Ordu
DOLAR9.262
EURO10.7921
ALTIN526.39

 KADIN OLMANIN ZORLUĞU

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
 KADIN OLMANIN ZORLUĞU
Abone ol

Uzmanlara göre, Türkiye’de her üç kadından biri şiddete uğruyor.
Şiddet, "Kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren ve verebilecek olan, cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama ve dayak" olarak tarif ediliyor.
         Son yıllarda Türkiye’de kadına fiziksel şiddetin arttığı görülüyor. Namus ve töre adına işkence, öldürme, intihara zorlama oranı yüzde 25 artmış durumda...
Eğitimsiz kadının ekonomik özgürlüğü de olmuyor, yoksulluk ve geleneklerin ağır baskısı şiddet görmelerine yol açıyor.
 

Kötü gidiş, ancak sosyal gelişim ve ekonomik bağımsızlığın kazanmasıyla önlenir. Bunun da yolu okuldur, eğitimdir. Oysa günümüz Türkiye’sinde hálá kız çocuklarını okula göndermeyen on binlerce aile var. Acı olan durum bu!

        Resmi rakamlara göre sadece Türkiye’de 2011 Ocak- 2019 Ağustos tarihleri arasında 2636 kadın cinayeti işlendi. Birleşmiş Milletler’in yayınladığı rapora göre, 2017 yılında dünyada 87 bin kadın öldürüldü. Bu cinayetlerin yüzde 58’i kurbanların tanıdıkları tarafından işlendi. BM raporunda Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı bir rapora da atıfta bulunuluyor. Bu rapora göre sınırlı bir eğitim görmüş, çocukluğunda istismara uğramış, annesinin aile içi şiddete maruz kalmasına şahit olmuş, aşırı alkol tüketen, şiddet kullanılmasını normalleştiren davranışlar sergileyen ve kadınlar üzerinde hak görme anlayışına sahip erkeklerin şiddete başvurması çok daha büyük olasılık.

      Türkiye’ye gelecek olursak kadın cinayetleri konusunun henüz tam bir çözüme kavuşmamış olduğunu görüyoruz.  Fındıklı Sabancı Öğretmen Evinde görev yapan Gamze Pala, arkadaşlık teklifini reddettiği gerekçesiyle, Savaş Dalançıkar tarafından sırtından vurularak ve boğazı bıçakla kesilerek öldürüldü. Dalançıkar ifadesinde; ‘Gamze Pala’ya âşık olduğunu ancak aşkına karşılık bulamadığını, reddedilmeyi kabul edemediği için de öldürdüğünü’ söyledi. 

        11 Şubat 2015’te tecavüz girişimine direndiği için minibüste öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan cinayeti ülkede büyük öfke yarattı ve gösterilere yol açtı. Ordu’da da geçen yıl yaşadığımız korkunç bir cinayeti hatırlatmak isterim. Ordu Üniversitesi öğrencisi kızımız balerin Ceren Özdemir cezaevi firarisi tarafından evinin önünde vahşice bıçaklanarak öldürüldü. Bu olaylar ülkemizde olağan üstü tepkilere yol açtı ve kadın cinayetlerini bir kez daha gündeme taşıdı. Ancak cinayetler durmadı, durmuyor, devam ediyor. Artık sabırlar tükendi ve acilen bu vahşete son verecek politikalar ve kanunların çıkarılması şart oldu. Bu vahim durumun izleyicisi olmak istemiyoruz. Pandemi döneminde de kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor. İnsanın en güvenli olması gereken evinde dahi kadınlar şiddet görüyor.

        Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyaya şöyle seslendi:
“Barış sadece savaşın olmaması demek değildir.
Birçok kadın karantina altında, aslında en güvende olmaları gereken yerde şiddetle karşı karşıya: Kendi evlerinde!
Bugün dünya üzerindeki her bir ev için barış çağrısı yapıyorum. Tüm hükümetleri pandemi döneminde kadınların güvenliğini ilk sıraya koymaya çağırıyorum.”
    

 Avrupa’daki sığınma evlerinde nüfus kısa sürede yüzde 30 artmış. Türkiye’de de durumun çok ciddi olduğunu düşünmeden edemiyorum.
Evde kalma süresi uzadıkça kapalı kapıların ardında, dört duvar arasında dram giderek artacaktır da. Korona günlerinde herkes vaka sayısına, aşıyla ilgiyi gelişmelere kilitlenmişken binlerce dram görmezden gelinmemelidir.

       Ülkemizde kadının hak ettiği yerde olması için biz kadın sivil toplum örgütleri elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Kadınların ülkemizde eşit haklara sahip olmasını ve her bir bireyin kadına saygı duymasını ve kadınların erkeklerle eşit şartlarda çalışmasını ve yaşamasını istiyoruz. Bu konuda devletin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekir. Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin durdurulması için daha ağır cezaların verilmesi, eğitim sisteminde ve toplumda kadın erkek eşitliğini vurgulayan müfredatların ve politikaların yürürlüğe girmesi sağlanmalıdır.

Ünlü Yazar Goethe "Hiç kimse kollarında bir çocuk tutan anne kadar muhterem ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar, saygı değer değildir." der

Büyük Atatürk,  ‘’Dünya üzerinde gördüğünüz her güzel şey kadının eseridir.’’ der ve şöyle devam eder: ‘’Kadınları geri bırakılan toplum, geri kalmaya mahkumdur.’’

 Türk Kadını seçme ve seçilme hakkını Avrupa Ülkelerinden daha önce, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk sayesinde kazanmıştır. Biz kadınlar haklarımıza sahip çıkıp, toplumda hak ettiğimiz yere gelebilmek için mücadelemize devam edeceğiz.

Nermin ÖZEL ( Emekli Öğretmen )

Türk Kadınlar Birliği Ordu Şubesi

Yönetim Kurulu Üyesi


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
18 Yaşındaki Ordulu Gence İncil GönderildiÖnceki Haber

18 Yaşındaki Ordulu Gence İncil Gönderil...

Ordu Valisi Sonel’in 4940 Çocuğu Var…Sonraki Haber

Ordu Valisi Sonel’in 4940 Çocuğu Var…

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar