Akaryakıt Zammı Yanlıştır!

Türkiye’nin önemli makroekonomik sorunlarına hep birlikte tanık oluyoruz: Kronikleşen döviz tasarruf açığı, bütçe açığının yükselişi, gelir dağılımının --özellikle son yıllardaki--bozulması bu sorunların başında geliyor. Ancak hâlihazırdaki en önemli makroekonomik sorunumuz ise yüksek seyreden enflasyon oranı ve bunun yol açtığı satın-alma gücümüzdeki düşüş…

Yüksek enflasyonu önlemenin iktisat biliminde belli-başlı kuralları ve politika yolları vardır. Bu politikaların başında ise sıkı para ve sıkı maliye politikası gelir. Sıkı para politikası, para musluklarının kısılması ve faiz oranlarının yükseltilmesi; sıkı maliye politikası ise vergilerin artırılıp, kamu harcamalarının azaltılmasıdır.  

Son dönemde “heterodoks politikalar” adıyla uygulamaya konulan, ancak bu politika ile uzaktan yakından alakası olmayan ve yaklaşık iki yıl sürdürülen bu politikadan vazgeçilmesi doğru bir karar olmuştur. Ayrıca, piyasa koşullarına uygun olarak faiz oranlarının yükseltilmesi ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın imzasıyla kamuda tüm harcamaların gözden geçirilerek tasarrufa gidilmesi, bütçe açığının ve enflasyon oranının düşürülmesine katkı sağlayacaktır. Bu minvalde, yakın zamanda Katma Değer Vergisi’nde (KDV) yapılan artışlar da bütçe açıklarını kapatmaya yönelik politikalar arasındadır. Ancak bu KDV artışlarının iki olumsuz sonucu olacaktır: Birincisi, vergi oranlarındaki bu artışlar fiyat artışlarını besleyecek ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracaktır. İkincisi ise gelecek altı ay için memurlara yapılan Temmuz zammının (çoğu emekli hariç!) şimdiden erimesine yol açacaktır.

Vergi kısmının diğer bir ayağında ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yer almaktadır. ÖTV; lüks tüketim ürünlerinden (taşıt, mücevher, beyaz / kahverengi eşya gibi), insan sağlığına zararlı ürünlerden (alkol ve sigara gibi) ve çevreye zarar veren ürünlerden ( akaryakıt gibi) alınmaktadır. Yakın tarihte alkollü içki ve sigarada ÖTV tutarının %14,81 artırılması, bu ürünleri tüketenleri her ne kadar mutsuz etse de, bütçe harcamalarının finanse edilmesi bakımından kamuya yardımcı olacaktır. Buradaki önemli nokta ise, bu zammın sadece bu ürünleri kullananlara yansıyacak olmasıdır. Benzer durum beyaz eşyada artırılan KDV ve/veya ÖTV artışı için de geçerlidir. Bu vergi artışları enflasyon oranlarını bir miktar yukarı çekecek olsa da, vergi artışının yükünü ağırlıklı olarak bu ürünleri satın alacak kişiler çekecektir. Buna karşın, akaryakıt zammında durum tamamen farklılaşmaktadır. Akaryakıta yapılan zamlar sadece özel araç kullananları değil, iğneden ipliğe her ürüne az veya çok yansıyacaktır. Bunun temel nedeni ise malların taşıma maliyetidir. Örneğin, beyaz eşyada yükseltilen KDV oranları bu ürünlerin fiyatında bir artışa yol açarken, akaryakıt zammı da bu ürünlerin taşıma maliyetini yükseltecektir. Dolayısıyla, beyaz eşya ve diğer sektörlerde fiyat artışları katmerli olacak ve enflasyon ile mücadele eden hükümetin elini zorlaştıracaktır.

ÖTV artışı nedeniyle akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş sadece market ürünleri, beyaz eşya veya diğer sektörleri etkilemeyecektir. Örneğin, 1 Eylül 2023 tarihinde balık av yasağının kalkmasıyla birlikte balıkçılar denize açılacak ve balıkçıların en büyük masraf kalemi olan mazot maliyeti artacaktır. Bu, balık fiyatlarında artış demektir. Benzer şekilde, tarım ürünlerinin ekimi ve hasadında kullanılan araç ve gereçlerin yakıt maliyetinin yükselmesi de tarım ürünlerinin fiyatlarına artış olarak yansıyacaktır.

Özetle; ekonomi yönetiminin akaryakıt fiyatlarında litre başına 7 TL’yi bulan fiyat artışları bu ekonomik koşullar altında doğru bir karar değildir. Çünkü bu yüksek fiyat artışları, hâlihazırda enflasyon ile baş etmeye çalışan ekonomi yönetimini ve bizleri zora sokacaktır. Dolayısıyla, akaryakıttaki bu yüksek ÖTV zammı geri alınmalıdır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Umut Çakmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.