Ordu
DOLAR13.4096
EURO15.2253
ALTIN792.91
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

reader

1 Mayıs ve emeğin değeri…

1 Mayıs öncesi salgın günlerinde “emeğin en yüce değer” olduğu bir kez daha kanıtlandı.

Hizmet sektöründe robotlar ve teknoloji ne denli gelişse, birçok üretim alanında faaliyet gösterse de insan emeğinin yerini hiçbir şeyin doldurmayacağı bu zor günlerde açıkça görüldü. Robotlar soğuk ve sanal, emek sahici ve samimi.   

Ölümcül virüs nedeni ile 2 aydan bu yana evlerine kapanan halka, motorlu kuryeler, kargo çalışanları, belediye temizlik elemanları, itfaiyeciler, PTT emekçileri, market işçileri, apartman görevlileri sağlıklarını tehlikeye atarak koşuşturuyor, adeta insanlık dersi veriyor.  Çoğu 2 bin 324 liralık asgari ücrete talim eden ve hakları ödenemez emekçiler bol bahşişi fazlasıyla hak ediyor.  Fedakarlıklarının karşılığını onlardan esirgemeyin.

Hekim, hemşire, teknisyen, servis görevlileri ve ambulans şoförlerinden oluşan sağlık ordusu insanları iyileştirmek için 24 saat cansiparane görev yapıyor. Tümünün amacı hastalanan kişileri sağlıklı şekilde ailesine kavuşturmak. Sağlık çalışanlarına verilen 3 bin 600 ek gösterge sözünün bu zor günlerde yerine getirilmesi gerekmez mi? 2018 seçimi öncesi vaatler meydanlarda kaldı, unutuldu.

Emeğinden başka gücü olmayan özverili bu insanlar emeğini en yüce değer olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini gözlerimizin içine adeta sokuyor. Bazılarının burun kıvırdığı, küçümsediği emeğin yerini hiçbir şey dolduramaz. Fabrikadaki işçi, tarladaki çiftçi, sokakları temizleyen belediye emekçisi, kelle koltukta koşuşturan kurye ve kargo çalışanları, yüksek ateş karşısında ter akıtan fırın emekçileri ve diğerleri beden gücünü, emeğini kullanarak üretiyor, hizmet veriyor.  

On binlerce emekçi, 1 Mayıs Emek Bayramı’nda da yine sokakta olacak, halkın temel gereksinimlerini karşılamak için tüm gücü ile çalışacak. Bayramlarını doyasıya yaşayamayacak.        

Ölümcül virüs nedeniyle sendikalar 1 Mayıs’ı bu yıl alanlar yerine, ilk kez sosyal medyada ve balkonlarda kutlayacak. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB tarafından hazırlanan ortak bildiri balkonlarda okunacak, sanal ortamda emekçiye iletilecek. Her yıl 1 Mayıs’ı alanlarda davul zurna eşliğinde halay çekerek, marşlar okuyarak kutlayan emekçiler, zorunlu olarak bu coşkudan yoksun kalacak, hevesini gelecek yıllara saklayacak.

1 Mayıs sendikalaşmayı yeniden sorgular hale getirdi. İşçi kuruluşları eski gücünden çok uzak. 14 milyona yakın emekçiden 1 milyon 918 bini sendikalı. Türk-İş 1 milyon 18 bin 92, Hak-İş 666 bin 303, DİSK 184 bin 852 üyeye sahip. 28 bin 954 işçi bağımsız sendikalara, 15  bin 679 işçi Ülkem-İş’e, 4 bin 13 işçi de Tüm-İş Konfederasyonuna üye. Sendikalaşma oranı yüzde 13.8.

Son aylarda sendikalı üye sayısı artış gösterse de 14 milyon çalışan dikkate alındığında 1 milyon 918 bin rakamı son derece yetersiz. Sendikalara üye olmanın kolaylaştırıldığı bu dönemde sendikalı üye sayısının azlığı oldukça  düşündürücü.

Tüm emekçilerin bayramı kutlu olsun.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar