Ordu
DOLAR13.3367
EURO15.1462
ALTIN764.95
Şükrü Karaman

Şükrü Karaman

Mail: [email protected]

80 milyar liralık kayıp…

Kayıt dışı istihdam ekonominin en önemli sorunu, dindirilemeyen baş ağrısıdır.

Varlığı emek sömürüsünün yanı sıra, devletin yılda 80 milyar lira gelir kaybına neden oluyor. Ülkemize akın eden ve sayıları 6 milyona ulaşan sığınmacıların pompaladığı “merdiven altı” diye tanımlanan kayıt dışı istihdam, yüzde 31.5 düzeyinde. Bir ara yüzde 35-36’lara dek yükselen bu emek sömürüsü, hayata geçirilen düzenlemeler sayesinde bir miktar geriletildi. Lakin, hala yüzde 31.5 oranında olması ekonomiyi tehdit ediyor.

Kuşkusuz bu vahşi çalışma sisteminin bedelini en çok sigortasız, asgari ücretten düşük bir para ile çalışan emekçiler ödüyor. Yasal düzenlemelerin bulunmadığı işyerlerinde ter akıtan emekçiler, iş cinayetlerinin de hedefinde. Başta kaçak maden ocaklarında, tekstil atölyelerinde ve diğer merdiven altı işyerlerinde emek harcayan işçiler iş cinayetlerinin kurbanı oluyor.

Siyasi iradenin, işçi ve işveren sendikalarının önlenmesinde hemfikir olduğu kayıt dışı istihdama karşı yeni bir düzenleme hayata geçirilecek. Buna göre siyasi irade kayıt dışı çalışan 4.5 milyon emekçinin kayıt içine alınabilmesi için 2022 yılında 2.4 milyar liralık bir kaynak ayıracak. Bu tutar 2023 yılında 2 milyar 907 milyon,2024 yılında ise 3 milyar 240 milyon liraya yükselecek.

Bütçeden ayrılacak bu para, kayıt dışı istihdama karşı yürütülecek kampanyalarda kullanılacak. Yani önümüzdeki 3 yıllık süreçte ekonominin temel sorunlarının başında gelen kayıt dışılığa karşı yoğun mücadele edilecek.

Ebette, bu kampanyaların düzenlenmesi, emek sömürüsüne karşı mücadele edilecek olması olumlu adım. Ne ki, daha önce de buna yönelik kampanyalar hayata geçirilmiş, ancak istenilen sonuç sağlanamamıştı. Kayıt dışı istihdamın hala yüzde 31.5 düzeyinde olması bunu ortaya koyuyor zaten. Önemli olan kayıt dışılığın üzerine sürekli ve kararlılıkla gidilmesi, devletin en küçük uygulamada bile ödün vermez tutum takınmasıdır.

Bu öylesine illet bir çalışma sistemi ki, hem yoksul, zor durumdaki işçinin emeğini heba ediyor ve sosyal güvenceden yoksun bırakıyor hem de gelir vergisi, SGK primi ve işsizlik primi gibi kalemlerle devletin 80 milyarlık kaybına yol açıyor. Elde edilemeyen tutar devlet adına önemli para. Asgari ücret arttıkça devletin yitiği de artıyor.            

Gelir vergisi ve SSK primi ödemekten kaçınan bazı patronlar, işçileri çok düşük ücretle kayıt dışı çalıştırarak aslında emek hırsızlığı yapıyor. Yoğun işsizliği fırsat olarak görenler, Türk işçilerin yanında ülkenin her yanında çoğalan Suriyeli ve diğer sığınmacıları ucuz iş gücü olarak kullanmaya devam ediyor. Yani sorunun temelinde bir anlamda sığınmacılar var. Ülkemizde yaşayan ve yaşamın her alanında faaliyet gösteren sığınmacı sorunu giderilemeden kayıt dışı istihdama çözüm bulmak çok zor.

Sonuçta, iş arayanların umarsızlığından yararlananlar, vahşi istihdamın yaygınlaşmasına öncülük ediyor. İşçiyi  ve devleti vuran emek hırsızlığı ile mücadele edebilmek, kontrol altına alabilmek için aşırı kar hırsındaki işverenlerin bakış açısının değişmesi çok önemli. Bu da çok zor

Artan işsizlik karşısında yeni istihdam alanları oluşturulamadığı sürece, ekonominin baş ağrısı kayıt dışılık ve kaçak işçilik ne yazık ki varlığını sürdürecektir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar