Güler Enver Sana Neyler

Saygıdeğer Ünye, İkizce, Çaybaşı, Akkuş Sivil Toplumun Sesi Platformu (ÜNİÇAP) Mensupları! Aranızda her partiye üye olan da sempati duyan da vardı. Lakin neydi kavliniz? İlçelerinizin de halkınızın da yararına fikirler üreterek yönetimlere ve kamuoyuna duyurmak; yönetim ihmalleri, yanlış icraatlar ve haksızlıklara karşı sadece yasaların koruyuculuğunda mücadele vermek; iyi olan ne varsa sahip çıkmak, asla karaya ak diyebilecek taraf olmamak değil miydi? Dayanışmanızın 9.yılındasınız. 2015 yılı Ak Parti aday adaylığım sürecinde hepinize sözüm vardı: Halkla iç içe edindiğiniz görüşleriniz ışığında halk ve hak için asla taraf olmadan yazacaktım. 4 ilçe toprağımız, özümüz; hep el ele gönül gönüleyiz ya diğer 15 ilçemizin de STK'larıyla iletişimdeyiz hep. Ne diyorsanız o!

3 yıldır ülkemizde ilk dayanışma modeli olarak sizden aldığım ilhamla 7 bölgemizde de halk algılarını daha doğru bilebilmek için STK ve kanaat önderi danışman dostlar edindim. Muhtarlar Konfederasyonuna da bu yolda desteği için çok teşekkür ederim. Doğruları kitlelere duyurmak adına ülke genelinde ilaveleriyle yayın mücadelesi veren Başkent Postası Medyasında da yazıyorum bir yıldır. Aydınlatma hizmet yolunda sizlerle hasbıhalim, çok çeşitli iletişim araçlarıyla hep sürdü, sürecek! Bu yazım son seçim gündemi! Fikirlerinizi aldım. Şimdi de yazıyorum:

2001 öncesinde bukalemun casusluk faaliyetleriyle Ecevit gibi dürüst, halkçı ve tam bağımsızlıkçı bilinen lidere ve eski muarrızı Demirel'e 28 Şubat sürecine mihmandarlık ettirmişlerdi. Bu süreçte çok kişi gibi ben de irticacı diye fişlenmiş, şube müdürlüğü belgem geçersiz sayılmıştı. Ne dedimse kabul ettiremeyince 46 yaşımda emekli oldum.

Sağ-sol çatışmalarının organize psikoloji ve sosyolojisinin romanını yazmıştım ta 1981'de. Sonu, darbeye karşı "Kaç yıl gerilere gittik, adalet ve kalkınmadan söz edemeyiz artık!" vatandaş feryat yakınmasıyla bitiyordu. Bu adla parti kurulunca şaşkın bir sevinç yaşadığımı hiç unutmam. Ünye Kurucu ilçe Başkanı da Aziz Keskin'di. Dürüst kişiliğinden hiç kuşku duymadığım sınıf arkadaşımın ziyaretine gittim, onunla Samsun Kurucu il Başkanı Mustafa Demir'in, Ankara'ya taşınınca da kurucu ve Arge Başkanı Hilmi Güler'in yanına. Ona, Halk hareketinizde sizinleyim dedim, eğitim içerikli rapor da arz ettim. Lakin uzanıp alma hiç aklıma gelmedi. Fikrimce siyaset uzanıp alana değil, temsil gücü olana haktı! Hep koşturdum, detaya gerek yok, uzun hikâye! Bilimenizi istediklerim ise özetle şöyle:

Aziz, oyla devrilemediği halde bugün Reis muarrızı İdris Naim eliyle siyaset dışı bırakılmış, Mustafa Demir ile Hilmi Güler Bakan olmuştu. Lisemin öğrencisi Suat Kılıç da! Üçü de yanlarına gittiğimde beni tanımadı. Yazar, fikir insanı hemşerileri değil de 85 milyon vatandaştan biriydim sanki. O zaman anladım ki tepeden simsarlık hakim siyasette! Öyle olunca da bukalemun örgütler devreden çıkar mı hiç? Her bölgeden aldığım haberlere göre şimdi de Yeniden Refah, tıpkı Ak Parti ilk rüzgârını almış gibi yaygın örgütleniyor. Suat da Erdoğan gözdesiyken Erbakan oğlu Fatih'e yardımcı şimdi. Düşünülesi mi değil mi? Her olan bitenden haberdar olup doğruları dikkatle arayıp bulmalı! Ordulu için neyi doğru biliyorsanız onu yapacağınıza inancım tam! Hizmet enerjisi yüksek halk insanlarına destek olmanız, simsarlı siyasete karşı halka dayalı gücünüze güç olur. Etkili güç odaklarına dikkat! Hatırlayınız:

Enver, 3 dönem vekillik ardından Başkan olunca bıçağının 2 yüzü de kesiyordu. 7 Haziran 2015 seçiminde herkese eşitim diyordu. Önderliği ateşliydi. 56 aday adayına abiliğimle "Rakip değil, ekibiz" dedim durdum onunla sahada hep. STK temayülü de hepimizi heyecanlandırmış ama liste tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Duydum ki Enver, bana liste başına Numan'ı verin de 5'te 5 yapayım demiş. Ağızdan ağıza yayılan bu sözü doğru olmasa da 2 ve 4'e kendi yakınlarının gelmesi zamanın etkili kurmayı olduğuna kanıt! Liste başı ettiğine muarrız şimdi. Bana husumeti var diyor. Kurmayların ibretlik çekişmesi ne acı! Kim haklı? Ordulu kanaat getirecek elbet! Lakin bilmenizi isterim ki Hilmi Güler Efendi'mizden randevu istemiştik. Vermeyince, dava abim diye aradımsa da dönmemiş, beni mahcup etmişti size. Enver ise görev sırasında kabul etmişti heyetinizi. Takdir sizin, hatırlatıyorum sadece, taraf değilim!

Bundan sonraki dünya hayatını tarihe tanık olmaya adamış hemşerinizin tek derdi simsarlı siyasetin bitmesi! Tepeye referanslar, tepeden referanslara dur denmeli! Enver iade-i itibar istiyor, verirseniz bundan sonra ne kadar yönelir hizmetinize, Zekai Sana da tepeci mi değil mi? Bunu değerlendirecek Orduluların oyları. Şimdi geçim büyük dert! Sorun hepsine: Üreticiden tüketiciye gıda sağlayacak girişimleri, su sorunu çözüm projeleri, kent plancıları kurulları olacak mı? Şahsî sorunlarınıza yasal çözümler getirecekler mi? Ziyaret, hoş sohbet avutma yolu oldu hep!

Güler, Enver, Sana neyler? İyi tartın efendiler! Ordu her seçimde tepeye akan yanlış bilgilerle sarsıldı. Liderler hep hesapçı yakın çevrelerince yanıltıldı. Engelleme gücü halkın dersi oy! İslamın da istişare, adalet, liyakat temel ilkeleri benimsensin diye kullanmalı oyları. BAŞA AĞIT şiirimin bitişi şu Yunusça sesleniş de arzım olsun liderlere! Er kişi niyetine diyecekler/ Her fanî gibi suyla yuyacaklar; Böbürlenme ağıtlar yak kendine/ Adalet hakkın başa soracaklar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zati Ürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.