Ordu
DOLAR13.4467
EURO15.2804
ALTIN768.31

TÜRKİYE İLAÇ FİYATLANDIRMA SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRMELİ! 

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
TÜRKİYE İLAÇ FİYATLANDIRMA SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRMELİ! 
Abone ol
Ordu Eczacılar Odası Başkanı Hakan Öztekin, Türkiye genelinde olan ilaç sorununun Ordu’da da olduğunu belirterek sorunun çözümü için ilaç fiyatlandırma kararnamesinin değişmesi gerektiğini söyledi. Öztekin Türkiye’nin ilaç ihtiyacını büyük oranda yurt dışından karşılamasının da soruna kaynaklık ettiğini kaydetti.     

Ordu Eczacılar Odası Başkanı Hakan Öztekin ile çok ilginç bir röportaj gerçekleştirdik. Sadece sorunları değil çözüm yollarını da konuştuk. İşte o röportaj: 

Soru: Gündemde ilaç sıkıntısı var. Bu sıkıntı Ordu’da da var mı?     

Türkiye genelinde olan sıkıntı Ordu’da da var. Bunun odak noktası ilaç firmaları. Türkiye’nin ilaç ihtiyacını büyük oranda yurt dışından karşılaması. Ya etken maddeyi ya da ilacın kendisini yurt dışından alması. Yurt dışından gelen ilacın Türkiye’de sadece ambalaja konması ya da fiyatlandırmasının yapılması.

Soru: Bunu biraz detaylandırabilir misiniz?

Türkiye’de her yıl şubat ayında ilaç kararnamesi açıklanıyor. Burada fiyatlandırma yapılıyor ve ilacın fiyatı için döviz kuru belirleniyor. Buna göre de ilaçlarda fiyatlandırma yapılıyor. Şuanda fiyat da 4,70 avro civarı üzerinden belirlenmiş. Ancak biliyorsunuz kur arttı. O nedenle ilaç firmaları zararına ilaç satmamak için üretimi azaltma yoluna gitti. Bu da piyasada ilaç yokluklarına neden oluyor.

Soru: Bu bu yıla has bir sorun değil o zaman…

Değil. Bu sorun gelecek yıllarda da büyüyecek görünüyor. Çünkü söz konusu olan 645 ilaç. İnsanlar eczane eczana dolaşarak ilaç arıyor. Biz de kurduğumuz Wahatsap gurupları ile insanımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bizde yoksa kimde var diye bakıyoruz. Ama bunlar asıl çözümler ya da çareler değil. Biz burada da tıkanma noktasına geldik. Eczaneler olarak tıkanma noktasına geldik. Çünkü depolarda ilaç yok ya da talep ettiğimizin çok altında. Biz 10 kutu istiyorsak bize 1 tane geliyor. İnsanları yeniden hekimlere yönlendiriyoruz ‘muadil ilaç yazdırır mısınız’ diye. Ancak bu her hastalıkla söz konusu olmuyor. Haddi zatında bu ikinci kez başvuru hasta içinde sağlık sistemi içinde ayrı bir külfet.    

Soru: Bu durum eczaneleri nasıl etkiliyor? 

Biz şu anda ‘ilaç yokluğunun sebebi eczaneniz değildir’ diyerek duyurulara çıkıyoruz. İş yerlerimize bu tür yazılar koyuyoruz. Ama bu ilaç yokluğu ya da yoksunluğu şubat ayına kadar devam edecek. Burada yeni bir yöntem bulmak gerekiyor. Bize göre ya fiyatlandırma yılda birkaç kez yapılmalı ya da ne zaman fiyatlandırma yapılacağı söylenmemeli. Çünkü şubatta fiyat artacak diye firmalar üretimi azaltıyor ya da başka bazı yöntemlerle ilacı satılmış göstererek yok gösteriyor. Her yıl şubat ayında ilaca zam geleceğini bildiğiniz zaman ilacı satmasınız. Siz şubat ayında 150 bin lira olacak aracınızı 100 bin liraya kasım yada aralık ayında satar mısınız. Bunun gibi bir şey.  

Soru: Bu yasal mı? 

Bu hukuken de kanunen de yasak ama böyle yapılıyor. Aslında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) kimde hangi ilaç var bunu takip edebiliyor ama firmalar farklı yöntemler kullanarak bu takipten çıkıyorlar. Bu etik değil hukuki değil ama ticari. Böylece şimdi yok olan ilaç Şubatta birden bire ya da birkaç gün içinde var haline geliyor.

Soru: Etik mi peki…

Bu işin etik olup olmaması kimsenin umurunda değil. Herkes kendi ticaretinin derdinde. Ama bu işin yükü eczanelerin üzerine kalıyor. Biz ilaç satabildiğimiz kadar kazanabiliyoruz. Ama ilaç bulamıyoruz. Şu an eczanelerimizin rafları neredeyse boşalmak üzere. Sattığımız ilacı yerine koyamıyoruz.                  

Soru: Çözüm nedir?

Bu durum yeni değil her yıl yaşanıyor. Biz de her yıl aynı şeyi söylüyoruz. Bu ilaç kararnamesini yönteminin değiştirilmesi lazım. Ya ilaç fiyatlandırılması yılda bir kere yapılmak yerine yıl içine yayılmalı ya da yapılacağı zamlan belli olmamalı. Şubat diye belli bir takvim olmamalı. Yapılacak yeni fiyatlandırma oranı belirlenmeli ama zamanı daha önceden duyurulmadan birden bire yapılmalı.

Soru: Anlattıklarınız tüyler ürpertici… 

Biraz da iğneyi kendimize batıralım. Eğer bahsettiğim düzenleme yapılırsa ilaç firmaları üretimi düşürmezler ya da eczacılar normalde 100 kutu olarak aldığı ilacı 500 kutu alarak depolamazlar. Burada ilaç fiyatı tespit sisteminin değişmesi gerekiyor. İlaç fiyatlandırmasının zamanı belli olmaz ise eczacı da ilaca yüklenmez.                                    

**

 

Ordu’nun Cevabını Aradığı Soru: Hem Aşıda Hem De Koronada Nasıl Birinci Oluyoruz? 

HER GÜN TÜRKİYE’NİN BİR UÇAĞI DÜŞÜYOR!

Soru: Ordu’nun merak ettiği bir soru var hem aşıda hem de koronada nasıl birinci oluyoruz? 

Aşıda birinci sıradayız doğru. Vakada da neredeyse birinci sıradayız. Neredeyse değil son açıklanan rakamlara göre öndeyiz. Bu kafa karıştırıcı gibi görünse de şunu takip ettiğimiz zaman iş çözülüyor. Hastanelerde korona olup tedavi görenlere ve de yoğun bakımda olanlara ya da vefat edenlere baktığımızda yüzde 90 gibi bir çoğunluğun aşısız olduğunu görüyoruz.

Soru: Yani…

Biz bir taraftan aşılamada üst sıralardayız diye sevinirken değer taraftan bir rehavet de başladı. Toplu olarak bir araya gelmeler başladı, sportif faaliyetler gibi etkinlikler başladı. O zaman da işin rengi değişti.

Soru: Başka neden var mı?

Bir de şöyle bir etken var. Havalar erken soğudu. Yağışlı bir süreç gitti. Hatta fındık sürecinde bile yağışlı bir hava hakim oldu. İnsanlar sürekli kapalı mekanlarda oturmak durumunda kaldı. Açık hava bizi ciddi anlamda koruyordu ama kapalı mekanlara herkes bir araya gelince bu da vaka artışı için bir etken oldu.

Soru: Devam edelim…

Ancak Türkiye genelinde de Ordu genelinde de yüzde 90 ve daha yukarıda oranlarda hastaneyi dolduranlar aşı olmamışlar. Tabi bir dozunu olmuş ikinci olmamış ikinci olmuş üçüncüyü olmamış olanlar da var. Bu defalarca ifade edilmesine rağmen aşıdan imtina edenler var. Fındık zamanı yaptıramadım falan diyor. Bizim yüzde 81,7 aşılımız yüzde 18,3 de aşı olmayanımız var. Bu 18,3’ün yüzde 10’u iki dozunu yaptırmış üçüncüyü yaptırmamış şeklinde.                                   

Soru: Ne yapılmalı o halde?  

Türkiye genelinde günlük 20 kişinin vefat ettiği zamanlarda sokağa çıkma yasağı vardı. Bunu bir akılda tutmak lazım. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı vardı hafta içi de saat 21:00’den sonra da sokağa çıkma yasağı vardı. O günden bu güne ciddi aşılama oldu. Ama bu aşılamanın olmuş olması öbür yandan insanların daha serbest hareket etmesine neden oldu hem de kısıtlamaların kaldırılmasına neden oldu.

Soru: Evet o günler hatırımızda ama unuttuk gibi de…

Özellikle aşı olmayan gurup hem kendinin hem de başta yakınları olmak üzere herkesin yaşamın risk altına soktuğunun bilincinde olmalı. Bunu göre de ya aşılarını olmalılar yok ben aşı olmayacağım diyorlarsa da o zaman kendi fanuslarında yaşayacaklar. İzole yaşayacaklar.

Soru: Yani…

Yani bizim ağzımızdan neredeyse 2 yıldır maske düşmüyor. Salgın devam ettiği için insanlar mağdur oluyor. Ben annemin babamın elini 2 yıldır öpemedim. Onlara sarılamadım, evlerine giderek bir tabak yemeklerini yiyemedim. Bu durumda aşı yaptırmayan aşıyı reddeden kitlenin payı olduğunu düşünelim. Biraz vicdani hareket edelim. Bütün dünya aşı olmak için yarış yaparken aşıyı reddedenlere ne demek lazım bilemiyorum.

Soru: Son olarak ne demek istersiniz?

Şunu unutmayalım. Bugün vefat sayısı 200’lerin üzerinde. Bu şu demek. Her gün Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir tane uçağı düşüyor ve bu uçaktakiler vefat ediyor. Yaşama, hayata veda ediyor. Bu her gün oluyor. Bu uçaktaki insanların da yakınları var. Anneleri, babaları, çocukları, dayıları, amcaları, halaları, teyzeleri var. Bunu düşünsünler biraz vicdanlarıyla baş başa kalsınlar ve aşılarını olsunlar. Böylece normalleşelim artık. Bütün dünya normalleşsin.

Soru: Çok teşekkür ederiz

Ben teşekkür ederim.

Röportaj: Yasin Çanakçı                                      


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
BALIKÇILARA YARIM MİLYON LİRALIK DESTEK Önceki Haber

BALIKÇILARA YARIM MİLYON LİRALIK DESTEK 

ESRAR-HAP-SAHTE ALKOL NE ARARSAN VAR!Sonraki Haber

ESRAR-HAP-SAHTE ALKOL NE ARARSAN VAR!

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar