SADIK ABİ EKONOMİSİ

Ekonomi öyle bozuldu ki uzmanları çare düşkünlüğü içinde. Rakamlarını insanlara kabul ettiremiyorlar artık. MİLLÎ SİSTEM ve HALKLA KALKINMA tek çözüm yolu! Kentlerde tıklım tıkış kitlelerin apartman görevlileri SADIK ABİLERİN ekonomisi mihenk taşı olmalı. Fiyatlarla içli dışlı olanlar kimlerse onlar tamam artık düzeldi ekonomi demeden ne derseniz deyin kimse ciddiye almaz.

Merkez Bankasına ABD finans eğitimli genç bir hanım geldi. Geldi ama şaşkın galiba! Apartman görevlisi SADIK ABİSİ basbayağı şoka sokmuş kendisini. Hele bir bakın şu sözlerine: Ben fiyatlar indi diyorum, Sadık Abi hayır inmedi diyor.
Erkân Hanım'ın gerçek derdi ne acaba? Bildiklerim bu ülke doğruları karşısında yetersiz kaldı mı diyor yoksa ekonomi bilimi bozulan bu ekonomiyi daha da dengeleyemez mesajı mı veriyor?

Serzenişi bana rahmetli kardeşim Fatih  Ürer'i hatırlattı. DPT uzmanlığı sürecinde ABD'ye dış ticaret yüksek lisansı için gönderilmiş, dönüşünde de Savunma Sanayi kurucu ekibinde görev verilmişti. Ticareti bilen için sermaye önemli değil sözü de hiç düşmezdi dilinden. Fikrini eyleme de geçirmedi değil. Kooperatifler kurarak başarıyla yönetti. Çoğu insanı ev sahibi yaptı. Memleketi Karadenize ve birçok kuruluşa somon balıkçılığı işini öğretti. Balıksan adındaki şirketini de kurdu. Bu girişimleri gurur vericiydi ya bir gün bana dedi ki "Abi Türkiye'de ticaret buz üstünde kaymaya benziyor ." Şaşkınlık içinde yüzüne bakakalmıştım ki şöyle tamamlayıverdi sözlerini:
Siyaset ve yön verdiği ticaret hayatında cambazlıkları etkisiz kılacak millî bir sistemimiz yok! Sinsi adatma kültürü saldırıları millî yapımızı iyice bozmuş(!) Devletin aslî görevleri sağlık ve eğitim hizmetleri bile bu ticari kültürle iç içe!

Rahmetli kardeşim Fatih gibi asla iyi niyetinden kuşku duymadığım ve adı hem Hafize hem Gaye hem de Erkân umudumuz, gerçeğe yani SADIK ABİ EKONOMİSİNE dikkat çekti ya inşallah gaf yaptı falan diye görevden almazlar.
Merhum Özal'la dünyaya açılmıştık ya hani! Şimdi o anlayışın bizim bünyemize uymadığını mı görmeye başladı acaba?Adı millî ama ABD eğitimlisi bu finans ekonomisti hanım kızımız, buz üstünde düşmeden kayabilmeyi becerebilmek için SADIK ABİ EKONOMİ ışığını elden hiç düşürmeme gereğine mi işaret etti? Ekonomiye halkla el ele mi çekidüzen verilmeliydi yani? Mesajı buysa halkın çok hoşuna gider diyor sorduğum birkaç kanaat önderi ve ekliyorlar: Kimse en iyi ben bilirim, ekonomistim, başka kafalar basmaz falan dememeli artık. Hatasız kul olmaz  fikri, millî kültür tecrübemiz değil mi? Yaşayıp görmekle edinilmedi mi bu tecrübe? Demokratik yollarla icra şart! Bu şarta iş ve sosyal hayatımızdaki STK'lardan il il oy çoğunluğuyla seçilen üyelerden kurulu bir Ekonomi Danışma Meclisi ile uymak mümkün. Kurulabilirse ekonomik yıkımlar daha yaşanmayabilir. Kim geçirebilir hayata bunu? Kitlelerin mevcut siyasî-ticarî kadrolardan umudu kalmadı hiç. İcra hatasıyla bozulduydu ya ekonomi  U dönüşü de fayda etmedi. Tersine azıcık kalan güven de hepten yok oldu gitti şimdi.

Özal merhumun eseri serbest piyasa ekonomisi rahatlığı içinde fırsat bu fırsat herkes sattığı ne olursa olsun zam yapıp duruyor. Örneğin 110 TL.olan 5 litre süt, sonraki hafta 160 TL. Peynir 120 iken 3 gün sonra 150 TL. Döş et bugün 300 TL. yarın  329 TL. Vs. Bütün ürünler sürekli zam yiyor. Her yerde zam üstüne zam! Tarım Kredi Kooperatifi marketinde bile!

Soruyorum: Dolar durdu bu zamlar niye? Sorumlu iktidar diye çok aşırı kâr etmeye bulunmuş hak ve bahane! Satacağı olan zam memnunu, yelkenini açmış yaygara rüzgârı estiriyor adeta fırtına hizmetinde!
Neyleye ki Şimşek ya da Hafize Gaye?
Satacak şeyi olmayanlar da şaşkın, eli böğründe ve özlem içinde. Özlem ne?

Millî kültüre bağlı, milletler mücadele tarihinden haberdar, emperyalizmin oyunları ve oyuncularının karşısında dirayetli SADIK ABİ EKONOMİ derdine çare olabilecek ekibe özlem bu. Adayız gidermeye diye sorumluluk hisseden ve MİLLÎ SİSTEM VE HALKLA KALKINMA hedefi için bir araya gelmesi gereken iyi yetişmiş aydınlarına çağrı var yurdumun her yerinde. Soruşturdum, arz ediyorum. Bu açık-net gerçeği gören gözlere, duyan kulaklara ve düşünen kafalara ne mutlu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zati Ürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.