Sohbet

Sözlüklere baktım: “Sohbet” Arapça bir sözcük… Karşısına Türkçe sözcük ne koyabilirim? “Hasbıhal” olmaz, o da Arapça bir sözcük. “Söyleşi” olabilir!  Söyleşi, karşılıklı konuşma, hasbıhal! Her ne ise bizimkisi tek taraflı bir sohbet olacak!

Gazeteye -arada bir yaptığım gibi- Bahçelievler’den yürüyerek geldim. Bu defa uzun değil, deneme yanılma ile bildiğim kestirmeleri kullandım. Çok değil 10 yıl öncesine kadar, bir saatten az bir zamanda yürüdüğüm yolu, bu defa dura kalka 2 saatte yürümüş oldum.

***

Sahil boyu, denize, dalgalara, ağaçlara bakarak yürüdüğüm günlerde, Ordu’nun tek plaj evleri Akyazı Mahallesi’ndeydi. Plaj’ın batı tarafında 80-85, doğusunda 110-115 sahil çamı vardı. Ünye çamlığı kadar albenili olmasa da, aileler çoluk çocuk gelir o ağaçların gölgesinde oturur; yer içer, denize girer güzel bir gün geçirirlerdi. Şimdi, o plaj da yok, ağaçlar da, ağaçların arasına kurulan küçük çadırlar da… 

***

Bugünkü yürüyüş, seçim sonrası uzun bir yürüyüş olduğu için, ister istemez, Altınordu Belediyesi’ndeki değişimi de düşündüm: Aşkın Tören gitmiş, Ulaş Tepe gelmişti.  Genellikle kamuda, bürokratik görevlerde bulunanlar için söylenir: Halef-Selef!  Bu hizmet değişiminde Halef: Ulaş Tepe. Selef: Aşkın Tören...

***

Seçim, 31 Mart akşamı bitti. Köylü köyüne, evli evine… Herkes işinin başına! Az laf, çok iş yapmaya!

Dahası tebrik/teşekkür ziyaretlerini en aza; şu gün, şu saatte. Sözün özü: Siz Başkan; kural koyarsanız, biz o kurala uyarız! Bakmayın siz, fazla kuralcı demelerine… Cenazelerimizde dahi kural/kurallar vardır: 7’si, 40’ı 52’si gibi!..  

***

Arif Hikmet Onat’ın 1948 yılında belediye başkanlığı sona erdi. Gazeteci Ali Rıza Gürsoy başkan seçilip o makama oturdu. Arif Hikmet Onat tam bir bürokrat “devlet adamı”!.. Ali Rıza Gürsoy da -üzüm üzüme bakar misali- Arif Hikmet Onat gibi bir başkan olmaya çalıştı. Ali Rıza Gürsoy’dan sonra o makama gelen Fazıl Sözer bu görüntüyü değiştirdi. Sabah 6’da sahilde, parkta, sokakta, esnaf arasında…

Halk Parti 1950 yılında gitti. Demokrat Parti geldi. Demokratlar işte bu “güler yüzü” getirdi. Başkan Fazıl Sözer –senin benim gibi- bir adamdı!

***

1960 askeri darbesinden sonra, kısa bir dönem valiler, belediye başkanlığı görevini de üstlendi. Fazıl Sözer bir dönem daha belediye başkanı seçildi. 1968 yılında yine Demokrat Parti geleneğinden gelen Adalet Partisi adayı Veysel Akgün o makama oturdu. Başkan Veysel Akgün’de de, Fazıl Sözer benzeri başkan görüntüsü devam etti. Bu halkçı görüntü CHP Belediye Başkanı Kazım Türkmen’in 1980 12 Eylül darbesi sonrası görevinden alınması ve yerine atama başkan  -asker kökenli- Halit Kahraman’ın gelmesiyle bozuldu! Bürokrasinin o abus yüzü, herkesi hizaya sokma, başkanı görür görmez hazır ola geçme, koşarak dükkan dışına çıkma: “Hoş geldiniz başkanım, nasılsınız efendim?!”

Hatırlatma babında söylüyorum: Halit Kahraman şöyle bir durdu, baktı. Zabıtaya dönüp: “yaaaaz” dedi.

Zabıta cezayı yazarken… Esnaf, kaldırımın kenarına süpürülüp toplu duran çöpü “biz koymadık” dese de değişen bir şey olmadı.

***

Bu sohbet burada bitmez, yarın kaldığımız yerden devam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar O.rüştü Baş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.