75 Yıl Önceki Dış Güç: ABD

Yakın tarihte askeri ve ekonomik alanda Türkiye’nin bazı önemli gelişmelerine tanık olduk. Askeri alanda İHA ve SİHA üretimi ile yerli otomobilimiz olan TOGG’un piyasaya çıkması bu önemli gelişmeler arasındaydı. Pek bilinmemesine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti geçmişte de çok daha büyük ekonomik gelişmelere imza atmıştı. Örneğin; Kayseri, Eskişehir ve Ankara Etimesgut’taki uçak fabrikalarında 1926-1950 yılları arasında çeşitli modellerde 300’den fazla uçak üretilmişti. Hatta Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş gibi özel girişimler de uçak sanayinde faaliyetlerde bulunmuşlardı.

Peki, Cumhuriyetin kurulmasından sonra sadece çeyrek asır içinde bu büyük ekonomik girişimlere ne oldu? Ne oldu biliyor musunuz? Bu fabrikaların hepsi kapandı! Neden mi?

1940’lı yılların sonu ve 1950’li yılların başında Türkiye’ye yapılacak dış yardımlara ilişkin yabancı uzmanlar tarafından çeşitli raporlar hazırlanmıştı. Esasen bu raporlar, IMF ve Dünya Bankası tarafından Türkiye’nin dış yardım alabilmesi için dayatılmış raporlardı! İkinci Dünya savaşından sonra hazırlanmış olan üç önemli rapor ise; Hilts, Thornburg ve Barker raporlarıydı. Bu raporlarda Türkiye’ye biçilen rol ise, Avrupa ülkelerinin tarım ürünleri ihtiyacını karşılayacak bir şekilde Türkiye’nin sanayileşmesini öngörmekti.

Hilts Raporu: ABD Federal Karayolları Örgütü Genel Müdür Yardımcısı Harold Hilts ve beraberindeki heyet 1948 yılında Türkiye’ye gelmişti. Bu gelişin amacı, Türkiye’de karayolu ulaşımına yönelik yapılabilecek iyileştirmeler ve yatırımları yerinde görüp incelemekti. Rapordan çıkan önemli sonuçlar arasında ise; Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kurulması, demiryolu yerine karayollarına öncelik verilmesi ve uygun görülen yolların Amerikalı müteahhitler aracılığı ile yapılması yer almıştı.

Thornburg Raporu: Bu rapor, ABD’de California Standart Oil petrol şirketinin Mühendisler Meclisi Başkanlığı ve Ortadoğu Şubeler Başkan Yardımcılığını yürüten Max Weston Thornburg tarafından 1950 yılında hazırlanmıştı. Türkiye’nin sanayileşmesine ilişkin raporda yer alan önemli tavsiyeler arasında ise; devletçiliğin sonlandırılıp liberal politikalara geçilmesi, tarımsal üretim tekniklerinin geliştirilmesi, sanayileşmede ağır sanayi tesisleri yapmak yerine tarımsal üretimi arttıracak uygulamaların yürürlüğe girmesi, yabancı sermayenin ülkeye girişinin serbest bırakılması ve traktör fabrikasının kurulmasına gerek olmadığı yer almıştı.

Barker Raporu: Bu rapor, Dünya Bankası tarafından 1951 yılında Amerikalı uzman James M. Barker’a hazırlatılmıştı. Barker Raporu’nda ele alınan sanayileşme tavsiyeleri arasında ise; kalkınmanın önceliğinin tarım sektörüne verilmesi, uçak fabrikası gibi ileri teknoloji gerektiren sektörlerden uzak durulması, sanayileşmenin daha çok hafif sanayi ürünlerine yönlendirilmesi ve ağır makine işleri, ağır kimya sanayisi, selüloz ve kâğıt endüstrisi gibi alanlardan kaçınılması yer almıştı.

Belirtmek gerekir ki, 14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra başa gelen Demokrat Parti Hükümeti bu raporların tavsiyelerini tam anlamıyla uygulamamıştır: Bu çerçevede, çimento, kâğıt ve lokomotif fabrikalarının kurulmasına, Türkiye Demir-Çelik İşletmeleri’nin genişletilmesine ve enerji, yol, liman gibi alt yapı çalışmalarına hız verilmiştir. Ancak ne var ki, dış yardımlarda yaşanan azalmalar nedeniyle birçok proje yarım kalmıştır.

Özetle; İkinci Dünya Savaşı sonrasında hazırlanan ABD kaynaklı bütün bu raporlarda Türkiye bir tarım ülkesi olarak görülmüş ve ağır sanayiden uzak durması gerektiği tavsiye edilmiştir. Adı geçen raporlar, her ne kadar Türkiye’nin kalkınmasına yönelik hazırlanmış gibi görünse de, Amerikalı ve Avrupalı şirketlerin kalkınmasına daha çok hizmet etmek için dizayn edilmiştir. Bu çerçevede de, Türkiye’de uçak sanayisi sona ermiş, diğer ağır sanayi girişimleri sekteye uğramış ve bütün bu gelişmelerin sonucunda da Türkiye’nin dışa olan bağımlılığı 1950 yılından sonra gittikçe artmıştır.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Umut Çakmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.