Seçim Hezimetinin Miladı

Hiç kuşku yok ki, yerel seçimlerde hükümetin bu denli oy kaybetmesinin ve hatta ikinci parti konumuna düşmesinin temel nedeni makroekonomik sorunlar olmuştur. Özellikle 2021 yılından sonra üç hanelere yaklaşan enflasyon oranları ve bunun sonucunda da hızla bozulan gelir dağılımı makroekonomik sorunların başında gelmiştir. Peki, bu süreç nasıl başlamış ve nasıl seyretmiştir?

Tarih, 22 Eylül 2021: Enflasyon oranı yıllık %19,5, Merkez Bankası’nın (MB) politika faiz oranı %19 ve dolar kuru yaklaşık 8,6 TL… Ekonomi yönetimi --mevcut koşullar hiç uygun değilken-- “faiz neden, enflasyon sonuç” inadıyla farklı bir politika uygulamasına yöneldi. Bu politikanın beklentisi ise, faizlerin düşüşüyle enflasyon da gerileyecek ve aynı zamanda faiz düşüşleri yatırımları, üretimi ve büyüme oranını artıracaktı. Ancak ekonomi yönetiminin göz ardı ettiği çok önemli iki nokta vardı: İlki, ülkenin dış borcu ve döviz açığı yüksekken ve de yakın tarihte MB’nin döviz rezervlerinde yaklaşık 130 milyar dolarlık bir erime gerçekleşmişten, faiz indirimleri döviz kurlarını hızla fırlatabilecekti. İkincisi ise, piyasa koşullarından aykırı olarak faize müdahale etmek, doğru bir ekonomi politikası değildi. 1994 krizini tetikleyen nedenin de, Çiller’in faizleri masa başında düşürmeye çalışmış olması, bu yanlış ekonomi politikasının evvel öncesi bir kanıtıydı.

23 Eylül 2021 tarihinde MB faiz oranını %19’dan %18’e düşürdü. 2021 yılının sonuna kadar da toplam 3 adet faiz indirimi daha yapıldı ve 2021 yılı sonunda MB’nin faiz oranı %14’e kadar geriledi. Faiz düşüşü, zaten yükselme eğiliminde olan döviz kurlarını adeta fırlattı. 2021 Eylül ayında 8,6 TL olan dolar kuru 17 Aralık 2021 tarihinde 18 TL’ye kadar yükseldi. Her ne kadar daha sonra Kur Korumalı Mevduat Hesabı ile dolar kuru 11’li rakamlara düşürülmüş olsa da, ekonominin bütün dengeleri Eylül-Aralık 2021 döneminde çoktan bozulmuştu ve Türkiye ekonomisi artık içinden çıkılmaz bir ekonomik türbülansa girmişti.

Enflasyon oranlarının üç haneli rakamlara yaklaşmasına, konut ve otomobil fiyatlarının beş-on kat yükselmesine rağmen, bu düşük faiz inadı halen devam ediyordu. Hatta 23 Şubat 2023 tarihinde MB’nin faiz oranları %8,5’e kadar düşürüldü. Her nasılsa daha sonra bu absürt ekonomi politikasının yanlış olduğu anlaşıldı ve MB’nin faiz oranları 22 Haziran 2023 tarihinde %15’e yükseltildi ve bu sert yükseliş sonrası faiz artışları %50’lere kadar devam etti.

Şimdi, yaklaşık son iki buçuk yılda yaşadığımız bu sürecin sonuçlarını kısaca özetleyelim:

1-     Faiz, enflasyonun nedenlerinden sadece bir tanesidir. Asıl etki enflasyondan faiz oranına doğrudur. Kısaca, enflasyon neden, faiz sonuçtur…

2-     Döviz açığı fazlaca olan bir ülkede faiz oranlarını enflasyonun çok altında tutmak döviz kurlarında hızlı artışlara yol açar/açabilir. Bu da ithal girdi maliyetlerini yükselteceği için enflasyonu fırlatır. Türkiye’de de aynen böyle olmuştur.

3-     Türkiye gibi gelişmekte olan ve döviz açığı bulunan bir ülkede iki buçuk ay gibi çok kısa bir sürede döviz kurlarında yaşanan yaklaşık iki buçuk katlık bir artış, ekonominin dengesinde çok ciddi bir bozulmaya yol açar/açmıştır.

4-     Hâlihazırda uygulanan ekonomi politikası doğru olsa da, son yıllarda ekonominin fazlaca hırpalanmış olması, enflasyonun düşüşünü ve ekonominin toparlanmasını geciktirecektir/geciktirmektedir.

5-     Enflasyonun en önemli olumsuz sonucu, gelir dağılımını bozması ve halkın satın alma gücünü düşürmesidir. Hızla artan enflasyon oranları nedeniyle Türkiye’de de gelir dağılımının bu denli bozulması, seçimin sonucunu belirlemedeki en önemli etken olmuştur.

6-      Özetle; “Tencere”, inandırıcılığı azalan siyasi söylemlere üstün gelmiştir.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Umut Çakmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.