Yeşil Burun Adaları

Muhtemelen böyle bir ada ya da coğrafya hatırlamıyorsunuz. Ben de ilk duyduğumda muhtemelen Endonezya ve bu yöreye yakın coğrafya da bir ada olarak algıladım. Uzun süre düşündüm. Dikkatimi çekmişti. Kısa bir araştırma yaptım. Afrika Kıtası’nda minicik bir ülke muhtemelen nüfusu 525 bin civarında eski Portekiz sömürgesi dili de Portekizce bu ada nasıl olduysa o yönünü incelemedim.

Bağımsız oluyor. Afrika Uluslar Kupası'nı tesadüf izlerken dikkatimi çekti. Bu minicik ülkenin futbol takımı Afrika Uluslar Kupası'nda ilk 16'ya kaldı. Müsabakalarını izledim. Farklı bir futbol kültürü, disiplinli ve teknik taktik açısından sistemli bir oyun mantalitesine sahiptiler. İlk tur maçlarında ciddi sonuçlar da aldılar. Otoriterlerin dikkatlerini üzerlerine çekmeyi başardılar. 525 nüfuslu adını dahi duymadığımız bu adacık devlet olmuş ve futbolda Afrika Uluslar Kupası'nda ilk 16 kalmayı başarmıştı.

Bizim şehrimiz bu Yeşil Burun Adaları ülkesinden daha büyük avantajlara sahip olmasına rağmen maalesef futbol da üretken olamadık. Sadece futbol değil diğer branşlarda da sistemsel ve planlı bir başarımız yok. Zaman zaman bireysel antrenörlerimizin özel gayretleri başarılar gelmektedir. Devletimiz tesis ve donanım olarak tüm yatırımlarını yapmış. 525 nüfuslu bir Yeşil Burun Adaları’nın yaptığını yapamadık. Spor tarihimizde bir olimpiyat şampiyonumuz olmadı.

Sporu sadece tesisleşme olarak görmemek lazım. Geçmiş dönemlerde sporcu fabrikaları projeleri seslenildi umutlar verildi. Sonuçta sporcu fabrikaları projemiz buharlaştı. Zaman zaman gerek başarılarımızın da antropolojik, morfolojik, fiziksel ve performans değerlendirmelerinin de istatiksel olarak bulunduğunu düşünmüyorum. Bizim bulunduğumuz il ve coğrafya da mutlaka bir şampiyon çıkar oda doğaçlama olur Bu doğaçlama da mutlaka bir uzmanın bireysel gayreti ve emeği vardır.  Yeşil Burun Adaları'nın Afrika Uluslar Kupası'ndaki başarısını görünce su ada kadar olamadık diye düşündüm.

Bu tespitlerime homurdanan olur, biliyorum. Homurdananlara da şu tavsiye ediyorum. Spor artık bir bilimdir. Tüm planlamalar ve organizasyonlar akademik bir yöntemle olmalıdır. Planlamanın da bir değerlendirme ve otokontrol yöntemi olmalıdır. Otokontrolü yapacak sorumlular denetleyeceği kişinin siyasi yönünü düşünerek etliye sütlüye karışmayayım dememelidir. Umarım daha yüksek bir erdemle yeni umutlara bakmak lazım.2024 Paris kaçtı.2028 için ortada bir şey gözükmüyor. Yeşil Burun Adaları ülkesi kadar olamadık.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Öziş (Mor Pencere) - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.