Ordu
DOLAR15.8769
EURO16.8435
ALTIN942.55
reader

TÜNELDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
TÜNELDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!
Abone ol

Ordu Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi ve Aysan Fındık Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aydın, “Büyükşehir Belediye başkanımızın liderliğinde TMO temsilcileri, ihracatçı birlikleri, borsalar, ziraat odalarının kümelenerek yeni bir başlangıca kapı aralaması gerekiyor. Aksi takdirde esaret zincirini kıramayız. Eğer kümelenmezsen uluslararası sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin marabası oluruz. O bir bahçe makası, bir tırpan makinesi 5-10 boş çuvalla kölesi yapar sen de sanırsın ki ben artık onların adamıyım. Kendi ülkesinde 3,5-4 avroya fındık alırken senden 22-23 liraya alır, ne yapalım piyasa böyle der.” açıklamasında bulundu.

Aydın şu açıklamayı yaptı: Orta gelir tuzağı ekonomik literatürde; bir ülkede kişi başına düşen gelirin belirli bir seviyeyi aşamaması ya da o seviyelerden ileri gidememesi ve emsalleri dünyanın ürettiği refahtan giderek daha fazla pay alırken o ülkenin, gelişmeleri hayıflanarak izlemesi olarak tanımlanabilir. Tabi koruyup kayrılanlar hariç, Yunanistan gibi. Orta gelir tuzağını aşan ülkelere örnek mı istiyorsunuz, işte size Japonya, işte size Güney Kore, işte size Çin, AB ülkelerini saymıyorum bile. Peki Orta gelir tuzağına takılan ülke mi arıyorsunuz Türkiye desem yeterli mi.

 

İHRACAT REKORU KIRDIK DEMEK SORUNLARI ORTADAN KALDIRMAZ 

Orta gelir tuzağını sadece ekonomik sorunlar ile izah etmek sızı sağlıklı bir noktaya getirmez orta gelir tuzağı aynı zamanda üretim ve üretim teknolojileri ile de yakından hem de çok yakından ilintilidir. Örnek mi istiyorsunuz, sadece patates üreterek, daha fazla patates üreterek refahınızı artıramazsınız. Ürettiğiniz patatese bir değer katarsınız refah ve değeri elinizde çanta ülke ülke dolaşarak pazarlarsanız ortak refahtan payınızı artırarak alırsınız. Örnek mi istiyorsunuz sadece fındık üreterek, sadece daha fazla fındık üreterek zenginliğinize zenginlik katamazsınız, olduğunuz yerde patinaj yaparsınız, farkında bile olmazsınız. Sonra da donup biriniz biz dünyanın en şahane fındığını üretiyoruz dersiniz, diğerinizde biz ihracat rekoru kırdık der. Halbuki birinizin yaptığı refaha hazırlık diğerinin yaptığı da değer katanların kaynak transferidir.

Üretmek tabi ki de çok önemli ancak ürettiğinize bir değer katmıyorsanız ya da katamıyorsanız, değil orta gelir tuzağı, yeniden üretim kıskacından bile kurtulamazsınız.

 

ORDU FINDIĞA DEĞER KATAMADI

 Gelelim ilimiz özeline; yıllarca dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini biz üretiyoruz, dünya üretim lideri biziz deyip durduk yetinmeyip biz Ordu ili olarak 200-220 milyon kilo ile Türkiye lideriyiz diye gururlandık, ancak yıllarca ne ürettiğimiz şu nimeti muhafaza edebildik ne de yeteri kadar değer katabildik! Ha bu arada değer katanlara, örnek olanlara yol açanlara huzurlarınızda şapka çıkartıyorum, minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Ne de oturup kümelenebildik. Bu üç döngüde kendi aralarında oturup tartışılmalı ancak STK'ların üzerine ölü toprağı serili, herkes görünmez bir elin uzanıp sihirli değneği ile masallardaki gibi bir mucize arıyor. Herkes şunu bilsin ki ekonomi ilminde mucize yoktur, üretim vardır, işleme vardır, alın teri vardır, yaratıcılık vardır, ve nihayet elinizde çanta pazar pazar, fuar fuar dolaşmak vardır. Mucize, bildiğin biriktirdiğin bilgin kadardır, mucize; yönetimini işgal ettiğin STK'lardakı yönetişim gücün kadardır.

 

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Oturup ellerimizi başımızın arasına alıp baştan başlamaktan başka yol yok. Gelin birbirimizi taşlamaktan vazgeçip bir liderin öncülüğünde başlayalım kim mi o lider. Görev Büyükşehir Belediye Başkanıma ya da başkanlarına düşüyor. Artık sürücüsüz elektrikli traktörlerle tarım yapılan bir dünyada emek yoğun bir üretim tekniği ile nereye kadar gideceğimizi sanıyorsunuz? Bahçelerinize 1800’lü yıllarda dikilen 5-10 çeşit fidan ile nasıl bir coğrafi tescil belgesi alıp bu fındık Ordu’nun yamaçlarında yetiştirilmiştir diyeceksiniz.

 

FINDIKTA MODERN DEPOLAMA ALANLARI OLMAZ İSE OLMAZ 

Üretim aşamasını geçtik diyelim, ürettiğinizi kapıya bacaya yığarak ya da vahşi bir şekilde depolayarak nasıl muhafaza edeceksiniz. Çağdaş ve modern depolarınız yoksa ısı, ışık ve nemi kontrol altında tutamıyorsanız ne yapacaksınız biliyor musunuz, ürettiğiniz o değerli ürünü 3 dolara aldığınız o ürünü yağ yapacaksınız. Sonra da çıkan o küspe ve yağı üretime sokmanın yollarını arayacaksınız, kendi ayağınıza kurşun sıkacaksınız.

 

TMO, İHRACATÇI BİRLİKLERİ, BORSALAR, ZİRAAT ODALARI ELİNİ TAŞIN ALTINA SOKMALI

Dünya da 8-10 çeşit nut üretilmekte gidin bakın ürettiklerini nasıl saklıyorlar. Gidin bakın soğuk zincirde nasıl muhafaza ediyorlar. Dönün birde kendi depolarınıza bakın. Bireysel ya da tikel hareket ediyorsanız şahsi depolarınızı yapar müşterilerinize farklı görünmeye çalışırsınız ancak bu toplumsan çözüm yolu değildir. Çözüm irili ufaklı tüm paydaşların başta TMO, ihracatçı birlikleri, borsalar, ziraat odaları olmak üzere herkesin elini taşın altına sokmasıdır.

 

MUTLU BİR AZINLIĞA HİZMET ETMENİN ÜLKEYE HİÇBİR KATKISI OLMAZ

Tüm dünyanın elmadan armuda iğneden ipliğe kümelendiği bir yapıda sız şahsi çıkarlarınızı yüceltmek için gidip baştan aşağı üretim sertifikaları, uluslararası kalite belgeleri ile donanırsınız, gidip "fair trade' belgesi aldık deyip kasıla kasıla yürürsünüz ancak o, zaman sadece temsil ettiğiniz kurumu yüceltirsiniz. Ancak temsil ettiğiniz kurumun refahını yükseltirsiniz, siz tacirleri, bu benim adamım, bu benim adamım değil derseniz sadece mutlu bir azınlığa hizmet etmiş olursunuz. Ülkeye hiçbir katkınız olmadığı gibi mevcut yapıdaki tacirleri de birbirlerine kırdırır, geçer karşılarına kahkaha ile gülersiniz.

 

KÜMELENMEZSEK ESARET ZİNCİRİNİ KIRAMAYIZ

Çözüm Büyükşehir Belediye başkanımızın liderliğinde TMO temsilcileri, ihracatçı birlikleri, borsalar, ziraat odaları, gelin kümelenelim gelin bir başlangıca kapı aralayalım aksi takdirde esaret zincirini kıramayız. Eğer kümelenmezsen uluslararası sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin marabası olursun seni bir bahçe makası, bir tırpan makinesi 5,10 boş çuvalla kölesi yapar sen de sanırsın ki ben artık onların adamıyım, kendi ülkesinde 3,5-4 avroya fındık alırken senden 22-23 liraya alır, ne yapalım piyasa böyle der.

 

YA FIRSATLARI DEĞERLENDİRİR DEĞERLENİRİZ YA DA ONLARI HEBA EDER DEĞERSİZLEŞİRİZ 

Bu çağrı sadece fındık için geçerli değildir. Bahçedeki kividen yayladaki koyuna kadardır. Ürettiğinde harmonizasyon ve modernizasyon

Ürettiğinizi sağlıklı ve modern şartlarda muhafaza ürettiğine değer katarak ülke ülke pazarlamak eğer bu şartları yerine getiremezsen işin zor.

Orta gelir tuzağı işte böyle bir şeydir, ürettiğiniz her bir urun, mal ya da hizmet senin için ya bir fırsattır ya da yüktür. Bu fırsatı ya siz değerlendirirsiniz ya da elin oğlu. Eğer siz değerlendirirseniz duvarın üstünden atlar yeni ufuklara yelken açarsınız, ya da duvara çarpar ağlaya ağlaya eli boş evinize gen dönersiniz.”

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
ALTINORDU’DA KIRSAL MAHALLER BELLİ OLDU Önceki Haber

ALTINORDU’DA KIRSAL MAHALLER BELLİ OLDU 

OBB’NİN ‘BAŞARISIZLIĞI’ MECLİS GÜNDEMİNDESonraki Haber

OBB’NİN ‘BAŞARISIZLIĞI’ MECLİS GÜNDEMİND...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar