ALİ KOÇ NEDEN YABANCI HAKEM İSTİYOR?

Aslında bu yazımın konusu, seçim sonuçlarının analizi olacaktı. Notlar aldım, tam yazmaya başlayacağım... Ama, heyhat! Fenerbahçe adına yaratılan yerli hakem mağduriyetlerinden sonra; görüyoruz ki Ali Koç, mağduriyet ve haklılık algısıyla mesrulaştırılan şiddet ve celâlle, Cumhurbaşkanlığı Kupası için yabancı hakem talep ediyor. Bu, aslında, AKP'nin tasfiye sürecinin başlatılması kadar önemli bir olaydır! Kendime, "Bunu mutlaka yazmalısın, Şekeroğlu!" dedim ve başladım bu yazıya.
Mesele, demek ki, ta başından beri tahmin ettiğim gibi, şuymuş: Ali Koç ve benzerleri; bazı hakemler ve oyuncular; TFF; medya vs. kullanılarak şu amaçlanıyormuş: Türkiye'ye "Yabancı Hakem" kakalanmak ve nihayet bazı Türkiye takımlarının doğrudan Avrupa liglerinde oynamalarını sağlamak!
Burada, (şimdilik) cevap aranması gereken iki soru çıkıyor ortaya. Bunları sorup, doğrudan cevaplamaya çalışayım:
1. Bütün bu kumpasları (ki bunların içinde tabii ki T. C. Cumhuriyet Kupası'nı Suudi Arabistan'da oynatmaya karar vermek ve Atatürk şovu; Fenerbahçe'nin ve birçok başka takımın mağdur edilmesi; Trabzon maçında çıkarılan olaylar; Galatasaray'daki tarihi FETÖ yapılanması vs. de var) kim neden çıkarmaktadır?
Buradaki, daha önce bu köşede Suudi Arabistan, Fenerbahçe ve Ali Koç'la ilgili üç yazımda da değindiğim asıl mesele şudur: Küreselci Çete, Türkiye'deki ekonomi partnerlerini, devşirmelerini ve KASETlilerini kullanarak, Türkiye futbolunun da Türkiye'den/ Ankara'dan değil, Küreselci Çete'nin merkezleri tarafından yönetilmesini istemektedir. Asıl amacı milli devletleri tasfiye etmek olan Çete, "Türkiye Ankara'dan değil, (örneğin) Brüksel'den yönetilmelidir!" diktesiyle hareket etmektedir. Türk futboluna, çoğunluğu oluşturan oyunculardan sonra, bir de yabancı hakemleri/ yabancı gözlemcileri de monte etmek, ülke sporunun "dışarıdan", yani küreselciler tarafndan yönetilmesini olumlamak demektir. "Biz futbolumuzu/ sporumuzu/ hatta ülkemizi yönetmekten aciziz! Gelin siz yönetin!" Büyük oyunun bunun için kurulduğu anlaşılıyor.
2. Peki, Ali Koç ve benzerleri bu yıkım planına neden alet olmaktadırlar?
Bu sorunun cevabını, bil(e)mediklerimizi yazarak vermeye çalışsak? Öyle yapalım:
a) Olayın Fenerbahçe ve Ali Koç bağlamında hangi ekonomik boyutlar taşıdığını bil(e)miyoruz. Bir AKP filozofunun dediği gibi: "Hiçbir şey olmamışsa da, mutlaka bir şey olmuştur!" (Mealen).
b) Ali Koç'un ve derin Fenerbahçe'nin Küreselcilerle olan derin ideolojik bağlantılarını bil(e)miyoruz.
c) Bütün bu olayların, Demokles Kılıcı misali şantaj malzemesi olarak kullanılan "Kaset diyorum, kaset!" boyutunu bil(e)miyoruz.

KÖR NOKTA KÖŞESİ
"Yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 42. oturumuna video konferans ile katıldı." (Kaynak: Haberler.com).
Sayın Ali Koç'a naçizane tavsiyemdir:
Mazbatanız verilmediği veya şiir okuduğunuz için hapse atılma kumpasına sokulmamış olsanız da, meşhur edilmeniz başka mağduriyet oyunlarıyla sağlanmış görünüyor. Yani, artık siz de büyük mağdurlarımız arasında yer almaya hak kazanmış bulunuyorsunuz, ne mutlu size. Artık yolunuz açıktır.
Sizin şahsiyetinizin ve de mağduriyetinizin Van Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan'dan neresi eksik? Siz de, vakit geçirmeden, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin oturumuna video konferans ile katılmalısınız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Şekeroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ordu Olay Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ordu Olay Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ordu Olay Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ordu Olay Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.