Gitti Yeşil Dolarlar Üzülsen Neye Yarar!...

Fonumuzun adı Fatih  Terim

Yatırın dolarları Allah Kerim!

Yeşil sahalarımızın ünlü futbolcuları, futbolculuk ve teknik direktörlükleri dönemlerindeki tüm kazançlarından olan birikimlerini dolara çevirip  bir banka müdiresine elden teslim etmişler. Hem de karşılığında bir banka dekontu bile almayıp üzerinde not  yazılı imzalı bir kağıt almışlar.

Mal pazarından satın alınan  inek  için köy muhtarı tarafından düzenlenen mal  koçanı kadar bile geçerliği olmayan bu kağıt parçası ile kazançlarını,  kayıt dışı yapıp vergi  kaçırmayı mı düşündüler ki acaba ?

Güya ayda yüzde yirmi-otuz   kadar gelir sağlayacaklarmış…Hem de dolar olarak. 

İyi de nerede bu yoğurdun bolluğu?

Hani meşhur bir tekerleme vardır:

Hasan Dağı arpalık, eğer sapan yürürse

Her derede bir değirmen,eğer suyu gelirse 

Her evden birer tavuk,eğer köylü verirse

Bu gidiş iyi gidiş, eğer  sonu  gelirse

Sonunda olanlar olmuş… Tarih tekerrür etmiş, 40 yıl öncesindeki  bankerler döneminde bir çok kişinin yaşadığı  hüsranı onlar da yaşamaktalar şimdi…

Boşuna dememişler, “ibret alınsaydı , hiç tarih tekerrür eder miydi?” diye…

Yaşları nedeniyle onlar 40 yıl öncesi yaşananları bilmeyebilirler. Ancak yakınlarından hiçbir kimse de mi  bunları uyarmamış.

İster istemez hayret ediyor insan…İletişimin ışık hızında geliştiği bu zamanda  bir servet değerinde  olan milyonlarca doları, insan  sormadan, etmeden, karşılığında  hiçbir sağlam güvence belgesi almadan öz kardeşine  bile teslim edemezken, nasıl olur da  pek tanımadıkları bir  bayan bankacıya elden teslim eder.

Diyeceğim, yeşil sahalarımız ünlü oyuncuları, banka müdiresi genç bayandan öylesine kıvrak bir  çalım yemişler ki,  kurtarabildikleri miktardaki  dolarlarıyla yetinmek zorunda kalmışlar ancak…

Buna da şükretsinler, derim…Yine de ele muhtaç bir  duruma düşmemişler.

Demek ki aşırı para hırsı, sosyal ve kültürel  seviyesi ne olursa olsun, gözü doymaz bazı insanların aklını  başından almakta, şeytanın tam da aradığı bir kıvama getirmekte.

İyi ki diyorum, dolandırıcılar kralı merhum Sülün Osman  günümüzde yaşamıyor.

Yoksa hiç bakmaz,  bu saf  ve  sözde uyanıklara  Avrasya Tünelini  satabilirdi.

Neyse olan olmuş, giden gitmiş artık…

Önemli  olan, dilerim bu yüzden  kahredip  sağlıklarını kaybetmesinler.

Para gitse de geri gelir ama, sağlık gitti mi bir daha zor geri döner

TANITIM

Amaçlanan    hedefe varmak için başvurulan en önemli faktörlerden biri de tanıtımdır.

Bunun içindir ki üretici firmalar, ürettikleri mallarını pazarlamak  için medyada en etkin reklamlarla  fiyat ve kalite tanıtımını yaparlar.

Ülkemizdeki bazı illerimiz, özellikle de turizmde atılım yapmayı planlayanlar, onlar da il genelindeki resmi ve özel firmaların ürettikleri mallarını, doğal güzelliklerini, kültürel özellik ve değerlerini  tanıtmak amacıyla metropollerde ‘tanıtım günleri’ düzenlemektedirler.

Ancak bu  günlerde yörelerinin ürünlerini tanıtırlarken kültürel, sosyal ve sanatsal özelliklerini ve değerlerini de gösterime sunmazlarsa bu etkinlikleri panayırdan öte gitmez.

Amaç, bir taraftan metropollerde yaşayan hemşerilerinin sıla hasretlerini gidermek, bir yandan da illerini her yönüyle en iyi bir  şekilde  alana gelen diğer ziyaretçilere tanıtmaktır.

Etkinliklerinin  ülke genelinde de ses getirmesi içinse,  yazılı ve görsel medyanın ilgisini çekecek bir takım atraksiyonlar yapmaları gerekir.

Bunun için hemşerileri olan ve ülke çapında isim yapmış siyasetçi, sanatçı,yazar,sporcu gibi ünlülerin etkinlik alanına gelmesini sağlarlar.

Bunun dışında yörelerine ait  folklor gösterileri yapılması, ziyaretçilere yöresel ürünler ikram edilmesi gibi çeşitli atraksiyonlar da yapmak gerekir.

Bir çok ilimiz bu konuda bayağı başarılı olmakta ve illerini en güzel bir şekilde tanıtmaktadır.

İlimiz Ordu ise bu yıl, ülkemizin en büyük metropolü İstanbul’da 12nci  Ordu Tanıtım Günlerini düzenledi.

Ne yazık ki  düzenledikleri bu etkinlik, her yıl olduğu gibi bu yıl da  bir panayır  olmaktan öte gidemedi bile diyemeyeceğim. Çünkü stantlarda satışa sunulan  ürünlerden bir kaçı dışındakiler, İstanbul’daki marketlerden rahatça  ve de daha ucuza  temin edebileceğimiz ürünlerdi.

Ordu Tanıtım Günlerini düzenleyen ORDEF ile valilik  ve  belediyeler ilimizin geniş kitlelere her  yönüyle tanıtılması  için yeni bir konsept gerektiğini artık anlamalıdırlar.

Öyle fındık kırma yarışmalarıyla, yerel seçimleri öncesi siyasilere geçit töreni yaptırır gibi mikrofon uzatmakla bir yerlere varamayız.

Bu günler için “muhteşemdi” deyip de kendi kendimizi kandırmayalım.

Tuncer İnan

THM üstatlarından olup yıllarca  TRT sanatçı ve denetçi olarak  görev yapmış olan TUNCER İNAN ağabeyimizin vefat  haberini duyduğumda çok üzüldüm.

TRT de görev yaptığım yıllarda denetim için İstanbul’dan  Ankara’daki  Genel Müdürlük binasına  her geldiğinde Mehmet Erenler’le birlikte mutlaka bana da uğrar bir çayımı içmeden gitmezdi rahmetli.

 Ailesine, yakınlarına ve onu çok seven bacanağı Turgut Özsoy ağabeye başsağlığı dileklerimi iletir, sabırlar dilerim.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.