Ordu
DOLAR18.5813
EURO18.3718
ALTIN1020.6
Sümer Alkan

Sümer Alkan

Mail: [email protected]

reader

24 KASIM- ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Mustafa Kemal Atatürk'ün başöğretmen olduğu 24 Kasım günü, 1981 Atatürk Yılı'nda Kenan Evren, tarafından Öğretmenler Günü olarak ilan edilmişti.  “Öğretmenler Günü” kabul edilişinin bu ilk 24 Kasım gününde, öğretmenler olarak güzel bir gösteri hazırladık. Perşembe Merkez İlkokulu ve Perşembe Lisesinin müştereken hazırladığı bu programda görev alan çok değerli arkadaşlarımın birçoğu hayattalar. Ama yaşamın kuralı, ne yazık ki bazı arkadaşlarımızı da kaybettik. Kaybettiğimiz arkadaşları rahmetle anıyorum.

Koro çalışmalarımızı Orhan KARAKAYA öğretmenimiz organize ediyordu. Hem Türk Halk müziği hem de Türk Sanat müziği repertuarını büyük bir koro eşliğinde, titizlikle hazırladılar.  “Öğretmen” konulu güzel bir eseri;  Ünal ACARTÜRK, Mehmet ÖZKAPTAN, Zafer CANLI, rahmetli Yılmaz AYDIN ve rahmetli Uğur PİROĞLU arkadaşlarımız profesyonellere taş çıkarırcasına hazırladılar. Rahmetli Elmas AYDIN, rahmetli Burhan AYDIN, Ünal ACARTÜRK, Nurten PİROĞLU ve ben şiir korosu sahneledik. Ve programın sonunda, yine çok değerli öğretmen arkadaşlarımızdan oluşan muazzam bir halk oyunları gösterisi hazırlanmıştı. Hep birlikte, büyük bir heyecanla hazırlıkları tamamladık. Derken, büyük bir titizlikle hazırladığımız programın sahneye konulacağı akşam geldi çattı. Halk Eğitim salonu tıklım tıklım doldu.

Programı organize eden arkadaşlar, benim ve lise edebiyat öğretmeni olan Sezgin KONAKOĞLU arkadaşımızın sunuculuk yapmamızı uygun görmüşlerdi. Hiç sunuculuk yapmamıştım ama okul müsamerelerinden az çok sahneye alışıktım. O gece, Sezgin KONAKOĞLU ve ben sahnede yerlerimizi almıştık. Tam o sırada bir banka müdürünün oğlu olan Alper isimli öğrencim sahneye çıktı. Elinde kocaman bir buket vardı. Çok sevdiğim kırmızı güllerle hazırlanmış kocaman buketi, minicik elleriyle bana uzattı. Buketi aldım, öğrencimi kucaklayıp öptüm, kendisine çok teşekkür ettim ve minik Alper sahneden indi. (o geceden aklımda kalan bir diğer detaysa; minik Alper’ in kıyafetleriydi. Kendisine çok yakışmıştı; siyah pantolon, beyaz gömlek, papyon kravat ve çok şık -sanırım kadife kumaştan- bir ceket giymişti. Minicik haliyle çok sevimliydi.) Seyirciler çok alkışladılar, ben de elimdeki çiçeği kulise götürsün diye bir arkadaşa verdim, mikrofonu alarak sunuculuğa kaldığım yerden devam ettim.       

Meğer, çiçeğin üstündeki yazıyı okuyup teşekkür etmem, dolayısıyla -dolaylı da olsa bankanın reklamını yapmam gerekiyormuş- nereden bileyim?  O anda, devlet memuru olduğum için bankanın adını anons etmek yanlış olur gibi düşündüm sanırım. Ayrıca ilk defa sunuculuk yapıyor ve sahnede çiçek alıyordum. Üstelik o sıralar Perşembe'de çiçekçi dükkanı bile yoktu. Öğretmen olarak bizlere gelen çiçekler, bahçelerden toplanan nergis demetleri ya da tane tane güller oluyordu. Bu çiçekse Ordu’dan alınmış, kocaman bir buketti, dolayısıyla hayli şaşkındım.

Bu arada, banka müdürü, alt katımızda oturuyordu ve karısı akrabamdı. Kendileriyle uzun bir süre, çok güzel komşuluklar yaptık. Müdür bey, şakaya getirerek bankanın reklamını yapmadın diye arada bana takılırdı.

Geceye dönersek; her biri başarıyla tamamlanan temsillerin yanı sıra biz de sunuculuğu başarıyla bitirdik. O gece programımıza rahmetli Kamil SÖNMEZ’ de geldi ve hepimizi onurlandırdı. “Bu sunucular, profesyonel sunucular kadar başarılılar” diyerek bize iltifat etti. O güzel sesiyle bir iki türkü söyleyerek gecemize renk kattı, ruhu şad olsun.

Program bittikten sonra, arkadaşlara “çiçek buketi nerede?” dedim. "Hoca Hanım, o buket Sezgin KONAKOĞLU’nun evine gitti.” demezler mi. “Eyvah!  benim kırmızı güller gitti.” dedim içimden. Ama Sezgin KONAKOĞLU yeni evlenmişti ve yeni geline gittiği için bende mutlu olmuştum, “iyi yapmışsınız” dedim.

Tüm ekip arkadaşlarımızla hazırlanan o güzel gece sona ermişti. Hepimiz çok başarılıydık, her şey çok güzel olmuştu. Köy Enstitülerinin devamı olan Öğretmen Okullarından mezun, Cumhuriyet sevdalısı öğretmenlerin ışık saçtığı o güzel gece, günlerce konuşuldu, kutlamalar geldi. O gecenin resimleriyse güzellikleriyle tarihten bir kesit olarak siyah beyaz kartonlar üzerinde kaldı.

Aramızdan ayrılan arkadaşlara rahmet, yaşayanlara ise sevdikleriyle birlikte sağlıklı ömürler diliyorum…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar