Ordu
DOLAR18.6143
EURO19.296
ALTIN1042.1
Ali ÖZTÜRK

Ali ÖZTÜRK

Mail: [email protected]

reader

19 EYLÜL STADYUMU 

             Bugünkü Sebze Pazarının olduğu alana, eski yıllarda Millet Düzü denirdi.  

            Siyasi mitingler burada yapılır, fındık mevsimlerinde kente gelen çadır tiyatroları, uçan motosikletlerle uçan sandalyelerin  portatif mobil yapıları buraya kurulurdu. Kente gelen cambazlar gösterilerini, yine Millet  Düzü denilen bu alanda halka sunarlardı. Bunların dışında resmi geçitli  milli bayramlarımız da coşkuyla burada kutlanırdı. 

               Tüm bu etkinliklerden başka,  başta futbol maçları üzere sportif faaliyetlerin de alanı yine Millet Düzüydü… 

       1950’li yılların başında sportif etkinlikler için kente bir stadyum yapılması gerektiği düşünülmüş olmalı ki,  Başöğretmenlerden eski bir sporcu da  Kemal Top’un Beden Terbiyesi Bölge Müdürü olduğu dönemde Başkent Ankara’dan Meclis Başkanı Refik Koraltan ile beraber bir heyet gelerek bugünkü 19 Eylül Stadyumunun temelini attılar. 

                Stadyumun yeri, Dr. Sıtkı Yener’e ait bir fındık bahçesiymiş… Dr. Sıtkı Beyin buranın büyük bir bölümünü, sportif etkinlikler yapılması koşuluyla hibe ettiği söyleniyor. 

                Kalan küçük bir bölümü ise yine  fındık bahçesi olarak kalmıştı.  Ortaokul ve lisede okuduğumuz dönemlerdeki derslerin gevşediği yıl sonlarında  bazı öğretmelerimizle birlikte okulumuza yakın olduğundan  buraya gelir piknik yapar, hatıra fotoğrafları çektirirdik.  

Bir keresinde kızlı erkekli öğrenciler orada şarkılar söylerken, bekçisi yaşlı adam  buna kızmış olacak ki uzaktan, “heyt yayla mı orası?”  diye seslenmişti de bize… 

Ben oranın fındık bahçesi olduğunu hatırlamasam da  stadyum yapılması için fındık ocaklarının kesilmesinden sonraki durumunu hayal meyal de olsa hatırlamaktayım.  6 yaşlarındaydım galiba, bir fındık mevsiminde  feci şekilde dişim ağrıyordu. Rahmetli annem beni, o günlerde oradaki fındık harmanlarında bulunan rahmetli Berber Hamdi Dayıya götürüp dişimi çektirmişti.   

Bir çok kişinin fındığını harmanladığı bu dümdüz alana,  yağmurlu eylül gecelerinde lüks lambalarını  yakanlar,  tor denilen fileli kepçeleriyle gelip  bıldırcın avlarlardı da… 

Geçtiğimiz yıl  Durugöl’e yeni stadyum yapılınca artık maçlar burada oynanmaya başlandı.  Kentimizin ortasında yer alan 19 Eylül Stadyumunu ise millet bahçesi olarak tanzim edilip  buraya bir de cami yapacaklarmış. 

Başta Kent Konseyi Başkanı Ömer Aydın olmak üzere kentimizin önde gelen bazı kişileri bu projeyi doğru bulmuyorlar. 

Bazıların gerekçesi, başta eski lise binası olmak  bir çok alan ve yapıda   fütursuzca hafızası iyice silinen kentimizin,  bir de nice anıların yaşandığı 19 Eylül Stadyumunu  yıkarak hafızasını hepten yok etmeyelim diyorlar. 

Karşı çıkanlardan bazıları ise, o civarda  ihtiyaç olmadığından cami yapılmasını doğru bulmuyorlar. 

Milletvekili Metin Gündoğdu ise buranın millet bahçesi olmasından ve içine bir de cami yapılmasından yana… 

Cami yapılmasına karşı çıkan Kent Konseyi Ömer Aydın’a tepki göstererek onu, başkanlık görevini yerine getirmemekle itham etmekte. 

 Bildiğim kadarıyla kent konseylerinin görevi, bulundukları kentlerin yaşanabilir bir kent olabilmesi için ortak akıl oluşturmaktır.  Ömer Aydın’ın yaptığı da budur. 

Buna tepki göstereceklerine oluşan ortak akla  göre bir proje yapmaları daha doğru olmaz mı? 

19 Eylül Stadyumun alanı, sportif faaliyetler yapılması koşuluyla hibe edilmiştir.  Bu nedenle futbol dışında başka sportif faaliyetlerle, sanatsal ve kültürel gösteriler için, hazır tribünler de yıkılmadan bir proje yapılamaz mı? 

Bu konuda en doğrusu, ‘ben yaptım oldu’ anlayışı yerine ortak akıl oluşturmaktır. 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar