Öğretmen Demek Her İşi Bilen Demektir

Öğretmen okulunu bitirdiğim yıl, yaz tatilinde köydeki evimizdeyiz. Atanmamı bekliyorum. Aylardan Temmuz. Heyecanla nereye atanacağımı düşünürken kapı açıldı. Komşumuz Fadime Abla geldi. Elinde bir kumaş parçası var ve kumaşı önüme attı. “Hadi bakalım Sümer, öğretmen oldun. Şimdi bana bu entariyi dikeceksin” dedi.

Şaşkın şaşkın yüzüne baktım. “Fadime Abla ben terzi değilim, öğretmen oldum” dedim. Fakat Fadime Abla’yı ikna etmek ne mümkün. “Sen dikmek istemiyorsun. Öğretmensen dikişi de yaparsın” diyor laf dinlemiyordu. Kumaşı bıraktı gitti.

Ne yapacağımı şaşırmıştım. Az çok dikiş biliyorum. Orta okulda dikiş-nakış dersimiz vardı. Ayrıca halamın kızı tanınmış bir terziydi. Ona yardım ediyor, bir şeyler öğreniyorduk. Fakat tek başıma bir elbise dikecek ne cesaretim ne bilgim vardı. Ablanın gidip gelip ısrar etmesi sonunda çaresiz kaldım. Elbiseyi biçtim ve diktim. Hala nasıl becerdim o dikişi kendime şaşıyorum.

Annemler de biraz cesaret verdiler. “ Yaparsın, becerirsin” gibi sözler söylediler ve elbise bitti. İnanır mısınız? Güzel de oldu. Derin bir nefes aldım. Bir başarı idi benim için. Branşım olmayan bir işi başarı ile bitirdim. Fadime ablam da mutlu oldu. Ben de mutlu oldum.

 Öğretmen demek her işi bilen demektir. İşte çevre böyle düşünüyordu.

Aynı olayın bir değişiğini yine o yaz yaşadım. Komşunun kızı nişanlanıyordu. Makyaj yapmak için ben görevlendirildim. Makyaj olayı da hiç beceremediğim bir yanımdır. Sadece ruj sürmeyi bilirim. Fakat ısrarlara yine dayanamadım. Saçının düzeltilmesi dahil makyajı yaptım. Allah’tan kızımız çok güzeldi. Fazla makyaja da gerek yoktu. Bu görevi de başarıyla sonuçlandırdım. İşimin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım.

Köyde öğretmen olacaksan, sağlık sorunundan tutun, terzilik, kuaförlük gibi tüm görevler sizden bekleniyor. Öğretmenliğimin ilk yıllarında iğne vurmak dahil bir çok görevi başarı ile severek yerine getirdim. İnanıyorum ki devre arkadaşlarım da buna benzer çok olay yaşamıştır. Ne mutlu bize çevremize bir nebze faydalı olabildiysek. Köy öğretmenleri köyde oturur ve köyün çehresini değiştirirdi. Şimdi her şey ne kadar farklı. Köy okulları virane oldu. Pazartesi, Cuma günleri okulda okunan istiklal marşını artık köylüler duyamıyor.

Çok büyük değişime uğradı toplum. Sizce de öyle değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sümer Alkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.