan standartlara kavuşturulmalıdır.”
 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
EN BÜYÜK DERDİMİZ ARI GÖRMEYEN BAL(!)LAR!Önceki Haber

EN BÜYÜK DERDİMİZ ARI GÖRMEYEN BAL(!)LAR...

FINDIKTA AR-GE ÇALIŞMALARINDA İŞBİRLİĞİ YAPILACAKSonraki Haber

FINDIKTA AR-GE ÇALIŞMALARINDA İŞBİRLİĞİ...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar