Ordu
DOLAR15.9719
EURO16.8081
ALTIN932.77
reader

NALAN TÜRKELİ ORDU’DA İMZA GÜNÜ DÜZENLEYECEK  

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
NALAN TÜRKELİ ORDU’DA İMZA GÜNÜ DÜZENLEYECEK  
Abone ol
Hemşehrimiz gazetemiz yazarı Nalan Türkeli, önümüzdeki Pazar günü Öğretmen Evinde Nobel’e başvurduğu Yaşamak Direnmektir isimli son eseri için imza günü düzenleyecek. Bu vesileyle İstanbul’da yaşayan ancak Ordu’ya gelen Türkeli’yle mini bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte o söyleşi:    

Soru: Hayat mücadelesi nasıl gidiyor?

Ben seyyar satıcıyım. Yaşamımı İstanbul’da seyyar satıcılıkla idame ettiriyorum. Sabah beş, beş buçuk gibi ayaktayım. Hale gidiyorum, alışverişimi yapıyorum. En az 2 saat hal’in içinde iyi mal veya ucuz mal bulmak için gezmek zorunda kalıyorum. Daha sonra eve geliyorum saat yedi, yedi buçuk oluyor. Kahvaltı vb. işlerimi bitirdikten sonra sekiz buçuk, dokuz gibi evden çıkıyorum.

Sürekli bir koşturma içindeyim. Bazen Zabıtalar ile yakalamaca oynuyorum bazen ise oradan oraya kaçarken içimde ürünlerin elimde kalacağı endişesi oluyor.

Yaşamım çok inişli çıkışlı. Bu arada da fırsat buldukça günlük gazetemi okuyarak gündemi takip etmeye çalışırım. Kalan zamanlarda kitap okumaya çalışırım. Aynı zamanda yazacak olduğum, oluşturacak olduğum yeni bir öykü için, notlar alıyorum. Yazmayı seviyorum çünkü, yazmak beni hayata bağlıyor. Benim için nefes almak gibi bir şey.

Yazmak insana yeniden bir ruh kazandırıyor. Yazarken insan belki de yeniden dünyaya geldiğini düşünüyor. Yazmayı seviyorum, beni hayata bağlayan en önemli unsurlardan biri diyebilirim.

Soru: Yazmış olduğunuz ‘Yaşamak Direnmektir’ kitabınıza tepkiler nasıl?

Yaşamak Direnmektir adlı kitabıma çok fazla olumlu tepkiler geldi. Kendi çapımda güzel bir okuyucu kitlesi oluşturdum. İnternet üzerinden 15-20 gün içerisinde bin adet kitap sattım. Facebook ve Twitter sayfalarında talepler üzerine paylaşım da yaptığım için güzel bir etkileşim aldım.

Bu kitabımı okuyanların, beni etiketleyip yorum yapmaları, telefon açmaları ve Nalan Hanım çok etkilendik demeleri beni gerçekten etkiledi. Özellikle kitabımda, birinci gözden yazmış olduğum “İçinde Kanserli Hücre” adlı hikâye insanları çok etkilemiş. Kalemimin çok güzel olduğunu ve kitabın akıcılığının çok iyi olduğu yönünde tepkiler aldım. Övgülere boğuldum diyebilirim. Bu da bana daha çok cesaret verdi. Etkileşim hala devam ediyor. Yeni etiketleyenler var, yine telefonlarla arayanlar var. Bunun çok güzel bir şey olduğunu söyleyebilirim.

Benim 4 yıl önceki bir hayalim vardı. Bunu sosyal medyada da paylaşmıştım. “Ben bir gün Nobel Edebiyat Ödülü Yarışmasına katılacam” hayali. İlk önce bu yarışmanın prosedürünü bilmiyordum. Araştırmalarım neticesinde bir yazarlar sendikasının sizi aday göstermesi gerektiğini öğrendim. Fakat bunu kimsenin yapmayacağını biliyordum. Nedeni ise, benim neticede amatör bir yazar olmamdı. Oraya gidip başvuru yapacağımda alacağım olumsuz tepkiyi biliyordum çünkü, sendikadakilerin çoğu akademisyen kimlikli yazarlar oluyor. Beni aday göstermeyeceklerini biliyordum. Bundan dolayı ben Nobel Edebiyat Ödülüne şahsi müracaat ettim. Adreslerini buldum ve şu anda iletiliyor diyor. Geri de gelebilir. Tabi ki Nobel Ödülünü bana vermeyeceklerinin de bilincindeyim. Orada bir fark yaratmak istedim.

Şöyle ki, bu Nobel Ödülü, Fen, Edebiyat ve Bilim dalında 1895 yılından bu yana verilen bir ödülmüş. Yani benim buradaki gayem, onların ezberlerini bozmak. Yıllardır bu yarışmaya katılmak için diplomatik bir ağ gerekiyor. O ağ olmadan ödüle aday olamıyorsun. Benim de bu yarışmaya katılmam için gereken diplomatik bir ağa imkânım olmadı. Bende bir şansımı deneyeyim dedim. Belki ezberleri bozulur, belki vazgeçerler. Ödülü bana verip, vermemeleri de önemli değil. Eğer şayet okuyacak olurlarsa kitabı içine bir de mektup bıraktım. A4 kağıdına kısa öz geçmişimi yazdım. Birazcık kendimden de bahsettim. Okurlar ise şundan çok eminim ki dikkatlerini çekecek bir kitap olacak. Amacım bu yarışmada dikkat çekerek okur kitlemi geliştirmek. Daha doğrusu kendimi evrensel boyutlara taşımak istiyorum. Bir yazarı mutlu eden nedir tabi ki kitabının okunmasıdır. Hedefimde bu var. Başaramaya bilirim ama bunu yapabilmek bile bence bir başarı olarak nitelendirilebilir diye düşünüyorum.

Kitabım şu anda Nobel Edebiyat Ödülüne doğru yol alıyor. 24-30 Temmuz arası teslim edilecek diyor dediğim gibi teslim edilmez ise bile kitabımın geri geleceğini tahmin ediyorum. Yurt dışı ile herhangi bir bağlantım olmadığı için bilemiyorum da. Tanıdığım gazeteci arkadaşlarım da söyledi, “paket teslim edilirse kesinlikle okunur” diyorlar. Orada öyle bir düzenin olduğu yönünde duyumlar da alıyorum. Hiçbir eserin orada yabana atılmadığını çevremdeki gazeteciler söylüyorlar.

Soru: Ordu’da bir imza günü düzenleyecek misiniz?

Evet öyle bir planım var. 08 Ağustos Pazar günü, saat 14:00’da Ordu Olay Gazetesinin imtiyaz sahibi Zeki Mesut Özel Bey ile benim memleketlim olarak bir imza günü düzenleyeceğiz. Öğretmenler Evi bahçesi içerisinde olacak. Programın içeriğinden bahsedersek, son kitabım olan “Yaşamak Direnmektir” adlı eserimi imzalayacağım.

Soru: Yeni Projeler var mı, var ise bahsedebilir misiniz?

Tabi ki var. Son çalışmış olduğum Yayın Yönetmenim beni sık sık arıyor. ‘Öykülerinizi oluşturun, ben size destek sağlayacağım’ diyor. Fakat, öykü yazmaya fazla zaman bulamıyorum. Yine de yazmaya çalışıyorum. Beklentilerim var. Kitabımın gün yüzüne biraz daha çıkması. Eğer ki benim 2-3 aylık geçimimi sağlayacak rakamı yakalayabilirsem oturup bir kitap daha veya yarım kalan öykülerimi tamamlayacağım vakti bununla beraber bulacağım. Ordu Gazetesinde de zaman zaman köşe yazarlığı yapıyorum. Makalelerim var yazıp orada paylaşıyorum.

Soru: Yazdığınız kitaplar kurgumu yoksa yaşanmışlık mı?

Eserlerimde kurgu kullanmadım ve kendi çapımda toplumu analiz etmeye çalışıyorum. Tamamen olaylar gerçektir. Gördüklerimden, yaşadıklarımdan ve hayatın tam merkezi noktasında olmamdan dolayı bir yaşanmışlık söz konusu oluyor ve bunu kitaplarıma aktarıyorum.

İnsanlarla sık sık diyalog halindeyim. Kavgalara şahit oluyorum, konuşmalara şahit oluyorum, müşterilerimin bazı paylaşımları oluyor. Bununla beraber benim gördüklerim falan derken bir şekilde insan hikayeleri, sokak hikayeleri oluşuyor.

Soru: Yazmaktan mutlu musunuz?

Yazarken çok mutlu oluyorum. Hem araştırıp hem okumak, yazmak beni hayata bağlayan en önemli unsurlardan birisi. Yazmak insana anlam katıyor, kimlik kazandırıyor. Çünkü, yazarken de bir yerlerde yanlış yapmamak için araştırıyorsunuz. Topluma doğru mesajlar vermek gerekiyor. O yüzden tabi ki çok mutluyum çünkü, paylaşım duygusu fazla olan bir insan olduğuma inanıyorum.

Soru: Eserlerinize insanlar nasıl ulaşabilir?

D&R mağazasından, internet üzerinden rahatlıkla ulaşılabiliyor.

Soru: Yaşama bakış açınız nedir, neden yazıyorsunuz?

Ben sosyal demokrat bir insanım aynı zamanda sol görüşlüyüm. Toplumsal sorumluluğu olan bir insanım. Tabi ki bunu yeterince farkına getiremediğimin de farkındayım. Yazdıklarımca yeterince ses getiremediğim de farkındayım. Eşitlikçi, adil, herkesin eşit olduğu, bir dünya düzeni istiyorum.

Soru: Eklemek İstedikleriniz neler?

Memleketim Ordu’ya geldim çok mutluyum. Benim köklerim burada. Burası da benim vatanım. İlk dünyaya geldiğim yer. Memleketimi çok seviyorum. Birçok konuda Çokta gelişmiş durumda. Ordu Olay Gazetesini okuyorum, çok güzel entelektüel yazılar var. Çok aydın insanlar var.

  •  

Bu imkanı verdiğiniz için ben çok teşekkür ederim.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
AYBASTI’DA ORMAN NÖBETİ Önceki Haber

AYBASTI’DA ORMAN NÖBETİ 

30 TL’NİN ALTI ÜRETİCİYİ GÜLDÜRMEZSonraki Haber

30 TL’NİN ALTI ÜRETİCİYİ GÜLDÜRMEZ

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar