YANLIŞLAR VE ACI SONUÇLARI TARİHİMİZ

Ahmet Celal, Çanakkele'de sağ kolunu kaybetmiş gazi subay. Anadolu köyünde karşılaştığı Şeyh Yusuf'a merhaba der. Tepkisi şu olur cahillik kaynağı şeyhin:

Merhaba merhametten gelir, sen kim oluyorsun da bana merhamet ediyorsun?

 

Yakup Kadri'nin Yaban romanı kahramanı şaşakalır, üzülür. Aydın, halkının bu kadar cahil kalmasına nasıl sessiz kalabilmiştir? Kendisi gibilerin niye halkını bu kadar ihmal ettiğini sorgular durur roman boyunca hep.

 

Tarihin bağrından edebiyata konu olmuş nice olaylar ve acı sonuçlarını anlatmıştır cumhuriyet felsefesinin mimarı şair ve yazarlarımız. Ne yazık ki Atatürk'ten sonra liderler, dikkat etmedi onlara ve yönetimde doğru bilgiyle doğru kararlar alamadılar.

Elmalılı Hamdi Yazır'ın kur'an tercümesiyle dinimizi doğru anlama eğitimi başlamıştı. Yesevi, Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş...gibi Allah aşkıyla İslamı sevdirenlerin yerlerini almış Şeyh Yusuf benzerleri kalmasın diye!

 

Ne acı ki bu süreç tamamlanamadan çok partili hayata geçtik. Batı emperyalizmine gündoğdu böylece. Yarım kalmıs kitlesel din eğitimi, bukalemunların yanlış bilgi ve fikir telkinlerinin yolunu açtı. CHP Atatürk devrimlerine karşı irtica geliyor, DP de din elden gidiyor fikrine kaptırıldı ki kalkınma için yarış değil, çatışmanın temelleri atılsın.

 

Neler yaşadık? Bakalım, soralım; doğruları görebilmek için çok yönlü düşünelim:

1.Hâlâ yası tutulan ilk siyasî idamlar, oy ile düşürme hakkı varken sahiden toplumsal olayların mı yoksa dinmeyecek kuyruk acısı olsun diye sinsi casusluk sonucu muydu?

2.Hiç unutmam: 1973'te ağabey edindiğim Merhum Ümit Kaftacıoğlu sohbet sırasında kalkarak "Deniz öğretmen çocuğu, nereden edindi banka soyma fikrini? Şiddet nereye evrilir ki?" demişti. Deniz de iki yoldaşıyla idam edildi ve iki karşıt oldu kuyruk acısı. Lider nitelikli bu gençlerin nice yüreklere düşen ateşleri devrimci şiddet yangınları çıkardı. Ne acı ki 1980'de ABD çocuklarının darbe hazırlığı filmine figüran kurbanlardan biri de Ümit Hoca oldu. Halkçi Karaoğlan, dürüst, şair ruhlu Merhum Ecevit, iyi niyetle çıkarmıştı 74 affını ya ne olmuştu sonucu? Hepten Yaygınlaşan şiddet, nice yetişkin değerlerimizi kurban etmedi mi? Aklın yolu bir demek yerine kinlene ve kirlene bölünen aydınlar senaryonun temasını fark edebildi mi? Sesi kısık kalmadı mı Ümitlerin? Köy Enstitüleri Destanı bu yüzden mi siyasî çekişme konusu olmuştu? 1950'de ABD ile MEB anlaşması bu yüzden mi yapılmıştı?

Eller vicdanda düşünülesi mi, değil mi?

Atatürk'ün tam bağımsızlık ilkesini slogan

edip 6.filo askerlerini denize atan gençler, ABD sömürüsüne karşı tüm dünya halkları adına devrimci olmuşlardı da insanları ikna yerine niye şiddete yönelmişlerdi? Onlar ceza, milletimiz cefa çeksin casusluğu mu vardı? Bugün zihinlerde netleşen cevap ne?

Dün halklara özgürlük diyen devrimcilerden olanlar, bugün nasıl oluyor da ABD destekli, etnik ayrılıkçı ve İsrailvari devlet ardında?

 

3.İzmir'de dinsiz ilim yuvaları halkı birbirine kırdırıyor diyen bir vaız, 1978'de radyolardan

bütün ülkeye dinletiliyordu. Darbe olunca aydın ve ılımlı din adamı rengine büründü sözde Atatürkçü MGK'ye karşı. Yıllar sonra da Ecevit ahrette tek şefaat edeceğim kişi dedi ne hikmet sezdiyse. Başa geçen her liderde de hocaefendi saygınlığı uyandırdı. Ne hikmetse tek derdi Erbakan Hoca'ydı.

Güdümlediği körtaraf öğrencilerini ödül aldılar diye Genel Kurmay Başkanlarından Org.İsmail H.Karadayı'nın makamına bile kabul ettirdi. Baş örtüsü konusunda ettiği sözler, tam devlet yanlısı rengindeydi; örtü üzerine peruk öneriyordu ya bir tarafı baş örtü özgürlüğü diğerini de şeriat tehlikesi fikriyle kışkırtan bukalemunlar kimlerdi? Açıkça belli değildi ama Erbakan marjinal hedef gösteriliyordu. 28 Şubat sürecinden sorumlu yalnızlığında ter içinde kaldı. Ünlü Uğur Dündar ekranlarda şeriat figüranlarını ve Başbakanı şeyhler ziyaret etti haberini niye servis etmişti? Erbakan'ın refah-yol hükümeti yıkılınca kurulan Mesut Yılmaz, ardından Merhum Ecevit iktidarı sürecinde irtica şovları, sonradan da ne hikmetse hasta Başbakan, darbe kumpasları niyeydi?Millî Görüş ocağından doğan yeni iktidarla ortaya çıkan foyalardan yeni çekişmeler niyeydi ve nihayet Hocaefendi'nin fetö terör

ve casusluk örgütü lideri olduğu, ancak 250 şehitle anlaşılabilmesi niyeydi?

4-Gelelim şimdiki duruma: Son seçimlerde niye iki kutup oluştu? Karşılıklı suçlama ve karalamalar sürerken ekonomimizin aşırı bozulması niyeydi? Ortaya millì sistem ve halkla kalkınma alternatifi koyan yok, niye?

 

Aydın kutuplaşması bitmiyor, niye? Bunca yaşananlara rağmen iyi yetişmiş liderlik gücüne niye hâlâ hasretiz? Bu çileli tarihi bitirecek insan gücünden mi yoksunuz gerçekten ey göz önündeki aydınlar! Aklın yolu bir diye diye birleşemez miyiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zati Ürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.