Ordu
DOLAR15.5469
EURO16.2266
ALTIN907.4
Yalçın Şimşek

Yalçın Şimşek

Mail: [email protected]

reader

8 Mart…

Bugün 8 Mart, bir gerçek öyküyle kutlamak istiyorum dünya kadınlarının gününü. Eğer ömrünü kadın hakları mücadelesine adayan feminizmin bu unutulmuş savaşçısını anmazsam, öksüz kalır 8 Mart

1889’da İstanbul’da başlayıp, 1958’de yine aynı kentte sona eren NEZİHE MUHİDDİN’in öyküsünü anlatacağım size… Zehra Hanım ile savcı ve ceza hâkimi Muhiddin Bey'in kızı olarak dünyaya geldi o. Özel öğrenim gördü; Farsça, Arapça, Almanca, Fransızca öğrendi.

Fen dersi öğretmeni olarak başladı çalışmaya. Ardından müdürlük yaptı birçok okulda. Sosyoloji, pedagoji ve psikoloji konularında makaleler de yazdı kimi gazetelerde. Zamanla sadece bir öğretmen, bir gazeteci, bir yazar, bir düşünür değil, yılmaz bir kadın hakları savunucusu da oldu NEZİHE MUHİDDİN. Tam 20 roman, 300 öykü, çok sayıda piyes, operet ve senaryo da sığdırdı mücadele yüklü yaşamına.

Bir düşünün hele; daha Cumhuriyet ilan edilmeden, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmadan, daha Cumhuriyet Halk Fırkası bile kurulmadan, 1923’te Kadınlar Halk Fırkası adıyla ilk siyasi partiyi kurdu NEZİHE MUHİDDİN.

Kurdu ama “kadınların siyasi temsil hakkı olmadığı” gerekçesiyle, 8 ay sonra reddedildi partisi… Yılmadı, 1924’te “Türk Kadınlar Birliği” adıyla derneğe çevirdi partisini… Kadınların siyasi taleplerini duyurmak için çırpınıp durdu, 1924'te cebinden koyduğu parayla çıkardığı “Türk Kadın Yolu” dergisiyle.

1925 seçimlerinde kadınların oy hakkını gündeme getirmek için, Halide Edip’le birlikte Türk Kadınlar Birliği tarafından milletvekili adayı gösterilse de, adaylıkları reddedildi Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından!..

1927 seçimlerinde ise erkek egemen toplumun tepkisi nedeniyle adaylıktan çekilmek zorunda kaldı üç kadın arkadaşıyla birlikte. Buna rağmen yılmadan devam ettiler kadınların seçme ve seçilme hakkı için düzenledikleri kampanyalara.

Mücadelesi nedeniyle kara listeye de alındı NEZİHE MUHİDDİN. İftiralar atıldı kişisel itibarının zedelenmesi için. Suskunluk dönemine girdi yapılan haksızlıklara dayanamayınca. Roman yazarak, öğretmenlik yaparak sağlamaya çalıştı geçimini.

Kadınlara ancak 5 Aralık 1934’te tanındı seçme ve seçilme hakkı. O da İstanbul’dan bağımsız aday oldu 1935 seçimlerinde…

Okuduğunuz her şeye öyle inanmayın saf saf. Yanlılığı ve renksizliğidir resmi tarihi gerçek tarihten ayıran en önemli özelliği. Binlerce rengi dışlayıp sadece siyah ve beyaza yer verir resmi tarih. Ya “kahramanlar” vardır, ya da “vatan hainleri”, unutulanlar da vardır, unutturulmaya çalışılanlar da.

Sadece Türkiyeli değil, tüm dünya kadınları için de bir övünç kaynağıdır NEZİHE MUHİDDİN. Unutmayalım, unutturmayalım onu.

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar