Günümüz Gençliği (9)

Eylemsiz gençlik

Bedenlerinin dört bir yanında rengârenk dövmeler… Dudaklara, kulaklara, yanaklara, dillere saplanmış pirsingler… Duygularla beslenen arkadaşlığa gerek duymadan yaşanan cinsellikler…  Gerçekleşmesi mümkün görünmeyen hayallerle süslenen hayatlar… Sıklıkla yaşanan depresyonlar… Dünyada yaşanan olaylara ilgisizlik… Okumak yerine seyretmek... Sıklıkla duyulan can sıkıntısı… İnsanlara güvenmemek…

Böyle devam edip gidiyor günümüz gençliğinin belli başlı özellikleri. Bunlarla yetinmiyor, günümüz kuşağının özelliklerine, eylemsizliği de ekliyor ‘Ben Nesli’, kitabının yazarı Prof. Dr. Twenge.

Ünlü Vietnam Savaşı protestolarının, üniversitelerde yapılan oturma eylemleri ve özgürlük yürüyüşlerinin bir zamanlar efsane haline gelmesine rağmen, yeni kuşak için pek bir anlam ifade etmediğini belirtiyor Twenge. Bunu da, toplu eylemlerin siyaseti, toplumu ve dünyayı etkileyeceğine dair inancın çökmesinden kaynaklandığını vurguluyor.

Bunu bir örnekle de açıklıyor Twenge. 2004 yılında yapılan bir araştırmada, üniversite hazırlık öğrencilerinin sadece yüzde 6’sının, üniversite öğrenimleri süresince protesto ve gösterilere katılmak istediğini belirterek, bunu 1966 yılındaki öğrencilerin yanıtlarıyla kıyaslıyor.

1966 yılında ise üniversite hazırlık sınıfı öğrencilerinin yüzde 60’ının, “siyasi olaylarla ilgilenmek önemli ve esas yaşam hedefidir,” dediğini hatırlatıyor Twenge. Yani 38 yılda on kat artmış, eylemlere katılmak istemeyen öğrencimedir sayısı.

Bu çarpıcı oran karşısında şöyle bir değerlendirmede bulunuyor Twenge: “Okullarını bile değiştiremeyeceklerini düşünen öğrencilerden ülkelerini ve dünyayı değiştirmelerini beklemek saf dillilik olur.”

2004 yılında, 200 üniversite öğrencesi ile 20 profesörün katıldığı bir konferans vermiş Prof. Dr. Jean M. Twenge. Kendini dinleyenlere seslenerek, “Bugüne kadar herhangi bir toplumsal veya siyasi gösteriye katılanlar elini kaldırsın,” demiş.

220 kişiden sadece tek bir kişi kaldırmış elini. Twenge, “O da ön sıralarda oturan 50 yaşlarında bir profesördü,” diyor.

Yeni kuşağın bir başka özelliği ise yalnızlığı. Eski kuşaklar güçlü toplumsal bilinçleri sayesinde, bütün yoksunluk ve savaşlara rağmen, birlerine sırtlarını dayayabilme başarısı göstererek tüm zorlukları aşabildiler. Oysa 25 ve 29 yaşları arasındaki her üç kişiden biri, tek başına ya da oda arkadaşıyla yaşıyormuş ABD’de.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yalçın Şimşek - Mesaj Gönder

# Abd, eski

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.