95. Yılında Cumhuriyet!

(29 Ekim 2018)

Kurtuluş tamam. Kuruluş, Atatürk'ün söylemiyle: “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!'’

O'nun “yarın” dediği gün: 29 Ekim 1923!. Demek ki, Ulusumuz 87 yıldır “ Cumhuriyet’in kazanımlarıyla ayakta. Kazanımlar neler?

Tam bağımsızlık: Yurtta barış, Dünya’da barış!

Ümmet değil: Milletiz!

Kul değil: Yurttaşız!..

Kuvvetler ayrılığı: Yargı, Yasama, Yürütme. Seçimle gelip, seçimle giden iktidarlar, yerel yönetimler...

Bağımsız yargı.

Eşit işe (kadın-erkek), eşit ücret. Kimsesizlerin kimsesi ( laik, demokratik) Cumhuriyet!

Atatürk, ulusa sesleniyor:

“Bence bir ulusta onurun, namusun ve insanlığın varlığı ve kalıcılığı, mutlaka o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür.”

Atatürk, gençliğe sesleniyor:

“Memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini korumaktır!”

Basın hürdür, sansür edilemez: "Hürriyet-i matbuattan (basın hürriyetinden) mütevellit (meydana gelmiş) mahazirin (engellerin) vasıta-i izalesi (giderme vasıtası) yine binefsihi (kendinde) hürriyet-i matbuattır.” “Bizim bakış açımız -ki halkçılıktır- gücün, erkin (iktidarın). Egemenliğin halkın elinde bulundurulmasıdır.'

İşle, Cumhuriyet'in kazandırdıkları...

Dersini iyi çalışanlar için, “Cumhuriyet fikri” kurumlarıyla, 95. yılında da dimdik ayaktadır.

Dersini çalışmamış olanlar içinse “Cumhuriyet fikri”, mütegallibeden öteye bir şey değildir.

Oysa kurucu; Cumhuriyetle birlikte Anadolu'daki mütegallibenin zorba yönetimine son vermiştir.

Tarihimizi tersten okuyanlar için ne büyük talihsizlik...

2009 ve 2010 yılında “Cumhuriyet” denince ne anladığımı bu satırlarla anlatmaya çalışmışım.

Bugün “bu” yazdıklarıma ne ekleyebilirim diye düşündüm. “Mütegallibenin zorba yönetimine” takıldım kaldım.

Atatürk'ün kastettiği “mütegallibe” kimdi; kimlerdi?

Hadi dün; derebeyleri, şıhlar, şeyhlerdi.

Ya bugün; haksız bir kuvvetle hükmetmeğe çalışanlar kimdir?

Bunun yanıtı var: Küçük olsun benim olsun diyen siyaset ağaları.

Aydınlanma!

Tek çıkış yolu: Aydınlanma!

Halkımız; dayatılanlara; barış yerine iç çatışmalardan nemalananlara, sosyal ve demokratik cumhuriyeti yok sayanlara fırsat vermeyecektir.

Siyaset, halkın içinde halkla birlikte çalışanlarla güzelleşecektir.

Gelecek: Yurtta Barış, Dünyada Barış diyenlerin olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar O.rüştü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.