Bu Kibir Bu Kapris Niye

Bu yazımda siz okuyucularımla eşimle birlikte Perşembe Devlet Hastanesinde doktor hanım ile bizzat yaşadığımız gerçek bir olayı anlatacağım.

Eşim seyahate çıkacağından ve de benim kalp rahatsızlığımdan sonra  bir tahlil yaptırıp durumumuz nedir diye ilçemizin tıp tarihine geçen ilk Mütehassıs Dahiliye hekimi için randevu alıyoruz. Muayene ve kısa sohbetten sonra  doktor hanım tahlil yaptırmamız için bizi laboratuvara sevk ediyor.  Tahlil neticeleri için de eşimle ikimize  kontrol için birer pusula veriyor ancak eşim geçirdiği bir kaza neticesinde sağ kol bileği kırıldığından randevu günü Fatsa Devlet Hastanesinde bileğinden operasyon geçiriyor ve o gece ablası yeğenleri nezaretinde Fatsa da hastanede kalıyor. Ben ise kontrolüme gidiyorum doktor hanıma eşimin şu  şu sebeplerden dolayı gelemediğini anlatıyorum.  O da Perşembe’ye şu tarihte bana gelsin diye bana pusula veriyor. Buraya kadar her şey normal.

İşte o gün eşim pansuman için hastaneye müracaat edip pansumanını yaptırıyor (Bu arada o pansumanları yapan hemşire hanımlara kendim ve eşim adına teşekkür ediyorum). Eşim pansumandan sonra, “hadi doktor hanıma gidelim de ben de tahlil neticelerimi merak ediyorum” diyor ve yukarı kata çıkıyoruz. Elimizdeki pusulayı  doktor hanımın sekreterine göstererek kontrolümüz var diyoruz.  Sekreter hanım kimlik istiyor ancak hanım operasyon sonrası kimliğini Fatsa’da unuttuğunu sekreter hanıma söylüyor ve vatandaşlık numaramı verebilirim diyor. Bunun  üzerine sekreter hanım, “Kesinlikle doktor hanım kimliksiz kabul etmez  kesin talimatı var” diyor ve bu isteğimiz kibarca reddediyor. Bu durumda devreye ben giriyorum ben doktor hanıma durumu izah etmek için sırası gelen randevulu hastalardan özür dileyerek izin alıp hanımı doktor hanımın kapısında bırakarak odasına giriyorum ve selam verip hal hatır sorduktan sonra (Bu arada doktor hanımla ilk geldiği günden bu yana tanışıyoruz  gazeteciyim ya başhekim tanıştırmıştı ) sohbetimiz var yani uzak doğulular gibi elimi kavuşturarak başladım durumu anlatmaya. Sonuç hayır. Kimlik olmazsa sistemi açamam sonuçları söyleyemem reçete de yazamam. Kimliği olmayan randevusuz hastaya bakamam ben prensip sahibi biriyim diyor. Ben de kendisine, “Hocam biz sizin zaten randevulu hastanızız. Eşim için  kontrole tahlil neticeleri öğrenmeye geldik, eşim hafta sonu Umre’ye gidecek ne olur  kimlik evde değil alıp gelsem Fatsa’da kaldı. Vatandaşlık  numaramızı söyleyelim  biz yabancı değiliz ben tanıyorsunuz, etmeyin maksadım sizi üzmek değil  ne olur beni zorlamayın ben bu sorunu çözerim.  Ben sizi aşmak, sizi yok saymak, sizi üzmek  istemiyorum” diye başladım yalvarmaya. Sonuç olmaz da olmaz…

***

Hocam kendine göre haklı olabilir. Geçmişte  büyük şehirlerde bu gibi sahtekarlıklar olmuştu. Ölen hastalara ilaç yazmak, rapor almak, rant sağlamak gibi ancak bizim durum böyle değil. Doktor hanım benim gazeteci olduğumu ve tanıştığımızı biliyor neden böyle davrandı? Neyse bütün ısrarlarıma  ve yalvarmalarına rağmen  kendisini sevdiğimi  söylediğim, maksadımın onu üzmek olmadığını , ona saygı duyduğumu, şu an sorun çözmeye çalışmadığını, sorun yarattığını üzülerek tekrar tekrar söylediğim ilçemizin ilk göz ağrısı canım doktor hanım benim prensiplerim var ben randevusuz hasta almıyorum diyerek beni reddetti. Tekrar ettim, “Biz randevusuz hasta değiliz, biz kontrole ve tahlil neticelerimizi almaya geldik. Kimliğimiz evde değil tedavi esnasında Fatsa’da unutuldu, vatandaşlık numaramız şu desek te fayda etmedi.

***

Sinirler gerildi sesler yükseldi.  Beni tehdit mi ediyorsun denildi. Bu tarz konuşman hiç şık değil denildi ve ben tekrar özür dileyerek huzurdan ayrıldım. Üzüldüm mü hem de çok üzüldüm? Sonucumuzu öğrenemeden hanımı eve gönderdim tabi o da bu duruma bir anlam veremedi ve çok üzüldü. Tabi ben durumu baş hekime anlattım o da üzüldü ancak karar ona ait ben baş hekimim diye bu durum karşısında ona baskı yapamam.  Öyle bir yetkim yok dedi. Ancak hanımın buradaysa bana getir ben sekreter hanımla göndereyim dedi. Onu da ben kabul etmedim.

***

Şimdi buradan prensip sahibi doktor hanıma soruyorum: Kimliğimiz yanımızda olsaydı, sistemi programı açmak için kimliğimde barkot mu okutup sistemi açacaktınız. Sonuçta sizde kimliği yazıp  sistemi açacaktınız bana, bize niye neden güvenmediniz? Bu bir güven sorunu mu? Prensip meselesi mi, yoksa  kapris mi, kibir mi?

***

Sevgili doktor hanım burası küçük bir ilçe ve siz de bizim hemşerimizsiniz. Burada biz unutkanlık yaparız ama  sahtekarlık yapmayız.  Hele hele karşılıklı sohbet etiğimiz  kişilere makamı mevkii ne olursa olsun saygı duyar, hürmet ederiz. Hele sizin gibi derdimize derman olmak için gelen doktorlara secde ederiz ama kibirli , kaprisli, kendisinden başkasına güvenmeyenlere değil. Biliyorum   İnşallah böyle bir tartışma yaşadığımız için  siz de üzgünüzdür ben de böyle bir yazıyı kaleme aldığım için çok üzgünüm ama şunu bilin ki bu durumu siz yarattınız. Çok üzgünüm  ben hatalıysam özür diliyorum hocam. Bu olayda yaşadığımız durum çözülmeyecek bir durum değildi, kısacası hanım şu an tahlillerinin sonucunu öğrenemeden Umrede…

***

Adını halen koyamadım. Beni nüfus müdürlüğüne bile göndermeyi teklif ettiniz ya aşk olsun size. Şu da biline ilçemiz adına sizi kaybetmek istemeyiz ancak insanların sevgisine, samimiyetine inanacaksınız, cesur olacaksınız. Çöple samanı karıştırmayacaksınız. Burası Perşembe, bizim sizin kadar çocuklarımız var. Bizler ham insanlar değiliz. Korkmanıza gerek yok. ADİL ve ARİF  olacaksınız. Sayın Doktor hanım; sonuçta sizden  derdimize çare istedik, hizmet istedik,  ayrıcalık değil.

Yazım, sözüm, arif olana.

Arif olan anlar .

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Kalafat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.