ŞEHİT ACISINA DEVA HİKMET

Emperyal senaryo bitmeyen terör 50 yıldır başımızda. İnsanlar bu derde devayı hikmet görür oldu. Halk arasında yaygın ünlü masalcıktaki evlat ve kuyruk acısı temeline oturtulmuş bu düşmanlığı ancak millî birlik gücümüzle yenebiliriz. Başta parti başkanları, tüm aydınlarımız birbirini asla terörle ilgili suçlamasın. Etnik siyaset yapan partileri de teröre karşı kendileriyle bir olmaya zorlasınlar. Karşı çıkanların vekillikleri düşürülsün. Aksi halde bunu yapabilecek başka vatan evlatları göreve atılsın diyor millet!

Geçim derdinden Bodrum'a göçmüş Vanlı bir taş ustasına sormuştum:     

İşini herkes beğeniyor, yörenizin bütün gençleri niye senin gibi olamadı da çoğu dağda; el ele verseniz de yöre yöre dost, akraba onları da elinden iş gelir etseniz?

Verdiği cevap hâlâ çıkmadı aklımdan:

İzin verir mi Amerika? Fitne fucur yarım asır içimize karışır durur da deva hikmet bilen de yoktur, arayan soran da! Bizim oralardan akıl edip kaçan kurtulur. 

Bir de halk arasında düşmanlık konulu ağızdan ağza dolaşan bir masalcık var:

Oğlunu sokup öldüren yılanın sadece kuyruğunu kesebilen adam ona barış teklif edince yılan ne cevap vermiş?

Sende evlat, bende de kuyruk acısı var; nasıl barışabiliriz ki? Olacak şey mi?

Ustanın deva hikmet özlemi, masalcıkta  anlatılan husumet temeli yüzünden. 70'li yıllarda sağ-sol çatışması senaryosuna

kaptırıldığımızı 80 darbesi öğretmişti bize.Yönetimler ve aydınlarımız, ayrıca Anadolu'nun ta Osmanlı devrinden beri ihmalinin sonucu adeta fitne arenasına döndürülüşüne de seyirci kalmıştı. Doğu ve güneydoğu senaryosu etnik husumet de darbeci zulmüyle yaygınlaşmıştı ya bu olan bitenler umurlarında olamamıştı.

Bize sürekli şehit evlat acısı yaşata yaşata Kürt gençleri hakkında yılan beslemişiz koynumuzda dedirten kim? Bu husumeti nasıl bitmez kıldı? Sürekli kuyruk kese kese şehit evlatlarımızın acısını yaşamak kaderimiz mi? Son 20 gün içinde 21 yiğit şehidimiz vatan toprağına sadık yâr oldu.Şehitlik yüce makam elbet!15 Temmuz ihanetinde yeniden gördü bütün dünya o makama kafa, kol, el, ayak, parmak, tırnak...nasıl

sarıldığımızı. Lakin ruhları nasıl bir kinle formatlandıysa emperyalist filminde robot rolü oynadıklarını da askerimizle baş etmesinin imkânsız olduğunu da düşünemeden ne ölmekten ne de kan dökmekten yılmıyor terör örgütü de. Bu, acı gerçek mi değil mi? Gerçekse Ustanın

Devayı hikmet görerek yöresini terk etme telkini de acı ve düşünülesi değil mi?

İktidar bukalemun telkinle deva niyetine açılım süreci başlatmıştı da ne olmuştu? Huylu huyundan vaz mı geçmişti? Millî birlikle aklın yolu bir diye bütünleşmeden Meclis dışı akillerle süreci yürütmek hata mıydı, değil miydi? Şimdiki siyaset sözcülerinin de birbirlerini teröre hamilik, sevicilik ve lanetleme bildirisi imza krizi çıkarma gibi ithamlarla rakip yıpratma çabaları da yangın körükleme değil mi?

80 darbesi öncesinde de yok muydu aynı kara tablo? Hazine 70 sente muhtaç lafı dillerdeyken oy uğruna için sağ-sol ideoloji tarafları kışkırtırcasına birbirini suçlamaz mıydı iktidar-anamuhalefet?

Bu filmi gördü millet ve farklı versiyon sinsi plan şüphesi içinde.Yalnız iktidarla değil, millî birlikle çözülmesi gereken bir güvenlik sorunuyla yine karşı karşıya bırakıldığımızın farkında ve tedirgin!

Ocağına ateş düşmüş ana babaların kahrıyla alev alev olmuş, diyor ki:

Başta parti başkanları tüm aydınlar, asla terör iltisakıyla birbirlerini itham etmesin, suçlamasın! TBMM ' deki etnik ayrılıkçı partilere terör örgüt ve elebaşlarına karşı kendileriyle hareket etmeleri çağrısı yapsınlar. Aksi halde vekillikleri düşsün.

Tankın önüne çıplak elleriyle çıkan millet acı içinde feryat figan şunu da soruyor: Yetişmiş insanımız emperyalizme karşı milletler arası çok yönlü etkinlikler ve girişimler yapamıyor mu, acze mi düştü?Atatürk, bize millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmeyi bildik demedi mi?

Gücü neyse ne? Zalim emperyalistlere karşısında eli böğründe kalmaktansa onlara açık savaş açalım da öleceksek  ölelim, kuyruk ardında koşmayalım artık deme noktasında kitleler! Amansız bir takiple göz önündeki siyasetçi, yönetici ve tüm aydınların didişmelerini dikkatle izliyor. Kim hasbî, kim hesap peşinde karar vermişti sağduyusuyla hep!

Baktı ki olmuyor, Usta dilindeki deva hikmet özlemini giderecek yeni güçlü rüzgâr çıkarsa ona yelken açar. Kimse kendini bulunmaz kumaş sanmasın. Bu asil milletin bağrında göz dolduran ne cevherler var! Bu da çok iyi biline!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zati Ürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.