Bu dünya bir percere her gelen bakıp geçti

Bir liseli esmer kız

Gözleri yıldız yıldız

İri ve yağlı cüssesine inat, narin ve kadife sesli Yıldırım Gürses, öyle bir tercüman oluyordu ki ilk gençlik çağımıza…

“Mesut bahtiyardan şarkılar dinlediniz” takdimiyle Zeki Müren de bakıp geçiyordu dünya penceresinden…

Oysa ben bu gece yüreğim elimde

Sana bir sırrımı söyleyecek idim

Bu dünya bir percere her gelen bakıp geçti

Sevdanın protest hâli Ahmet Kaya’yı hangimiz sevmedik ki… Gümbür gümbür bir bağlamayla “Resital” nedir ondan öğreniyordu Gülhane Parkı ve o parktaki Nazım’ın ceviz ağacı.

“7’den 77’ye” dizildik de sıraya “Arkadaşım Eşek” le Barış Manço’yu ezber etmeyenimiz mi vardı!

Doğarken ağladı insan

Bu son olsun bu son

Derken Cem Karaca, gün olur hakkında yazılacak bir kitabın son satırımdaki o “SON” severek dinlediğimiz şarkının sonundaki “son” olur belki…

Adnan Şenses’in demini almış bir Roman havasıyla ceketini beline sokup da oynaması da özlenecekmiş meğer… Rakıya su değince güne gelen o antik beyazlıktaki saçıyla, şen sesli bir adamdı işte…

Hatta “ kumarcı karısı Binnaz” derken, parmakları akordeon üzerinde şimşek çakar gibi gidip gelen Cigilu’ nin de özgün ağırlığı olacakmış…

Ah! Ah!

Yazımı kışa çevirdin

Kar yağdırdın başa Leylam

Derken Neşet Ertaş, bir bağlama ve bir bozlak gırtlağıyla icabında ciğerini ortaya koymak değil miydi…

“Ben de gülemedim, yalan dünyada…”

Vurgunum, yorgunum

Senin yoluna ölürüm

Derken Murat Göğebakan, iki gözü iki çeşme ağlayıp da elinin sırtıyla, çocuk gibi silerdi gözyaşlarını; meğer varmış bir hikâyesi, dünya ağrısı bitiğinde bildik onun da yürek yarasını.

Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine

Ne olur ıslak ıslak bakma öyle

Diyerek, Cem Karaca’nın izinden giden Barış Akarsu, ölümün sırası olmadığının; gençlerin ve güzellerin de ölebildiğini haykırdı da duyan oldu mu!

“Yazık oldu yarınlara” diyordu ya İlhan İrem, işte o yarınlar bugünlerdi; konserlerin iptal edildiği ve sanatçıların yasaklı ilan edilip mimlenip fişlendiği… Dünden bugüne bakan İlhan İrem de alıp başını gidecekmiş meğer, duy da inanma.

“Halkların türkülerini yaratanlar, kanunlarını yaratanlardan daha güçlüdür” demiş, Milattan Önce 500’lerde yaşamış Thales…

Bizim bedduamız bile estetik olur azizim; inşallah o mahur beste çalar da müjgânla ağlaşırsınız!

 

 

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birol Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.