Ordu
DOLAR12.369
EURO14.0093
ALTIN713.05
Ali KUTLU

Ali KUTLU

Mail: [email protected]

A lo Hecho Pecho-1

Kolombiya'nın çöplüklerinden çıkıp 28 yaşına geldiğinde öyle çok kanlı parası oldu ki kirli parayı saklamak için toprağa gömmek zorunda kalıyordu.

 

Ülke adeta para tarlasına dönmüştü. Bir seferinde şiddetli yağışlar ve toprak kayması yüzünden yerinden çıkan paraların küçük bir ırmağın ağzını tıkadığı bile söylenir. Geberip gittiğinde bile sağda solda sakladığı paralar birileri tarafından bulunmaya devam ediyordu (Geçtiğimiz günlerde Escobar'ın yeğeni yaşadığı evin duvarında 18 milyon dolara yakın para buldu)

 

Hayırsever iş adamı kılığıyla ülkesinin başına başkan olarak geçme hayallerini hiç gizlemedi.

Parlamentoya seçildiğinde ülkenin adalet bakanı uyuşturucu kaçakçılığı geçmişini yüzüne vurarak kendisini orada istemediklerini açıkça beyan etti. Bu olaydan sonra bakanın ve yüzbinlerce insanın sonunu getiren ''Narko Terör'' eylemleri başladı.

 

Ülkede sadece adalet bakanı ölmedi, aynı zamanda adalette ruhunu teslim etti.  Bir mafya babası olarak kendimi adalet bakan yardımcısına teslim ettim, fakat bu ülkede adalet olmadığı için hiçbir şeyin yardımcısı falan değil diyerek adaletsizlikten şikâyet ediyordu.

 

Kamu görevlilerine yapılan teklif çok açıktı ''Plato o pluma''. Ya rüşveti (gümüş) alırsın ya da kurşunu yersin. Eylemlerinde öyle acımasızlardı ki üst düzey bir siyasiyi ortadan kaldırmak için yolcu uçağını çantaya yerleştirdikleri bombayla düşürmüşlerdi.

 

Uyuşturucudan kazanılar paralar   Latin Amerika'nın birçok ülkesinde siyaseti finanse edip iktidarları belirleyecek boyutlardadır.

 

 

Dünyayı para döndürüyor. Yasal ya da yasa dışı, iyi adam, kötü adam hepimiz para peşindeyiz sözleriyle özetleniyordu olay.

 

Evet kolay para kadar insanı yoldan çıkaran başka bir şey yoktur. İyi adam, kötü adam dindar adam, ateist bu miktarlarda paranın yoldan çıkaramayacağı adam çok azdır...

 

 

Hocam Kolombiya, kokain karteli, İspanyolca başlıklar falan ne iş dediğinizi duyar gibiyim.

Bir insan bir lisan diyerek 3 yıl önce İspanyolca öğrenmeye başladım.

İspanyolca konuşulan Latin Amerika ülkelerinin kültür ve tarihine merak saldım.

Pratiğimi geliştirmek için kaliteli İspanyolca diziler takip etmeye başladıktan sonra Narcos gibi dizilerin müdavimi oldum.

 

Aslında tüm bu eşitsizliklerin, hukuksuzlukların, vahşet ve acının temelleri çok eskilere dayanıyor.

 

İngilizler dünya sahnesine çıkmadan önce İspanya okyanus aşırı kolonileriyle dünyanın en büyük sömürgeci gücü olarak hüküm sürmüş, Amerikalılar tarafından Filipinler ve Küba'dan kovuluncaya kadar Brezilya hariç Meksika dahil bütün Güney ve Orta Amerika'yı iliklerine kadar sömürmüşlerdi. Kölelik deyince aklımıza ilk ABD gelmesine rağmen bu konuda vahşetin kitabını İspanyollar yazmıştır.

 

Avrupa'dan getirdikleri hastalıkları ve silahlarıyla Amerika kıtasının yerli halklarının neredeyse kökünü kazıdılar.

 

 

Yağma ve hırsızlığa alışmaları sonucu sanayileşmede geri kaldıkları için insan gücü olarak köle kullanımına ağırlık verdiler.

 

Afrika'dan getirdikleri milyonlarca köleyi madenlerde, şeker kamışı, kahve ve muz planktonlarında hayvanlar gibi çalıştırarak posasını çıkardılar.

 

 

Planktonlarda ağır koşullarda çalıştırılan sağlıklı bir kölenin ortalama ömrü yedi yıldı. Sömürü düzeninde yaşanan travmaların izleri hala siyasal ve toplumsal hayatta kendini göstermektedir.

 

 

Latin Amerika deyince akla tüm yer altı ve yer üstü zenginliklerine rağmen korkunç fakirlik, yaygın gelir uçurumu, çeteler, hukuksuzluklar ve yozlaşmış bir siyasi hayat ve tekrarlayan darbeler akla gelir.

 

Dünyanın en büyük petrol kaynaklarına sahip olan Venezuela da olduğu gibi ağzı laf yapan ateşli söylemlerle eşitsizlik, yolsuzluk, fakirlik ve hukuksuzluğu savaş açan siyasiler iktidara geldikleri ilk fırsatta demokrasi treninden inerek, kendilerini denetlemesi gereken kurumları ve basını sindirip, yok ederek, kendi çevrelerini zengin ederken halklarına da yolsuzluk ve fakirlik içinde bir yaşam bırakıyorlar.

 

İş başına gelen tüm diktatörlerin başarısızlıklar karşısında Meksika başkanı Porfirio Diaz'ın ''Zavallı Meksika Tanrıdan ne kadar uzak ve ABD'ye ne kadar yakın''sözleriyle ifade ettiği gibi dış mihrak bahaneleri hep olmuştur.

 

Başlığa gelince ''A lo Hecho Pecho'' kısaca eden bulur, yapan sonuçlarına katlanır anlamında bir sözcük.

Meğer Latin Amerika halklarıyla ne çok benzerliklerimiz varmış...

Yazımı devletle arası bozulduğu için zayıfladığını düşündüğü Escobarı tehdit eden rakibine Escobarın söylediği şu sözlerle bitirmek istiyorum: Dikkat et Pacho, aramızdaki tek fark bizim devletle ufak bir yanlış anlaşılma yaşamamız ve bu durum yakında düzelecek. Ayrıca hepimizin işi de bu...

İnsan kendi ülkesi olmasa bile dünyanın bir yerlerinde bu kadar haksızlık, hukuksuzluk, zulüm olmasına üzülüyor.

Yazının devamında buluşmak üzere...

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar